Deniz Bölükbaşı

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

Ahmet Deniz Bölükbaşı (d. 25 Ekim 1949, Ankara, Türkiye) Türk diplomat ve siyasetçi. Aslen Kırşehir' lidir.

Osman Bölükbaşı'nın oğludur. TED Ankara Koleji ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, 1973 yılında Dışişleri Bakanlığı’na girdi. Dışişleri Bakanlığı'nın merkez teşkilatında çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra, Atina ve Bonn Büyükelçilikleri'nde Elçi Müsteşarlığı görevlerinde bulundu. Lizbon Büyükelçisi olarak görev yaptı. Dışişleri Bakanlığı Birinci Hukuk Müşavirliği görevini yürüttü. Başbakan Yardımcısı Dış Politika Başdanışmanlığına atandı. Cenevre Dünya Ticaret Örgütü nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi oldu.

"Osman Bölükbaşı: Türk siyasetinde Anadolu fırtınası", 1 Mart Vakası adlı kitapların yazarıdır.

[değiştir] Adının Öyküsü

Babası Osman Bölükbaşı, oğlu 21 günlükken "Milli Şef" döneminde İsmet İnönü ve Celâl Bayar'a suikast düzenlediği gerekçesiyle, gizli örgüt suçlamasıyla hapse atıldı. Götürülürken oğlunun yanına gelip; "Oğlum Deniz, baban gidiyor, belki gelmez. Bu memleketin pisliğini az su temizlemez diye adını Deniz koydum. Ben gelemezsem sen temizle" demiştir.[kaynak belirtilmeli]

[değiştir] Siyasi Hayatı

2002 seçimlerinde olduğu gibi, 2007 seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partisi tarafından milletvekili adayı olarak gösterilmiştir. Ankara 2. bölge 1. sıradan milletvekili olmaya hak kazanmıştır.

[değiştir] 1 Mart Tezkereleri

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından, 1 Mart Tezkeresi öncesi görüşmelerin diplomasi ayağına başkanlık etmesi için görevlendirilmiştir. ABD heyetinin: Kuzey Irak’a geçecek Türk Özel Timi mensuplarının, PKK/KADEK mensuplarıyla karşılaşmaları halinde, ancak meşru müdafaa halinde silah kullanabilecekleri yazıyordu. Bölükbaşı, bundan sonra masada yaşananları şöyle anlattı: "Görüşme bitmiştir. Size iyi şanslar dilerim. Bunu Barzani bile söyleyemezdi. Bunu getirmiş olmanız ilerde sizin açınızdan büyük bir tarihi hata olarak hatırlanacaktır. Bunun üzerine dışarı çıktılar. Birkaç saat sonra gelip bu kağıdı yok farz etmemizi söylediler. Onlara yeni bir metin verdik: Türk birlikleri Türk komutası altında olacaktır ve PKK ile mücadelede serbest olacaktır."" diyerek masadan kalkmış ve ABD heyetine geri adım attırmıştır.

Görüşmelerdeki tutumu dolayısıyla, ABD yetkilileri tarafından görevden alınması talep edilmiş, ancak 'dere geçerken at değiştirilmez' anlayışına uygun olarak, ABD yetkililerinin isteği hayat bulmamıştır.

Görüşmeler sonucunda üzerinde anlaşma sağlanan tezkere, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından da beğeniyle karşılanacak kadar başarılıdır...