Enerji tarihi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Yunanca ἐνέργεια (energeia)'dan türetilen "Enerji" kelimesi ilk olarak Aristotales'in NÖ 4. YY'daki Nicomachean Ethics adlı çalışmasında geçmektedir.10

Enerji kavramı Leibniz'in bir maddenin kütlesi ve onun yer çekimi alanı olarak tanımladığı vis visa(yaşam gücü)'dan gelmektedir. Leibniz toplam vis visa'nın korunduğuna inanmaktaydı. Sürtünmeden ötürü yavaşlamaya açıklamak için, Leibniz ısının, Newton'un da paylaştığı bir görüş olarak, bunun genel bir geçerlilik kazanmasından yüzyıl önce, maddelerin taneciklerinin rastgele hareketlerinden oluştuğunu iddia etti.

Émilie marquise du Châtelet 1740'ta yayınlanan kitabı Institutions de Physique (Fizik Dersleri)'de Leibniz Gravesande'nin hareket eden bir objenin hareket miktarının maddenin kütlesi ve yer çekiminin karesiyle (Newton'un düşündüğü gibi yer çekminin kendisi değil- daha sonra adlandırılacağı şekilde momentumuyla) orantılı olduğunu göstermek için yaptığı uygulamalı gözlemlerden çıkan fikirlere katıldığını belirtti.

1802'de kraliyet sınıfı çevresine verdiği derslerde, Thomas Young vis visa yerine modern anlamda enerji kelimesini kullanan ilk kişi oldu 1807'de bu derslerin basılı yayınlarında şu şekilde tanımlamıştır:

"Bir gövdenin kütlesinin ürünü onun momentumunun karesi içinde, enerji olarak adlandırılabilir."11

1829'da, Gustave-Gaspard Coriolis kinetik enerjiyi modern anlamda tanımladı ve 1853'te William Rankine potansiyel enerji terimini buldu.

Enerjinin bir ürün mü ya da tamamen bir fiziksel miktar mı olduğu yıllarca tartışıldı.

Isı bilgisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Buhar enerjisinin gelişmesi, mühendislerin sistemlerinin mekanik ve ısıl yeterliliklerini açıklamalarını sağlayacak kavram ve formülleri de beraberinde getirdi. Sadi Cranot gibi mühendisler, James Prescott Joule gibi fizikçiler, E mile Clapeyron ve Hermann von Helmholtz gibi matematikçiler ve Julius Rober von Mayer gibi amatörler, hepsi "iş" denen kesin görevleri yerine getirebilme yeteneği olarak, bir şekilde sistemdeki enerji miktarıyla da ilişkilendirilen kavrama katkılarını sundu. 1850'lerde, Glosgow doğa felsefesi profesörü William Thomson ve onun mühendislikteki dostu William Rankine, eski mekanik dilinde "gerçek enerji", "kinetik enerji", "potansiyel enerji" gibi terimlerini soktu. William Thomson (Lord Kelvin) Rudolf Clausius, Josiah Wilard Gibbs ve Walther Nernst'in enerjiyle ilgili kimyasal süreçlerin gelişim açıklamalarını ısı bilgisi yasalarına uyguladı. Ayrıca, Clausis tarafından ortaya atılan entropy kavramının matematiksel una ve Jozef Stefan tarafından ortaya konan ışıma enerjisinin temel kurallarına yol gösterdi. Rankine 1881'de William Thomsan şu sözleri söylemeden önce potansiyel enerji kavramını türetti:12

"Energy ismi ilk olarak Dr.Thomas Young tarafından bu yüzyılın başlarında doktrin tanımlamasından sonra pratiğe döküldü. Matematiksel dinamiklerin tuttuğu yerin ve prensiplerinin yayıldı ve bilim alanındaki araştırmacılara yol gösterdi."

Sonraki yaklaşık 30 yıl boyunca gelişen bilim enerji ve ısı biliminin dinamik teorisi gibi çeşitli isimler aldı. Fakat 1920'lerden sonra genel olarak ısı bilgisi(enerji dönüşümleri bilimi) olarak adlandırıldı.

1850'lerden itibaren enerji bilimi birçok kola ayrıldı. Bunlardan bazıları enerji kaybı ölçümü olan entropy kavramıyla ilişkili, biyolojik ısı bilgisi ve ısıl ekonomidir. Geçtiğimiz son 2 yüzyılda energy kelimesinin kullanımı psikoloji, sosyal çalışmalar gibi alanlarda bilimsel olmayan birçok popüler anlama tekabül etmektedir.

Enerjinin korunumu[değiştir | kaynağı değiştir]

1918'de enerjinin korunumunun enerji ile aynı kökten gelen dönüşümsel simetrinin matematiksel yansıması olduğu kanıtlandı. Öyle ki, enerji korunur çünkü fizik kuralları zamanın değişik anlarında kaybolmaz. (Bkz: Northern Teoremi)

1961 yılında bir derste California İnstitute of Technology öğrencilerinden Nobel ödüllü ünlü bir fizikçi olan Richard Feynman enerji hakkında şunları söylemiştir:

Ortada bugüne kadar bilinen doğal olaylara hükmeden bir olgu (dilerseniz kural da diyebiliriz) var. Şu ana kadar bildiğimiz kadarıyla kurala karşı gelen hiçbir istisna yok. Enerjinin korunumu olarak adlandırılan bu kural, enerji diye adlandırdığımız kesin bir miktarın doğada hiçbir zaman değişmediğini ve kaybolmadığını belirtir. Bu en özet halidir çünkü matematiksel bir prensip der ki rakamsal bir miktar varsa ne olursa olsun o değişmez. Bu mekanizmin veya somut olan herhangi bir şeyin açıklaması değildir, bu sadece bazı rakamları hesaplayıp, doğayı gözleyip, gözlemlerimizi bitirip tekrar hesapladığımızda hesabımızın aynı olduğunu gördüğümüz garip bir olgudur.

Kapalı bir sistemde, potansiyel enerji’nin, kinetik enerjiye veya kinetik enerji’nin, potansiyel enerjiye dönüşümünde, her birindeki artma, diğerindeki azalmaya eşittir. Kapalı bir sistemde enerji korunacağından sabit bir değeri vardır. Dolayısıyla enerjideki değişim sıfırdır. T kinetik enerji, U da potansiyel enerji olmak üzere formüle edilirse:

  • Enerji vardan yok , yoktan var edilemez. Ancak farklı enerjilere dönüşerek korunur.

\Delta E = \Delta T + \Delta U = 0\,

\Delta T = -\Delta U\,

T_2-T_1 = U_1-U_2\, veya diğer bir şekilde ifade edilirse

T_1 +U_1 = T_2 + U_2\, enerji korunum yasası olur

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

İngilizce vikipedi