Ermeni Kırımı
Vikipedi, özgür ansiklopedi
| Bu maddedeki veya bölümdeki bilgilerin eksik ve/veya yetersiz olduğu yönünde kuşkular bulunmaktadır. Konuyla ilgili tartışma için maddenin tartışma sayfasına bakabilirsiniz. Maddeyi geliştirerek ya da konuyla ilgili tartışmaya katılarak Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
| Bu maddenin tarafsızlığı konusunda kuşkular bulunmaktadır. Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına lütfen bakınız. Şablonu maddeden çıkarmadan önce şablonun yardım sayfasını lütfen inceleyiniz. |
| Bu sayfada devam eden bir çalışma vardır. Siz de yardım etmek istiyorsanız ya da çalışma yarıda kalmışsa, çalışmaya katılan kişilerle iletişime geçip, sayfanın durumunu onlara sorabilirsiniz. Sayfanın geçmişine bakıldığında, sayfa üzerinde 7 günden daha uzun bir süredir değişiklik yapılmadığı gözleniyorsa, bu şablon sayfadan kaldırılabilir. |
| Ermeni Sorunu |
|---|
|
Osmanlı ve Ermeniler
Dünya Savaşı'nda Ermeniler
Olayların Tanımlanması
Kavramlar
Kurtuluş Savaşı'nda Ermeniler
Türkiye ve Ermeniler
Ermeniler ve ülkeleri
Araştırmacılar
|
Ermeni Kırımı[1][2][3], Osmanlı Devleti'nde I. Dünya Savaşı esnasında Jön Türkler iktidarı döneminde[4] ve öncesinde II. Abdülhamid döneminde[4] yaşanan Ermeni ölümleri.
Kimi tarihçiler tarafından bu dönemde Osmanlı Devleti'ndeki Ermenilerin devlet yönetimi tarafından kasıtlı ve emirler dahilinde öldürüldüğü ve bu sebeple olayların soykırım niteliğinde olduğu savunulur.[5][6]
Türkiye Cumhuriyeti resmî politikasında, tehcir sırasında ve sonrasında birçok Ermeni'nin öldüğünü kabul etmekle birlikte, bu ölümlerin sebebinin sistemli bir devlet politikası değil, savaş koşulları, hastalıklar, iklim, bölgedeki çete ve aşiretlerin saldırıları ve Ermeniler'in zorunlu göçünü kolaylaştıracak imkânların bulunmaması olduğunu öne sürmektedir. Ayrıca Türkiye, Ermeniler'in büyük bir isyan başlatarak bir çok Müslüman Osmanlı tebaasını öldürdüğünü savunmaktadır.[7]
Konu başlıkları |
[değiştir] Kaynaklar
[değiştir] Arşiv kaynakları
[değiştir] Osmanlı kaynakları
Teşkilât-ı Mahsusa'nın kayıtlarının imha edilmiş ve İttihat ve Terakki Cemiyetininkinin kaybedilmiş olması, bunların işe bulaşmış olduklarının kanıtlamayı güç hale getirmektedir.[8]
- Teşkilât-ı Mahsusa ve İttihat ve Terakki arşivlerinin Ekim-Kasım 1918'de, yani Osmanlı Devleti'nin savaşta yenildiği ve Talât Paşa hükûmetinin düştüğü günlerde, yakılarak imha edildiği aktarılmaktadır.[9]
- Şevket Süreyya Aydemir, Talât Paşa'nın 7 Kasım 1918'de yurt dışına kaçmadan önce Arnavutköy'de bulunan bir dostunun yalısına bavullar dolusu evrak götürdüğünü ve bu evrakların yalının alt katındaki ocakta yakıldığı nakledildiği aktarmıştır.[10]
- Teşkilât-ı Mahsusa şefi Hüsamettin Ertürk'e göre, 14 Ekim 1918'de kurulan Ahmet İzzet Paşa hükûmeti, Teşkilât-ı Mahsusa Müdürlüğü'ne çalışmalarının derhal durdurulması ve arşivlerin yokedilmesi emrini vermiştir.[11]
- Mithat Şükrü (Bleda) ve Ziya Gökalp'a göre, önemli evraklar Dr. Nazım Bey tarafından alınıp götürülmüşlerdir.[12]
- Ankara İstiklal Mahkemesinde İzmir Suikastı sanıklarından Kör Ali İhsan Bey elindeki (Kırım ile iligi) bütün belgeleri yaktığını söylemiştir.[13]
[değiştir] Ermeni kaynakları
- Belgelerin bazısı (örneğin: Andonian belgeleri) düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükûmetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır.[14]
[değiştir] Alman kaynakları
- Savaş zamanının Alman kaynakları hakkında aynı şey (propaganda olduğu) söylenemez.[15]
[değiştir] Diğer birinci kaynaklar
Eski Halep Valisi Celal Bey, Konya'daki durumu aktararak Nehirde su yerine kan akıyor ve binlerce masum çocuk, kabahatsız ihtiyar, aciz kadınlar, kuvvetli gençler bu kan cereyanı içinde ademe doğru akıp gidiyorlardı. diya yazmıştır.[16]
Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa (Kut) anlarında "Vatanımın en korkunç ve acı günlerinde vatanımı düşmana esir olarak tarihten silmeye kalktıkları için" Ermeni Milletini son ferdine kadar yok etmeye çalıştığını yazmıştır.[17]
Ahmet Refik 1919'da yayımlanan İki Komite İki Kıtal adlı eserinde İttihatçıların Ermenileri imha etmek ve bu surette Vilâyât-ı Sitte meselesini ortadan kaldırmak istediğini aktarmıştır.[18]
Bursa milletvekli Hasan Fehmi Bey (Kolay), 17 Teşrinievvel 1336 (17 Ekim 1920)'de TBMM'nin gizli orurumunda
Tehcir meselesi, biliyorsunuz ki dünyayı velveleye veren ve hepimizi katil telâkki ettiren bir vaka idi. Bu yapılmazdan evvel âlem-i nasraniyetin bunu hazmetmeyeceği ve bunun için bütün gayz ve kinini bize tevcih edeceklerini biliyorduk. Neden katillik ünvanını nefsimize izafe ettik? Neden o kadar azim, müşkül bir dava içine girdik? Sırf canımızdan daha aziz ve daha mukaddes bildiğimiz vatanımızın istikbalini taht-ı emniyete almak için yapılmış şeylerdir.
diye konuşmuştur.[19]
Wendy O'steen Noteri olayları bizzat yaşamış ermeni profesör albert ameteu yeminli noter beyanında "Soykırım'ın tamamen yalan ve bir iftira kampanyası eseri oldugu" nu beyan ediyor [20]
[değiştir] Araştırmalar ve tezler
Encyclopedia Britannica, İngiliz Yabancı İşler Dairesi Yetkilisi Arnold J. Toynbee'nin 1.000.000-1.200.000 Ermeni'nin tehcire tabi tutulduğunu ve bunlardan 600.000'inin hayatını kaybettiğini söylediğini aktarmaktadır.[4]. Ayrıca Toynbee, 1967'de yayımlanan Acquaintances adlı eserinde "1915'te Türkiye'de işlenmiş olan soykırım üstüne çalışmalarım bana ilk günahın gerçekliğini gösterdi" diye yazmış[21] ve Vahakh Naim Dadarian'a yazdığı 6 Aralık 1973 tarihli mektubunda "Ermeni Soykırımı büyük bir suçtur" demiştir.[22]
Türkiye Cumhuriyeti'nin eski Millî Eğitim Bakanlarından Yusuf Hikmet Bayur, 1928'de Yarbay Nihat tarafından Türkçeye çevirilip Genel Kurmay Yayınlarınca yayımlanan La Guerre Turgue dans la Guerer Mondiale adlı eserindeki "Savaşla İlgili Osmanlı Kayıplar" tablosu ve Anadolu, bundan maada, Vilâyat-ı Şarkıye Müslümanlarından savaş işlemleri yüzünden, veya mülteci olarak 500.000 ini kaybetmiştir. 800.000 Ermeni ve 200.000 Rum da katl ve tehcir yüzünden veya amele taburlarında ölmüştür... kayıdını aktarararak Yarbay Nihat'ın bizim resmi kaynaklara göre de doğru saymak gerekir yazısını aktarmaktadır.[23]
Türk Tarih Kurumu eski başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun Osmanlı Arşivlerine dayanan rakamlarında, 413.067[24] kişinin tehcire tabi tutulduğu, bölgedeki çetelerin saldırısı, hastalık vb. durumlarla toplam 56.610 [25] Ermeninin öldüğünü aktarılmaktadır.
Tehcire tabi tutulanlar ABD resmi kaynaklarına göre 486.000 [26], Catholic Encyclopedia'ya göre 600.000[27], Salahi Sonyel'e göre 700.000 [28] olarak geçmektedir.
Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu: İttihat ve Terakki'den Kurtuluş Savaşı'nda adlı eserinde Jenosit'in Türkçe karşılığı olarak kullanılan Soykırım kavramını tercih etmediğini açıklamaktadır. Bunun nedeni olarak Kırım kavramının sıradan bir katliamdan farklı olarak Ermenilere yapılanları tanımlamak için Anadolu'da yaygın olduğunu ve Soykırım kelimesinin Nazilerin Yahudilere yönelik ırkçılığa dayalı bir jenosit türünü çağrıştırması ve konuyla uğraşan tüm araştırmacıların Ermeni Kırımı'nın arkasındaki ana nedeninde ırkçılığın yatmadığı noktada hemfikir olduklarını göstermektedir. Ayrıca Kırım kavramını tercih etmesinin psikolojik boyutunun olduğunu da itiraf etmektedir.[29]
Fransız araştırmacı Georges de Maleville 1915 Ermeni Trajedisi adlı kitabında şöyle yorumlamıştır:
Ermeni tehciri, yalnızca askeri bölgelere yakın olan yerlerde askeri bölgelerin güvenliğini sağlamak hem de Ermenilerin güvenliğini sağlamak amacıyla, Tehcir Kanunu'nun çıkmasından önce başladı. Düşmana karşı sempati beslediğinden endişe edilen halkın yerlerini değiştirme fikri ilk defa Türkler tarafından değil, Ruslar tarafından 20 Nisan 1915 tarihinde seçenek olarak kendi topraklarındaki Müslüman Türk azınlığa karşı ele alınmıştır. İttihat ve Terakki'nin başındaki en etkin kişi olan Enver Paşa Ruslar'ın tehcir yöntemini aşırı bulmuş ve uygulanacak tehcirin yalnızca müslümanların en yoğun olduğu yerlerdeki Ermeniler'in göç ettirilmesinin yeterli bulmuştur. [30].
[değiştir] Soykırım olduğunu savunanlar
Bu nedenle, 1915 olaylarının ardındaki hükûmet politikasını kanıtlayacak belgelerin ortaya çıkarılması, soykırım tartışmalarının ana eksenini oluşturmuştur. Soykırım tezini savunanlar buna karşılık şöyle savunurlar:
- Ermeni soykırımının resmi Osmanlı makamları tarafından değil, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne bağlı gizli bir örgüt olan Teşkilat-ı Mahsusa eliyle yürütüldüğü; [31]
[değiştir] Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî politikası
Yusuf Hikmet Bayur, 12 Temmuz 1921 tarihli Vakit gezetesinden alıntı yaparak birçok yerde çoktan beri teraküm etmiş olan adavetlerin bu vesile ile infilak ederek katiyen arzu etmediği suistimallere sebep olduğu, birçok memurun haddinden ziyade zulüm ve şiddet gösterdiği ve birçok yerde bigayrihat birtakım masumeler da kurban olduğunu aktarmaktadır.[32]
Yusuf Halaçoğlu'ya göre, tehcire tabi tutulan Ermeniler'in sayıları Halep'ten gelenlerle birlikte 438.758 kişiydi. Açlık, tifo ve dizanteri gibi hastalıklar, iklim koşulları, Arap aşiretleri ve eşkıyaların saldırıları sonucu ancak 382.148 kişi iskan sahasına varabilmiştir.[33]
Bunların yanında Türkiye'nin tezine göre Ermeniler I. Dünya Savaşı sırasında büyük bir isyan başlatmış ve bir çok yerde katliamlar yapmışlardır. Buna dair Ermeniler'e(Bir Ermeni'nin Fransız Horizon Gazetesi'nde yayınlanan mektubu) ve Ruslar'a(Rusya'nın Paris Büyükelçisi Sazanov'a ait bir yazı) ait önemli vesikalar mevcuttur. [34]
[değiştir] Soykırım kavramı
- Daha çok bilgi için: Soykırım
Jenosit (soykırım) kavramı Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından ortaya atılmıştır. Lemkin, kavramı Yunanca "genos" (soy, kavim) ve Latince "cidus" (öldüren) kelimelerini bir araya getirerek oluşturmuştur.
Ermeni Soykırımı tezi ve 11 Ağustos 1933'de Irak'ta yaşanan Süryanilere yönelik katliamı inceleyerek 'Crime of Barbarity' (Barbarlık suçları) adlı yazısını hazırlayan Lemkin, aynı yılda İspanya'nın başkenti Madrid'de toplanan Milletler Cemiyeti'nin Hukuk Konseyinde "Bir kişiyi öldüreni yargılamak mümkünken, bir milyon insanı ölüme göndereni yargılamak niçin mümkün olmuyor" sorusunu ortaya atarak uluslararası bir soykırım sözleşmesi çabası içine girdi. Soykırım sözcüğünü 1944 yılında Axis Rule in Occupied Europe (İşgal Altındaki Avrupa'da ittifak Güçlerinin İktidarı) adlı kitabında ilk olarak kullanan Raphael Lemkin, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçlarını Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi (9 Aralık 1948 tarihli BM Kararı 260 A-III, Kısaca: Soykırım Sözleşmesi)'nin ilk savunucularındandı. Lemkin, Ermeni meselesini 20. yüzyıla ait tipik bir soykırım örneği olarak tanımlıyordu. [35]
Soykırım Sözleşmesinin tanımlamasına göre, öldürmese bile bir millete veya ırka yöneltilen saldırılar soykırım sayılır ve katliam olsa bile bir millete veya ırka yöneltilmediği takdirde soykırım sayılmaz.
[değiştir] Tehcir Kararı öncesi
[değiştir] Birinci Dünya Savaşı öncesi
Albert Malet'e göre, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde bulunan gayri müslim halka dini özellikleri doğrultusunda "millet" olarak kendi kendilerini yönetme hakkını "tam muhtariyetlik" olarak tanır; bir diğer deyişle, imparatorluktaki müslümanların dışındaki toplulukların büyük çoğunluğunu oluşturan Yahudiler, Ermeniler ve Rumlar kendi dini yöneticilerinin idaresinde kalmışlardır, Türkler diğer imparatorluklarda olduğu gibi aynı dinden olanların mahalli teşkilatlarına kendi kendini yönetme hakkı tanıyarak yalnızca hepsini aynı devlet çatısı altında birleştirir[36].
Taner Akçam'e göre, Doğu Anadolu üzerindeki Ermeni talepleri 1870'lerden beri Osmanlı Devleti için siyasi bir sorun olmuştu. Hınçak ve Taşnaksutyun gibi Ermeni militan örgütleri 1894'ten itibaren bazı tedhiş eylemlerine giriştiler. 1895'te Ermenilerin ayaklanma teşebbüsü sertlikle bastırıldı (Hamidiye Katliamı). 1909'daki Adana olaylarında çok sayıda sivil Ermeni öldürüldü.[37]
Louise Nalbandian'a göre, bütün dünyada, Fransız İhtilali'nden sonra belirginleşen milliyetçilik hareketleri Osmanlı İmparatorluğu'nda etkisini gösterir. Bunun sonucu olarak, önce Sırplar, Rumlar, Araplar ve sonra Arnavutlar kendi milli toplumunu devlet olarak kurmak için hem birbirleriyle hem de Osmanlı Devleti ile fikren ve fiilen çatışmaya girdi. 19. yy.'dan 20. yy.'a geçildiği yıllarda Rumalr Sırplar, Bulgarlar Balkan Savaşları'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'ndan siyasi olarak tamamen ayrıldılar. Müslüman olmayan topluluklardan, fiziki olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun Türkiye topraklarına yakın olmaları nedeniyle, yalnızca Ermeniler bu anlamda bağımsız olamadılar. Ermeniler gelişen milliyetçilik hareketlerinin etkisinde bağımsızlıklarını kazanmak için Hınçak ve Taşnak milli teşkilatlarını kurdu. Bu teşkilatların yöntemleri ve amacı önce Müslümanlarla Ermenileri birbirine düşürmek, isyan çıkarmak ve böylece Avrupa devletlerini silahlı müdahaleye zorlayarak, onların müdahalesi ve yardımı ile Doğu Anadolu'da Ermeni Devleti kurmaktı[38].
Birinci Dünya Savaşı başlangıcında iktidardaki İttihat ve Terakki yönetimi, Doğu'daki Ermenilerin muhtemel bir Rus istilasından önce ayaklanarak Ruslara destek olacağı kaygısını taşıyordu. Bunun yanı sıra iktidara yakın bazı fikir adamları, Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin parçalanması halinde Anadolu'da bir Türk ulusal devleti kurulmasını, bunun için de ülkenin gayrımüslim unsurlardan arındırılmasını savunmaktaydı. [39]
[değiştir] Teşkilat-ı Mahsusa birliklerinin kurulması
2 Ağustos 1914'te seferberlik ilan edilmiştir. Aynı günün gecesi, Kuşçubaşı Eşref'in "Anadolu'dan gayri Türk unsurların tasfiye" planı doğrultusunda İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumi'de alınan karar ile Doğu Anadolu'da Teşkilat-ı Mahsusa birlikleri oluşturulmuştur.[40][41][42] Celâl Bayar'ın Teşkilat-ı Mahsusa şefi Eşref Kuşçubaşı'ya atfen belirttiğine göre Mayıs-Ağustos 1914'te Harbiye Nezaretinde yapılan toplantıların başlıca konusu stratejik noktalarda kümelenmiş ve dış tesirlere bağlı gayrı Türk yığınlarının tasfiyesi idi."[43]İttihat ve Terakki sözcülerinden Hüseyin Cahit (Yalçın)'a göre yurdun Ermenilerden arındırılması "müthiş ve memleket için zaruri olduğu sarahatle anlaşılan" bir karardır.[44] Teşkilât-ı Mahsusa birliklerinin insan kaynakları Kürt aşiretleri, mahkûmlar ve Kafkas ve Rumeli göçmenleri olmuştur.[45][46]
[değiştir] Erzurum Taşnak Kongresi
28 Temmuz - 14 Ağustos 1914 tarihleri arasında Erzurum'da Taşnak Kongresi düzenlenmiş ve İttihat ve Terakki özel bir heyeti göndermiştir. Hovannisian'a göre Taşnaklar Osmanlı vatandaşları olarak vatan savunmasında üzerine düşeni yapma karar almıştır.[47] Esat Uras'a göre Taşnaklar ayaklanma kararını gizlice almış ve Taşnakların bu kararı nedeniyle Osmanlı Devleti Tehcir Kararı almıştır.[48]
[değiştir] Teşkilat-ı Mahsusa birliklerinin eylemleri
Ağustos ayında Rusya'da birliklerin askerî eylemlere başlanmıştır. Kafkas sınırlarında, Ermeni köylerine, siyasi ve dini liderlere yönelik saldırılar ve katliamlar Eylül ayında başlanmıştır Erzurum'da Bahattin Şakir'in kurduğu çetelere Hasan İzzet Paşa'nın emriyle 9. Kolordu'ya bağlı birliklerden en güzide subay ve Erzurum'un en babayiğit gençler verilmiştir.[49][50] Almanya'nın Erzurum Konsolosunun raporuna göre, birlikleri Ermeni köylere baskın öldürme ve soygun yapmışlardır.[51]
Kafkasya'da Teşkilât-ı Mahsusa birlikleriyle birlikte görevde bulunan ve bunları caniler olarak tanımlayan Alman subay Louis Mosel bölgede görev yapan Jön Türk komitesinin işten el çektirilmesini istemiştir. Van civarında görevli Alman subay Friedrich-Werner von der Schulenburg [52]Büyükelçi Hans von Wangenheim komitenin bölgedeki bu tür eylemlerine son verilmeye çalışmıştır.[53][54]
Cephedeki yenilgiler, özellikle Sarıkamış Hezmeti'nden sonra Teşkilat-ı Mauhusa birliklerinin büyük bir kısmı kaçmış ve sadece Ermeni köyler değil Müslüman köylerde de talan ve yağma yapmıştır.[55]
[değiştir] Amele taburları
Seferberlikle birlikte 20-45 yaş grubu Ermeniler askere alınmış ve ardından askerî taşımacılıkte kullanılmak üzere 15-20 ve 45-60 yaş grupları askere alınmıştır.[56][57]
Osmanlı Devleti 16 Aralık 1914 tarihli bir tebliği ile, Ermeni ıslahatı için 8 Şubat 1914'te imzalanmış Yeniköy Anlaşması'nın geçersiz olduğunu ilan etmiştir.[58]
[değiştir] Tehcir Kararı
- Daha çok bilgi için: Tehcir Kanunu
[değiştir] 1915 Olayları
- Daha çok bilgi için: Tehcire tabi tutulanlar
| Bu bölümdeki bazı bilgilerin kaynağı belirtilmemiştir. Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına lütfen bakınız. Maddeye uygun bir biçimde kaynak ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
10 Ocak 1915'de kazandığı Sarıkamış zaferinin ardından Rus ordusu, Doğu Anadolu üzerine yürümeye başladı.[59] Rus ordusunun zafer haberleriyle, Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan Ermeniler arasında isyanlar patlak verdi. 15 Nisan'da Van, 18 Nisan'da Bitlis bölgelerinde, 20 Nisan'da ise Van içinde Ermeni ayaklanmaları oldu. Ermenilerin isyanı sonrasında Mayıs ayı içinde Rus birlikleri kenti ele geçirdiler.[59] Bu dönemde Van çevresinde 250 bin kadar Ermeni toplandı.[59] Ağustos ayı içinde Osmanlı Devleti'nin Van'ı bir süreliğine ele geçirmesine rağmen, Rus ve Ermeni kuvvetleri şehri tekrar geri aldılar.[59]
Bu olaylara paralel olarak, 1915 Şubat ayından itibaren Osmanlı ordusundaki Ermeniler silahsızlandırıldı. Birçok kentte Ermeni toplumunun ileri gelenleri tutuklandı. 24 Nisan 1915'te İstanbul'da Ermeni toplumunun önde gelen 2.345 ismi tutuklanarak Anadolu'ya sürüldü. Bunlar arasında siyasi militanların yanında milletvekilleri, tanınmış yazar ve şairler, sanatçılar, din adamları ve işadamları da vardı. Sürülenlerin çoğu sürgünde öldü veya öldürüldü[60][kaynak belirtilmeli]. 24 Nisan, günümüzde dünya Ermenileri tarafından Soykırım Günü olarak anılmaktadır. 24 Nisan hadisesi, İtilaf ordularının Çanakkale'ye çıkarması beklendiği ve İstanbul'un düşman eline geçeceğini öngörülerek Osmanlı sarayı ve hükümetini Eskişehir'e taşıma hazırlıklarının yapıldığı günlerine denk geldi.
27 Mayıs 1915'te çıkarılan bir Kanun-ı Muvakkat (geçici yasa) ile yerel mülki ve askeri yöneticilere, uygun görecekleri kişileri geçici olarak başka yere naklettirme yetkisi verildi.[59] 30 Mayıs günü Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) kararıyla tehcir süresiz hale getirildi. Ermenilerin boşalttığı yerler muhacirlere verilecek, buna karşılık Ermeniler'e mal ve mülklerine karşılık ödenecekti.[59] 10 Haziran'da çıkarılan bir kararname ile[61], nakledilen kişilerin mallarınına nasıl tasarruf edileceği açıklandı.[kaynak belirtilmeli] Bunu izleyen aylarda Anadolu'nun Ermeni nüfusunun büyük bir kısmı kafileler şeklinde yola çıkarılarak Suriye Çölü'ndeki Deyrizor'da kurulan toplama kamplarına sevkedildi. Kafilelere katılanların önemli bir bölümü yolda öldü veya öldürüldü. Çöldeki bir kampın bu büyüklükte bir kalabalığı barındırması sözkonusu olmadığından, Deyrizor'a varanların bir bölümü de açlık veya hastalıktan öldü.[kaynak belirtilmeli] 4 Ağustos'ta yayımlanan bir hükûmet emriyle Katolik ve Protestan Ermenilerin sevki durduruldu ise de bu emrin bir etkisi olmadı.
Mardin ve Diyarbakır bölgesindeki Süryaniler ile Hakkâri'deki Nasturiler'in bir kısmı kararına aykırı bir şekilde tehcire tabi tutulmuştur. Diyarbakır'da Ermeniler ve diğer Hıristiyan ahaliden yaklaşık 2.000 kişi öldürüldüğünde Osmanlı hükûmeti, Ermeniler için uygulanan inzibat tedbirlerinin (Akçam'ın kitabında öldürme eylemleri[62]) diğer hıristiyanlar için uygulanmaması gerektiği hatırlatan telegraf çekmiştir.[63]
Mehmet Perinçek tarafından Rus-Sovyet devlet arşivlerinde sürdürülen bir yıllık bir çalışma sonucu önemli bir rapor, dünyada ilk kez Türkçe olarak Bolhovitinov 11 Aralık 1915 Tarihli Resmi Ermeni Raporu adıyla yayınlanmıştır. 1. Dünya Savaşı yıllarında Rusya'nın Kafkas Orduları Kurmay Başkanı olan Tuğgeneral Leonid Mitrofanoviç Bolhovitinov'un Çarlık makamlarına sunmak üzere hazırladığı raporda, olayların temelinin İngiliz kışkırtması ve Ermeni çetelerin eylemleri olduğu belirtildiği gibi, sonuç yorumu olarak da bir devletin savaş zamanında tehcir kararı verebilmesinin meşru olduğu ve Rusya'nın da benzer tehcir kararını Türk sınırına yakın Müslüman topluluklar için uyguladığı belirtiliyor. Türk tezine yakın duran bu rapor çevirisinin önemi, üst düzey görevli Rus komutanının kaynaklık ve bazen tanıklık etmesi, daha önemlisi rapor en üst düzey Çarlık makamlarına yönelik yazılmış olduğundan güvenilir bulunmasıdır. Osmanlı ile savaş halinde olan Rusya'nın bir generalinin, hem Türk cephe gerisindeki, hem Rus Ordusu yanında yer alan Ermeniler aleyhine bunca veri sunması raporu dikkat çekici kılıyor.[64]
[değiştir] Nüfus
1914 Osmanlı nüfus sayımına göre imparatorluk topraklarında yaşayan Ermeni sayısı 1.295.000'dir. [65] (Bu nüfusun tamamına yakını bugünkü Türkiye sınırları içindedir.) [66] Ermeni Kilisesinin vergi kayıtlarına dayalı 1913 istatistiğine göre bu rakam 1.914.000 olmalıdır. [67] Batılı kaynaklarda genellikle 1.600.000 ile 1.800.000 arası sayılara rastlanır. [68]
Cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımı olan 1927 nüfus sayımında Türkiye'nin Ermeni nüfusu 100.000 civarında gösterilmiştir[69]. 1922 tarihli İngiliz kaynaklarina gore 817.873 Ermeni ülke toprakları dışına göç ettirildiği için o dönem Türkiye nüfusu içerisinde sayılmamıştır. [70]
[değiştir] Mahkemeler
- Daha çok bilgi için: Âliye Divan-ı Harb-i Örfi
- Daha çok bilgi için: Malta Sürgünleri
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra 18 Ocak 1919 tarihinde Britanya Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe Malta Adası'na götürülmüş ve bu olaylarda katliam yapmakla suçlanan 120 kişinin yargılandığı bir mahkeme yapılmıştır. 29 Temmuz 1921'de İngiliz Kraliyet Başsavcısı sanıkların hepsine beraat kararı vermiştir. Ayrıca bu mahkemede ABD tarafından da ellerinde bu konunun soykırım olduğunu gösterir hiç bir belge olmadığı bildirilmiştir (ABD o dönemde bölgede konuyla ilgili gözlemciler bulundurmaktadır).[71]
[değiştir] Siyasî durum
Kimi ülkelerde ise (İsrail, İngiltere) "soykırım" kelimesi yerine "katliam" kelimesi yeğlenmiştir. "Ermeni Soykırımı" son yıllarda bazı uluslararası kuruluşlar ve pekçok devletlerin parlamentoları tarafından resmen tanınmıştır.
Günümüzde İsviçre'de Ermeni Soykırımını reddetmek suçtur. Benzer bir yasa taslağı da Fransız meclisinden geçmiş ve senatoda kabul edilmiştir. Bunun dışında 20 kadar ülke, parlamentolarında, Ermeniler'in soykırıma uğradığı tezlerini tanıyan yasaları kabul etmişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri federal devlet olarak böyle bir yasayı kabul etmemiştir. Ancak eyalet (İngilizce: state) bazında, 50 eyalet 'ten 36'sında kabul görmüş ve toplam 40 eyaletinde parlamento, senato ve vali tarafından soykırım olarak tanınmıştır.[72]
[değiştir] Soykırım tezini destekleyen romanlar
Ermeni soykırımı tezlerine dayanak oluşturan önemli birincil kaynaklar, ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau'nun Büyükelçi Morgenthau'nun Öyküsü (1919), Alman din adamı Johannes Lepsius'un Bericht über die Lage des armenischen Volkes in der Türkei (Ermeni Halkının Türkiye'deki Durumunu Anlatan Rapor - 1916) adlı eserleri ile, İngiliz Hükümeti'nin tarihçi James Bryce ve Arnold Toynbee'ye hazırlattığı bir belge derlemesi olan Mavi Kitap 'tır.
Avusturyalı romancı Franz Werfel, Samandağı Ermenilerinin direnişini anlatan Musa Dağ'da Kırk Gün (1936) adlı romanı yazmıştır.
[değiştir] Kaynaklar
- ^ Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu: İttihat ve Terakki'den Kurtuluş Savaşı'na, İmge Kitabevi, Mart 1999, ISBN 975-533-246-4
- ^ Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılâbı Tarihi, Cilt: 3 1914-1918 Genel Savaşı, Kısım: III 1915-1917 vuruşmaları ve bunların siyasal tepkileri, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1991, ISBN 975-16-0330-7, s. 84. (Dışişleri Bakanlığı'ndan bir görevlisinin Rus tasarısı kabul edilirse bu bütün ülkede Kırımlara yol açacaktır. dediğini aktarmaktadır.)
- ^ Doğan Avcıoğlu, Millî Kurtuluş Tarihi 1838'den 1995'e, Üçüncü Kitap, Tekin Yayınevi, 1998, ISBN 975-478-081-1, s. 1138.
- ^ a b c Encyclopedia Britannica "Armenian massacres" (Ermeni katliamları) maddesi
- ^ www.salon.com
- ^ www.genocidewatch.org
- ^ Haz. Cem Fakir, Ermeni sorunu (1): Tehcir, 27 Mart 2006 tarihli NTVMSNBC sitesi
- ^ Erik Jan Zürcher, Modern Türkye'nin Tarihi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1995, ISBN 975-470-514-3, s. 171.
- ^ Örneğin, Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, İmge Kitabevi, Mart 1999, s. 308-309.
- ^ Şevket Süreyya Aydemir, Makedonya'dan Orta Asya'ya Enver Paşa, C. 3: 1914-1922, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1985, s. 468.
- ^ Bilge Criss, İşgal Altında İstanbul 1918-1923, İletişim Yayınları, İstanbul, 1993, s. 147.
- ^ 2. Oturum, Ana İddianame, Takvim-i vakayi, No. 3543, 27 Nisan 1335, Aktaran, Akçam, a.g.e., s. 308.
- ^ 1926 Ankara İstiklal Mahkemesi, İzmir Suikasti İddianame ve Savunmalar, s. 36, Aktaran, Akçam, a.g.e., s. 309.
- ^ Zürcher, a.g.y.
- ^ Zürcher, a.g.y.
- ^ "Halep Valisi Celal'in Anılar", Vakit, 12 Ararık 1918. Aktaran, Akçam, a.g.e.,
- ^ Halil Paşa, (haz. Taylan Sorgun), İttihat ve Terakki'den Cumhuriyet'e Bitmeyen Savaş, Kamer, İstanbul, 1997, s. 240-241, Aktaran, Akçam, a.g.e.,
- ^ Ahmet Refik, (haz. Hamide Koyukan), İki Komite İki Kıtal, Kebikeç Yayınları, Ankara, 1994, ISBN 9757981001, s. 27, Aktaran, Akçam, a.g.e.,
- ^ Türkiye Büyük Millet Meclisi Gizli Celse Zabıtları, C. 1, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1985, s. 177.
- ^ Wendy O'steen Noteri 1 Aralık 1992
- ^ Arnold J. Toynbee, Acquaintances, Oxford University Press, London, 1967, s. 242.
- ^ V. N. Dadarian, 'The Naim-Andonian Documents on the World War I. Destruction of Ottoman Armenians: The Amatomy of Genocide', International Journal of Middle East Studies, Vol. 18, No. 3, August 1986, s. 343.
- ^ Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılâbı Tarihi, Cilt: III 1914-1918 Genel Savaşı, Kısım: IV Savaşın Sonu, Türk Tarih Kurumu basımevi, Ankara, 1991, ISBN 975-16-0331-5, s. 787.
- ^ TSK Genel Kurmay Başkanlığı Sitesi (Word dosyası)
- ^ Yusuf Halaçoğlu, Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler (1915), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 2001.
- ^ [1]
- ^ Edward Aloysius Pace, 1922, The Catholic Encyclopedia: An International Work of Reference on the Constitution, Doctrine ... p. 57.
- ^ Lewy, Guenter, "The Armenian Massacres in Ottoman Turkey: A Disputed Genocide", p. 248.
- ^ Akçam, a.g.e., s. 21-22.
- ^ Georges de Maleville, La Tragedie Armenienne de 1915, Paris, 1988, s. 52.
- ^ Vahakn N. Dadrian, The History of the Armenian Genocide, New York 2nd paperback ed. 2004, s. 235-243.
- ^ Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., Cilt: III, Kısım: III, s. 43-44.
- ^ Yusuf Halaçoğlu, Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler (1915), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 2001.
- ^ TTK (Belgelerin orijinal şekli mevcuttur).
- ^ Samantha Power, A Problem from Hell: America and the Age of Genocide, Basic Books New York 2002.
- ^ Albert Malet, "L'epoque Contemporaine", Hachette, Paris, 1909, s.505
- ^ Taner Akçam, A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility, Metropolitan Books, 2006, s. 42.
- ^ Louise Nalbandian, Armenian Revolutionary Movement, California University Press, 1963, s.110
- ^ Celâl Bayar'ın Teşkilat-ı Mahsusa şefi Eşref Kuşçubaşı'ya atfen belirttiğine göre Mayıs-Ağustos 1914'te "Harbiye Nezaretinde [yapılan] toplantıların başlıca konusu stratejik noktalarda kümelenmiş ve dış tesirlere bağlı gayrı Türk yığınlarının tasfiyesi idi." (Bayar, Ben de Yazdım, C. 5, s. 1573.) İttihat ve Terakki sözcülerinden Hüseyin Cahit (Yalçın)'a göre yurdun Ermenilerden arındırılması "müthiş ve memleket için zaruri olduğu sarahatle anlaşılan" bir karardır. (Yakın Tarihimiz, C. I, s. 89.)
- ^ Akçam, A.g.e., s. 211.
- ^ A. Mil, Umumi Harpte Teşkilatı Mahsusa, Vakit, 2 Ekim (İkinciteşrin) 1933.
- ^ Talat ve Atıf'ın ifadeleri, Takvim-i Vekayi, 4 Mayıs 1335.
- ^ Celâl Bayar, Ben de Yazdım, C. 5, s. 1573.
- ^ Hüseyin Cahit Yalçın, Yakın Tarihimiz, C. I, s. 89.)
- ^ Akçam, A.g.e., s. 227-231.
- ^ Mil, A.g.e.
- ^ Richard G. Hovvanisian, Armenia on the Road to Independence 1918, Berkley, Los Angels, 1967, s. 41-43.
- ^ Esat Uras, The Armenians in History and the Armenian Question, Belge Yayınları, İstanbul, 1987, s. 596-600.
- ^ Akçam, A.g.e., s. 233-234.
- ^ Müteakid Kaymakam Şerif Köprülü, Sarıkamış İhata Manevrası ve Meydan Muharegbesi, İstanbul, 1338, s. 119.
- ^ PA-AA / R 14085. Erzurum Konsolosu Scheubner Richter'in 5 Aralık 1914 tarihli raporu.
- ^ A.A. Weltkrieg, 11 d secr., Band 4, A 37451. Schulenburg"un Ermurum, 28 Kasim 1915 tarihli raporu.
- ^ Wolfdieter Bihl, Die Kaukasus-Politik der Mittelmächte, Teil 2, Wien / Kölm / Glatz, s. 67-68.
- ^ Akçam, A.e.g., s. 235.
- ^ Ahmed Refik Altınay, A.g.e., s. 41.
- ^ Archives de Ministéres des Affaires Etrangéres, Guerre 1914-1918, Turquie, C. 887, s. 184-187.
- ^ Akçam, A.e.g., s. 240.
- ^ Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., s. 12.
- ^ a b c d e f Akşin, Prof. Dr. Sina (Ekim 2006). “XIV. I. Dünya Savaşı'nda Olup Bitenler”, Ana çizgileriyle Türkiye'nin Yakın tarihi, 6. Baskı (Türkçe dilinde), 96-98, Ankara: İmaj Yayıncılık. ISBN 975-7852-18-X.
- ^ Liste (İngilizce wikipedia)
- ^ Sabah Arşiv Erişim: 05 Aralık 2005
- ^ Akçam, A.g.e., s.26.
- ^ Ermeniler hakkında ittihaz edilen tedabir-i inzibatiye ve siyasiyetnin diğer Hıristiyanlara teşmili kat'iyyen geyr-i ca'iz olduğundan efkar-ı umumiye üzerinde pek fena tesir bırakacak ve bi'lhassa ale'l-itlak Hırisiyanların hayatını tehdid edecek bu kabil vekayi'e derhal hitam verilmesi ve hakikat-ı halin işarı, Akçam, A.g.e., s.25, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Belgelerinde Ermeniler 1915-1920, Ankara, 1994, s. 68-69, Belge No: 71.
- ^ Remzi Kitap Gazetesi 2009 Mayıs
- ^ Memalik-i Osmaniye'nin 1330 [1914] Senesi Nüfus İstatistiki, Dahiliye Nezareti Sicil İdare-i Umumiyesi, Hilal Mat. 1336 [1920]. Bu rakamın ayrıntılı analizi için Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge Y. 1987, s. 142 vd.
- ^ Suriye ve Beyrut vilayetlerindeki toplam 7.500 Ermeni ile, Halep vilayetindeki 49.000 Ermeninin 10,000 kadarı bu toplamdan çıkarılmalıdır. Buna karşılık Rus idaresinde bulunan Kars, Ardahan ve Artvin Ermenileri buradaki toplama dahil değildir.
- ^ 1913 patrikhane sayımının son derece detaylı bir analizi için Raymond H. Kevorkian and Paul B. Paboudjian, Les Arméniens dans l'Empire Ottoman à la vielle du génocide, Ed. ARHIS, Paris, 1992.
- ^ Çeşitli kaynaklarda nüfus tahminleri 1.050.000 ile 2.400.000 arasında değişir.[kaynak belirtilmeli] Encyclopedia Britannica'ya göre sayı 1.750.000'dir (Britannica)
- ^ Umumî Nüfus Tahriri (Türkiye Cumhuriyeti Başvekalet İstatistik Umum Müdürlüğü 28 Teşrinievvel 1927), Ankara, 1929. Sayımda Ermenice konuşanların sayısı 64.745 olarak gösterilmiştir. Ancak "din" hanesinde Ermeni, Katolik ve Protestan olarak sayılanların toplamı 100.000'i bulur. Justin McCarthy'nin verdiği 140.000 tahmini, gerçekçi olmayan bir varsayıma dayalıdır. Karş. Justin McCarthy, Muslims and Minorities: The Population of Ottoman Anatolia and the End of Empire, New York, London 1983, s. 123.
- ^ http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=184
- ^ Konuyla ilgili TBMM tutanağı: http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_b_sd.birlesim_baslangic?P4=11665&P5=B&page1=10&page2=10
- ^ [2]
[değiştir] Belgeseller
- The Armenians: A Story of Survival, (2001)
- Sarı Gelin - Ermeni sorunun içyüzü (Videotek, 2004) [3]
- The Armenian Genocide (PBS, 2006) Trailer
- Screamers (2006) Trailer 1 Trailer 2
[değiştir] Filmler
[değiştir] Romanlar
- Douglas Scott, The Disinherited (Mirassız bırakılanlar), Century, 1990.
- Louis Carzou, La Huitième Colline (Sekizinci Tepe), Liana Levi, 2006.
[değiştir] Kitaplar
- Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri Cilt 1-7 (Gn. Kur. Bşk. Yayınları/PDF formatında kitap)
- Gördüklerim Yaşadıklarım, Rus Yarbay Tverdohlebov (Gn. Kur. Bşk. Yayınları/PDF formatında kitap)
- Ahmed Rüstem Bey, (Çev. Cengiz Aydın), Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi, Bilge Kültür Sanat, Istanbul, 2001. ISBN: 9758509144
- Akçam, Taner, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, İmge Kitabevi, Ankara, 1999. ISBN: 9755332464
- Akçam, Taner, Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu, Su Yayınları, İstanbul, 2001. ISBN: 9756709154
- Akçam, Taner, Ermeni Tabusu Aralanırken: Diyalogdan Başka Bir Çözüm Var mı?, Su Yayınları, İstanbul, 2002. ISBN: 9756709065
- Aktan, Gündüz Suphi, Açık Kriptolar, Aşina Kitaplar, Ankara, 2006. ISBN: 9789944963053
- Dadrian, Vahakn N. (Çev. Attila Tuygan), Ermeni Soykırımında Kurumsal Roller, Belge Yayınları, İstanbul, 2004. ISBN: 9753443005
- Gaunt, David (Çev. Ali Çakıroğlu), Katliamlar, Direniş, Koruyucular: I. Dünya Savaşında Doğu Anadolu'da Müslüman-Hıristiyan İlişkileri, Belge Yayınları, İstanbul, 2007. ISBN: 975344387-0
- Halaçoğlu, Yusuf, Ermeni Tehciri, Babıali Kültür Yayıncılığı, İstanbul, 2003. ISBN: 9758486152
- İrtem, Süleyman Kani, Ermeni, Meselesinin İçyüzü, Temel Yayınları, İstanbul, 2004, ISBN: 9754100470
- Kılıç, Selami, Ermeni Sorunu ve Almanya, İstanbul, 2003, ISBN: 9753433816
- Palalı, İrfan, Tehcir Çocukları, Su Yayınları, İstanbul, 2008. ISBN: 9756709467
- Temir, Taner, 1915 ve Sonrası Türkler ve Ermeniler, İmge Kitabevi, Ankara, 2001. ISBN: 9755333185
- Samuel Weems, Ermenistan: Terörist “Hıristiyan” Ülkenin Sırları, (Armenia: Secrets of A “Christian” Terrorist State), Azeri Türkçesi’nden çeviren Hüseyin Adıgüzel (İstanbul: İleri Yayınları, March 2006), ISBN 975-6288-82-5, 392 sayfa.
- Bolhovitinov, Leonid Mitrofanoviç, (Yayına hazırlayan: Mehmet Perinçek), Bolhovitinov 11 Aralık 1915 Tarihli Resmi Ermeni Raporu, Doğan Kitap, İstanbul, 2009. ISBN: 9786051111155
[değiştir] Ayrıca bakınız
- Ermeni Soykırımını Anma Günü
- Ermeni Kırımı'nı soykırım olarak tanımlayan ülkelerin listesi
- Ermenilerden Özür Diliyorum Kampanyası
- İttihat ve Terakki / Teşkilat-ı Mahsusa / Talat Paşa / Bahattin Şakir
- Pontus Katliamı
[değiştir] Dış bağlantılar
| Vikipedi'nin kalite standartlarına ulaşabilmesi için, bu maddenin veya bir bölümünün temizlenmesi gerekmektedir. Görüşlerinizi lütfen tartışma sayfasında belirtiniz. Bu madde Haziran 2009 tarihinden beri etiketli olarak durmaktadır. |
[değiştir] Arşiv Belgeleri
- Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Başbakanlık Devlet Arşivleri
- TC Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sitesinde konuyla ilgili arşiv belgeleri
- Armenocide (İngilizce) (Almanca)
- Armenian National Institute (İngilizce)
- Amerikan basın (1915), (İngilizce)
[değiştir] Diğerler
- Armenian National Institute (İngilizce)
- The Forgotten - the Armenian Genocide (Türkçe) (İngilizce) (İspanyolca) (Fransızca) (Almanca) (İtalyanca) (Rusça)
- United Human Rights Council (İngilizce)
- ASAM Ermeni Araştırmaları Enstitüsü
[değiştir] Ermeni faaliyetleriyle ilgili linkler
- T.C. Genelkurmay Başkanlığı (Taşnak tarafından öldürülen Osmanlı tebaaları)
- TC Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sitesinde konuyla ilgili fotoğraflar
- Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri Cilt 1-7 (Gn. Kur. Bşk. Yayınları/PDF formatında kitap)
- Gördüklerim Yaşadıklarım, Rus Yarbay Tverdohlebov (Gn. Kur. Bşk. Yayınları/PDF formatında kitap)


