Edebiyat terimleri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Edebiyat terimleri, edebiyatla ilgili tartışmalarda, sınıflandırmalarda, eleştirilerde, şiir ya da roman gibi yazın yapıtlarının çözümlemelerinde kullanılan terimlerdir.

Edebiyat terimleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Terim Açıklaması
Akıcılık Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği.
Akrostiş Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume.
Aliterasyon Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
Ana duygu Bir düşünceden çok duyguyu dile getirmek, okuyucu ya da dinleyiciye duyurmak, onların benliğinde yaşatmak amaçlı yazı ya da konuşmaların öne çıkarmak istediği asıl duygudur.
Ana fikir Bir yazının temeli olan asıl düşünce, ana düşünce.
Anagram Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.
Anakronizm Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunma, tarih yanılgısı.
Analiz Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, çözümleme.
Anekdot Kısa veya özlü anlatımı olan öykü.
Anjanbman Şiirde cümlelerin bir dize ya da beyitte bitmeyip diğer dize, beyit veya bendlere kaymasıdır, ulantı.
Anlam Bir sözcükten, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne.
Anlatım biçimleri Yazarın anlatımını yaparken kullandığı üsluba, başvurduğu yönteme denir
Antagonist Kurguda, ana karakteri (protagonist), engellemekle yükümlü kişidir.
Antikahraman Günümüzün popüler kültüründe idealleri, amaçları ve kişiliği alışılageldik kahramanların tam karşıtı olan baş karakterleri tanımlamada kullanılır.
Antonim Ters anlamlı sözcüklere denir.
Ara söz Doğrudan doğruya konuşulan veya yazılan konuyu ilgilendirmeyen dolaylı söz.
Araçsız üslûp Edebiyatta bir düşünceyi, duyguyu doğrudan doğruya söyleyenlerin ağzından aktarmak demektir.
Aruz vezni Hecelerin uzunluk ve kısalık, kapalılık veya açıklık değerlerine göre türlü ses kalıplarından oluşan divan edebiyatı nazım ölçüsü.
Asalet Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu.
Askı Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül.
Asonans Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılan uyak.
Atışma Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.
Ayak Halk edebiyatında uyak.
Açık hece Ünlü ile biten hece.
Açıklık Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk.
Berceste Sanat değeri yüksek olan dize.
Betimleme Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma.
Beyit Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası.
Biyografi Bir kimsenin doğumundan yaşadığı güne kadar geçirdiği belli başlı evreleri içeren yazı.
Cönk Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili.
Çapraz uyak Dörtlüklerde birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dizelerin birbiriyle kafiyeli olduğu düzen.
Darayak Aşık edebiyatında kafiye olma olasılığı düşük sözcükleri belirtmek için kullanılan terimdir.
Didaktik şiir Belli bir düşünceyi aşılamak veya belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, bir ahlak dersi çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü az olan şiir türüdür.
Dörtleme Bir gazelin her beytinin başına iki dize eklenerek yapılan nazım biçimi.
Döşeme Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü.
Eglog Kısa kır manzumesi, çoban türküsü.
Gönderme Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek.
Hezliyat Hezel türünde yazılmış şiirler.
İntak Kişileştirilen varlıklara, hayalî yaratıklara söz söyletme sanatı, dillendirme.
İştikak Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı.
Kıta Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası.
Kompozisyon Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi.
Lebdeğmez Saz şiirinde b, f, m, p, v dudaksıl sesleri kullanılmadan söylenen koşma türü, dudakdeğmez.
Mahlas Kendi adından başka eğreti alınan ad.
Mevlit Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatını anlatan mesnevi.
Monografi Bilimsel alanlarda özel bir konu veya sorun üzerine yazılan inceleme.
Mutlakçılık Herhangi bir edebi eserde ya da edebi ilkede bir edebînin varlığına ve değişmezliğine inanmak; eseri ya da ilkeyi bu değişmezliğe göre incelemektir.
Münşeat Sanatlı düzyazı veya mektupların toplandığı dergi.
Nazım birimi Şiirde en küçük anlam bütünlüğünü sağlayan ve kendi içinde bağımsız dize topluluğu.
Nesir Şiir olmayan söz ve yazı.
Nida Seslenme söz sanatı.
Sagu Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı.
Nesir Şiir olmayan söz ve yazı.
Ön deyiş Bir eserde asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce, geçmiş birtakım başka olguları anlatan ilk bölüm.
Ön söz Kitapların giriş kısmına konulan, o eserin konusunu, amacını, işleniş biçimini anlatan yazı, sunuş, söz başı.
Seci Nesirde yapılan uyak.
Terdit Yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşma.
Tezat Anlatımda birbirine karşıt iki sözü yan yana kullanma.
Teşbih Bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işi, benzetme.
Teşhis Cansız varlıkları veya hayvanları insanmış gibi gösterme, canlandırma, kiişileştirme.
Uyarlama Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uydurma
Üslup Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem.
Yansıma Doğa seslerine benzer seslerle yapılan sözcük.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük