Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (roman) sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Alkımdokuz.jpg
Yazarı Peyami Safa
Dili Türkçe
Türü Roman
Yayınevi Ötüken Yayınevi
ISBN ISBN 975-6363-82-7

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa'nın ilk baskısı 1930 yılında yapılmış otobiyografik romanıdır.

Peyami Safa'nın en fazla basılan ve beğenilen eseridir.[1]15 yaşında hasta bir çocuğun 1915 yılındaki olayları anlattığı bir hatıra defteri şeklinde kaleme alınmıştır. Romanın başkişisi ve anlatıcısı olan “Hasta Çocuk”'un isminden romanda bahsedilmez. Bilinçli olarak, romancının değil roman kahramanının gözlemlerini esas alan ilk Türk romanıdır.

İlk defa 7 Kasım 1929 – 10 Aralık 1929 tarihleri arasında, Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilmiş; ilk baskısı 1930 yılında, Resimli Ay matbaasında yapılmıştır. Yazar eserin ilk baskısını arkadaşı Nazım Hikmet’e ithaf etmiştir.[2]

Roman, 6 bölüm ve 44 kısımdan oluşur (I, II, IV, V ve VI. bölümler 7; III. bölüm ise 9 kısım içerir). Son bölümünde, romanın kahramanına roman kişilerinden Nüzhet tarafından Berlin'den gönderilen mektuplar ve bu mektuplara cevap olarak kaleme alınan, ancak gönderilmeyen bir mektup da mevcuttur. Ancak, tefrikadan kitaba geçirilirken mektuplar çıkarılmıştır.[1]

Romanın Özeti[değiştir | kaynağı değiştir]

Romanın kahraman olan on beş yasındaki genç, dizindeki kemik veremi hastalığı nedeniyle iki kere ameliyat geçirmiş fakat iyileşememiştir. Doktoru, ona tekrar ameliyat olmasını tavsiye eder ancak ameliyatın riski büyüktür, bacağını kaybetme tehlikesi vardır. Genç, bu kötü haberi annesinden saklar. Ertesi gün başka bir doktora görünür; açık hava ve iyi bir dinlenme tavsiye alınca yaz tatilini uzaktan akrabası olan paşanın Erenköy’deki köşkünde geçirmeyi düşünür.

Erenköy’deki köşkte misafir olduğu günlerde Paşanın kızı olan çocukluk arkadaşı Nüzhet’le aralarındaki duygusal yakınlık güçlenir. Bu arada Ragıp isimli bir doktor Nüzhet’e talip olur; bu olay birkaç gün çocuktan gizlenir. Nüzhet’in annesi evliliğe taraftardır ama Paşa’nın endişeleri vardır. Durum ortaya çıktıktan sonra Paşa’nın gence fikrini sorması ve gencin yaş farkına değinerek olumsuz düşünceler açıklaması Nüzhet’in annesini kızdırır. Hasta genç ile aralarındaki yakınlaşmayı önlemek için kızına, hasta gençten mikrop kapabileceğini uzak durması gerektiğini söyler. Bu konuşmayı duyan genç kırılır; ancak ertesi sabah kendi annesi de köşke geldiği için oradan hemen ayrılma düşüncesini gerçekleştiremez.

Dr. Ragıp Bey’in de davetli olduğu yemekte Paşa’nın ve Ragıp Bey’in Fransızca hayranlığını eleştiren gencin Paşa ile de arası açılır. Annesinin telkinleri nedeniyle Nüzhet de kendisi ile konuşmamaktadır. Bir süre sonra annesi ile birlikte köşkten ayrılırlar.

Yaşadığı üzüntüler sonucu hastalığı ağırlaşan genç ile Dr. Mithat ilgilenir. Uzun süre hastanede yatıp 3-5 ameliyat geçirdikten sonra iyileşme umudu olabileceği söylenince 9. Hariciye Koğuşu’na yatar. Gördüğü tedavi sonucu bacağı kesilmekten kurtulur.

Hastaneden çıkarken Paşa’ nın felç geçirdiğini, kendisini son bir kez görme istediğini; Nüzhet’in ise Ragıp ile yakın zamanda evleneceğini öğrenir. Bacağı hızla iyileşir; hastaneden ayrılır.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Ahmet Demir, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nda Mekânın/Mekân Tasvirlerinin Başlıca İşlevleri, International Journal of Central Asian Studies Cilt 13, Yıl 2009

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]