Düzgün Baba

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Düzgün Baba, Dersim Aleviliğinin popüler mitolojik karakterlerinden biridir. Yörede orijinal biçimiyle Bava Duzgı (Kırmancki) ya da Dızgun Bava (Kurmanci) olarak bilinir.[1] Ayrıca Nazımiye'de Qıl köyü yakınında aynı isimle anılan bir dağı simgelemektedir ki, inanışa göre o yöre halkınca Kemerê Duzgıni (Duzgı kayası), Bımbarek (Mübarek) ya da Kemerê Bımbareki (Mübarek kaya) olarak adlandırılan bu dağın zirvesinde kaybolmuştur.[2] O Kureşan topluluğunun mitolojik atası olan seyyid Kureş/Kures'in oğlu varsayılır.[3] Söylencede ismi Duzgı/Dızgun değil de, Haydar ya da Şah Haydar olarak geçer. Bununla birlikte ona neden 'Düzgün' denildiğine ilişkin bir rivayet de vardır. Bazı araştırmacılar yöre söylenceleri üzerinde fazlasıyla oynanmış olduğundan hareketle, Şah Haydar'ın onun asıl adı olduğu şeklindeki unsuru kuşkulu bulmuşlardır. Bu görüşe göre Haydar Duzgı/Dızgun'un sadece lakaplarından biridir.[4] Kategorik bir tasnif yapılacak olursa, Duzgı/Dızgun 'hayali veliler'den sayılabilir. Çünkü bu tür velilerin çoğunlukla ya anlamı bilinmeyen ya da garip bir anlamı olan adları vardır ve onlar pek çok kez bir dağı simgelerler. Buğday Dede (Tire), Kum Baba (Şile), Çitlenbik Dede (Kemalpaşa) ve Çınar Dede gibi. [5]

Bava Duzgı/Dızgun Bava Hakkındaki Temel Anlatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Duzgı/Dızgun inanışa göre keramet sahibi bir velidir. Öyle ki hakkındaki söylence, onun çok soğuk geçen bir kış ayında hayvanlarını sürekli tok ve besili tutabildigini öyküleştirmiștir. Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir. Oğlunun bunu nasıl başardığını merak eden seyit Kureş birgün onu izlemeye karar verir. Sonunda görür ki, Haydar kuru dalların üzerine asasıyla dokunduğu zaman dallar hemen yeşeriyor ve böylece o keçileri besliyor. Keçilerden biri Kureş'in çalılıkların arkasındaki hışırtısından ürkünce, Haydar dönüp keçiye seslenir; Ne oldu sana böyle? Yoksa Kuresi Khur'u mu gördün? Bunu der demez çalılıkların ardından çıkıp kendisine doğru gelen babasını gören Düzgün Baba, babasının adını andığı için utanıp dağa doğru kaçar ve gözden kaybolup dağda sır olur.[6]

Duzgı/Dızgun ve Düzgün Adının Kökeni Hakkında[değiştir | kaynağı değiştir]

Dersim Alevi inançlarında önemli bir yere sahip olan Düzgün Baba, Kırmancki'de (Zazaca) Duzgı, Kurmanci'de (Kırdaşki) ise Dızgun olarak bilinir. Düzgün bu orijinal ismin Türkçeye uyumlaştırılmış bir biçimidir ki, kimileri onun doğruluk ve dürüstlüğünden ötürü bu isimle anıldığını düşünmüşlerdir.[7] Dersimde Alevi Kürtlere ait mit ve inançların Türkleştirilmesi süreci, 19. yy'da özellikle bazı Bektaşi liderlerinin Alevi Kürtlerin yerel liderleriyle temas kurmaya çalışmasıyla başlamış görünmektedir.[8] Yani bu süre içinde yerel mitleri Türkçe terimlerle açıklayabilme yolunda, onlara bazı yeni unsurlar eklenmiş olmalıdır. Dersimli Alevilerin dinsel hiyerarşisinde teorik olarak en üstte görünen Ağuçan topluluğunun adı bu konuda parlak bir örnektir. Zira bu bölge insanlarının çoğu hâlâ popüler bir etimolojiye başvurarak, Ağuçan adını Türkçe ağu içen ifadesine dayandırırlar. Fakat bunun aksine, Ağuçanla özdeşleştirilen Karadonlu Can Baba'nın Bektaşiler arasında böyle bir lakabı (ağu içen) yoktur.[9]

Düzgün adı da muhtemeldir ki bu dönemden itibaren Türkçe düzgün sözcüğüne bağlanmıştır. Fakat isim bu etimolojik yorumun aksine aslen Türkçe olmayıp, Duzgı/Dızgun adının bir dönüşümüdür. Duzgı/Dızgun ise bölgede başka bir mitolojik figür, başka bir veli olan Tujik/Tuzik Bava'nın adından dönüşmüş bir biçimidir. Tujik/Tuzik Kürtçe'de keskin, sivri anlamlarına gelir. Tujik de Duzgı gibi bir dağı simgeliyor olup, yakın bir zamanda antik bir tanrının (Ermeni Vahagn) devamı olduğu tespit edilmiștir.[10] Öyle ki, bu görüșün bir parçası olarak Tujik adının Zerdüşti Ermeniler arasında 'cehennem' anlamına gelen duzakhtan geldiği savunulmuștur.[11] Tujik/Tuzik'in, duzakh'ın yeni yerel dillerin telaffuzuna uyumlaştırılmış formu olduğu anlaşılmaktadır.[12]

Tujik aslında volkanik bir dağdır ve belli ki ona bu ismin verilişi bu özelliğinden kaynaklanır. Benzer bir örneğe Tendürek adında rastlanır. Zira Türkler bu dağı aynı zamanda 'Cehennem dağı' olarak adlandırmışlardır. Burada da aynı motivasyon rol oynamıştır. O da volkanik bir dağdır ve bu nedenle insanlar bazen dağdan gelen garip sesler duyduklarını söylerler. Ayrıca Tendürek adının etimolojik kökeni dolaylı olarak cehennem metaforuna işaret eder. Şöyle ki, o tandır sözcüğünün başka bir forumuna dayanmaktadır ki, fırın anlamına gelir.[13]

Bava Duzgı/Dızgun Bava Kültünün Kökenleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Yakın bir zamanda Ermeni Mithrası (Mehr veya Mihr) ile Bava Duzgı/Dızgun Bava arasında bir devamlılık ilişkisi olduğu tespit edilmiş, bunu destekleyen pek çok bulgu ortaya koyulmuştur.[14] Bu görüşe göre, Dersim dağları eski zamanlarda Hristiyanlaştırılma sürecine karşı direniş gösteren Zerdüşti Ermeniler için bir sığınak olmuştur. Herşeyden önce antik 'Dersim'i çevreleyen kuşakta bazı Zerdüşti tanrılarına ait kült yerlerinin var oluşu bunun açık işaretlerinden biri sayılır. Örneğin Bagayarič (şimdiki Pekeriç, Erzincan) Ermeni Mithrası'nın bir kült merkeziydi. Kemah (Türkiye) Ahuramazda'ya ait bir başka kült yeriydi (Ermeni Ohrmazd). Kaldı ki onlardan kalan izler bugün bazı Dersim yer adlarında tespit edilebilmiştir. En açık örnek, Mercan dağlarının adının etimolojik olarak Mithra adıyla ilişkili olmasıdır.[15]

Toponomi dışındaki bazı mitolojik unsurlar bu sürekliliği daha da kristalleştirmektedir. Herşeyden önce Mithra bir tür sözleşme tanrısı olup, yalana karşı doğruluğu savunurdu. Düzgün Baba ise, Dersimli Alevi Kürtler arasında doğruluğun ve dürüstlüğün koruyucusudur. O söze güvenirliğin timsalidir. Bireyler arasında çözümlenememiş bazı müşkül sorunların, çözüm amacıyla ona havale edildiği ve bunu yapan kimsenin 'davamı Düzgün Baba'ya bıraktım,' dediği görülür. Bu nedenle bazı yazarlar onun adını (Düzgün) bu özelliğine yorarlar.

İnanışa göre, Dersimde evli biri eğer hâlâ bir oğul sahibi değilse, Düzgün Baba ziyaretine gidip kurban kesip adak adar ve bir oğul versin diye ona yalvarıp dua eder. Eğer muradı olursa da, oğluna Düzgün adını verir. Dersimde Düzgün adının yaygın oluşu bundandır. Bu özellige de Mithra'da rastlanır. Nitekim o Avestada 'oğullar veren' (putro-da) olarak da bilinir. Dersimli Kızılbaş Kürtlerin -Mithra takipçilerinin yaptığı gibi- sabah güneşinin ilk ışıklarında Duzgı'ya dua etmeleri ise, bir başka ortak unsur olarak kaydedilebilir. Nitekim Mithra başlangıçta güneş ışığının tanrısı olmasına rağmen, zamanla bir güneş tanrısına dönüştürülmüştür.

Mithra ve Duzgı çobandırlar. Mithra bir kartal tarafından sembolize edilir. Duzgı'nın da aynı zamanda böyle bir sembolü vardır ki, Heliyo Chal olarak bilinir. İkisi de süvaridirler ve kırmızılar içindedirler. Bu nedenle Duzgı'ya Surela (<sur; kırmızı) lakabı yakıştırılmıştır. Üstelik Mithra'nın olduğu gibi (Anahita), onun da bir kız kardeşi (Xaskar) vardır. Anahita su tanrıçası olup saflığı simgelerken, Xaskar'ın ise Duzgı dağı üzerinde kutsal bir su kaynağı vardır. Bu ziyaret onun adıyla Xaskarê olarak anılır. Ziyaretçisi iyi kalpliyse, su kaynağından içtiğinde kaynağın kurumayacağına inanılır. Bu inanç saf ve lekesiz sayılan Anahita kültüne gönderme yapar. Çünkü o Avestada lekesiz (an-ahita) demektir. Ayrıca Xaskar adı da muhtemelen 'altından yapılmış' anlamına gelen Ermenice oskrhat sözcüğünden geliyor olup, aynı köklere işaret eder. Öyle ki, Anahita çoğunlukla altından giysileriyle tarif edilir. Sonuç olarak, Xaskar ve Duzgı/Dızgun bu dağlık bölgede, Dersimde Zerdüşti Ermenilerin Anahita ve Mithrasının kişileştirilmiş biçimleridirler.[16]

Bava Duzgı/Dızgun Bava Söylencesi Hakkında Farklı Bir Görüş[değiştir | kaynağı değiştir]

'Düzgün'ün Türkçe bir isim, Düzgün Baba'nın ise Maymud Hayrani'nin oğlu olduğunu ileri sürenler de olmuştur. Fakat Türkçe bir kelime olmasına rağmen, Düzgün'ün neden Türkiye'de değil de, sadece bu dağlık Kürt bölgesinde, Dersim'de bu kadar popüler bir isim olduğu açıklanamamıştır. Bu görüşün ciddi hiçbir gerekçesi ve delili yoktur. Bu tamamen kurgusal olup tarihsel gerçeklerle uyuşmamaktadır. Zira bu ismi taşıyan ne bölge tarihinde biri, ne de Hacı Bektaş'ın herhangi bir tarihsel halifesi ya da yoldaşı vardır. Yani tarih bu ideolojik kurmacayı doğrulamamakta, aksine kurmaca olduğunu göstermektedir. Mevcut tüm veriler aslında onun Zerdüşti Ermeni tanrılarından Mehr'in (Mithra) yöreye intikal eden Kürt aşiretlerince bir veliye dönüştürüldüğünü göstermektedir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Genel
  • Aksoy, G. (2006) Dersim Alevi Kürt Mitolojisi, Raa Haq'da Dinsel Figürler, İstanbul, Komal, ISBN 9789757102137
  • Aksoy, Gürdal (2000) 'Mithra'dan Bava Duzgın'a; Dersimde Antik Dönem İnançlarının Sürekliliği Üzerine', Munzur, sy. 2
  • Baran, Volkan (2005) 'Bava Duzgı Efsanesinin Doğrusu Hangisi', Munzur, sy . 21
  • Comerd, Munzir (1997) 'Dersim İnancında Duzgın', Ware, amor 11
  • Çakmak, Hüseyin (2008) 'Resmi Anlatımlarda ve Halk Anlatımlarında Duzgı Efsanesi', Munzur, sy. 29
Özel
  1. ^ Kürtçe bav(a) baba demektir.
  2. ^ Daha fazla bilgi için bkz. Hüseyin Çakmak, 'Resmi Anlatımlarda ve Halk Anlatımlarında Duzgı', Munzur, 2008, sy. 29.
  3. ^ Kureşan Dersim'de önemli bir dinsel topluluktur. Onlar Zerdüşti Magiler ile Yahudi Levi topluluğunu andırırlar. Zira Kureşan sadece dinsel bir topluluk olmayıp, aynı zamanda bir aşiret sayılmaktadır.
  4. ^ örneğin bkz. Çakmak, 2008, s. 32-3.
  5. ^ Gürdal Aksoy, Dersim Alevi Kürt Mitolojisi, Raa Haq'da Dinsel Figürler, İstanbul, 2006, Komal, s . 47-9 ISBN 9789757102137.
  6. ^ Khur aslında kâfir demektir. Safeviler döneminde Kızılbaş aşiretlerce Kuhr olarak kullanılmıştır ki, Arapça kufr ile ilişkilidir. Fakat yörede onun Sünni Kürtleri ifade ettiği ve bu nedenle Kur-manç adıyla bağlantılı olduğu düşünülmüştür. Bunun aksine, Kuresu Khur ifadesi aslında Kureşan topluluğunun bazı klanların Ermeni köklerine işaret eder görünmektedir (Khur için bkz. Gürdal Aksoy, Anadolu Aleviliği'nden Dersim'e, Alevi Tarihine Coğrafi bir Giriş, Ankara, 2009: Dipnot ISBN 9789759051877; Kureş adının kökeni hakkında bkz. Gürdal Aksoy, Dersim: Alevilik, Ermenilik, Kürtlük, Ankara, 2012, Dipnot).
  7. ^ Düzgün adının kökeni için bk. Aksoy, 2006, s. 50-7
  8. ^ Bu temas için bkz. Erdal Gezik, Etnik, Dinsel, Politik Sorunlar Bağlamında Alevi Kürtler, Ankara, 2012, İletişim Yayınevi ISBN 9789750511233
  9. ^ Aksoy 2006, s.206-14
  10. ^ Aksoy 2012
  11. ^ İranî kökenli bu Ermenice sözcük Türkçe'ye tuzak olarak geçmiştir.
  12. ^ Aksoy, 2012, s. 99-115 ISBN 978-6054412501.
  13. ^ Aksoy 2006, s. 56; Aksoy, 2012, s. 99
  14. ^ Aksoy, 2006, s. 37-122.
  15. ^ Mercan<Mehrcan<Mithrakana (Heinrich Hübschmann, Die Altarmenischen Ortsnamen 1967; www.archive.org/details/diealtarmenisch00hbgoog); Aksoy 2006.
  16. ^ bkz. Aksoy, 2006, s. 37-122.