Cemel Savaşı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Cemel Vakası ya da Cemel Savaşı; 656 yılında, Halife Ali bin Ebu Talib ile Muhammed'in dul eşi Aişe'nin taraftarları arasında, Basra'da gerçekleşen muharebe. Bazı kaynaklarda Basra Savaşı olarak da anılır. Müslümanlar arasındaki ilk iç savaştır. Cemel Savaşı Ali'nin zaferiyle sonuçlandı. Aişe'nin müttefiklerinden Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvam öldürüldü. Aişe, Ali tarafından Medine'ye gönderildi. Savaşta her iki taraf da yaklaşık onar bin kayıp verdi.[1]

"Cemel" sözcüğü Arapçada "deve" anlamına gelir. Cemel Vakası, Aişe'nin devesi etrafında gerçekleştiği için bu isimle anılmıştır.

Arkaplan[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed'in ölümünden sonra sırasıyla Ebu Bekir, Ömer ve Osman İslam Devleti'nin başına geçtiler. Bu üç halifenin de hilafeti Şia tarafından kabul edilmez.

Bazı kaynaklara göre Ümeyyeoğullarından (Emeviler) Osman halife seçildiğinde, Ali ona biat etti.[2] Bazı İslam alimlerine göre Ali, Osman'a hiç biat etmemiştir.

Osman’ın halife seçilmesine Muaviye’nin babası Ebu Süfyan, çok sevinmişti. Haşimoğulları ilk iki halifeye sürdürdükleri yumuşak tutumu halifeliğinin ilk 6 yılında Osman’a karşı da gösterdiler. Bu dönemde yapılan fetih hareketlerine katıldılar. Ebubekir zamanında kitap haline getirilen Kur’an nüshalarının çoğaltılması ve bu nüsha dışındaki diğer nüshaların imha edilmesi konusunda Ali, Osman’ı destekledi.[3]

Ali taraftarlarının Osman'dan hoşnut olmayışının sebepleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Osman’ın halifeliğinin ikinci 6 yılında takip ettiği siyaset, valiliklere akrabalarını tayin ettiği ve onlara aşırı düşkün olduğu iddiaları, Ali taraftarlarının halifeye karşı tavır takınmasına sebep oldu. Bu dönemde Ali ile Osman arasında görüş ayrılıkları yaşandı.

656 yılında Mısır, Basra ve Kûfe’den gelen ve Osman'ın halifeliğini kabul etmeyen isyancılar, Medine yakınında “Zi-Huşub” mevkiinde toplandılar. Şehre girip girmeme konusunda Medinelilerin fikrini almak üzere elçi gönderdiler. Medineliler isyancıların şehre girişine taraftardılar ancak Ali isyancıların şehre gelmemelerini söyledi.

Mervan'ın mektubu[değiştir | kaynağı değiştir]

Osman, isyancılara arabulucu olarak Ali’yi gönderdi. Durumun düzeltileceğini ve fesadın ortadan kaldırılacağına dair Ali onlara halife adına söz vermiş ve isyancılar Mısır’a gitmek üzere yola çıkmışlardı, fakat yolda rastladıkları bir adamın üzerinde bir mektup çıktı. Bu mektupta, Mısır’dan Medine’ye gelen isyancıların öldürülmesi isteniyordu. Bunun üzerine isyancılar Medine'ye geri dönerek mektubu ve içeriğini Ali’ye anlattılar. Ali, Halife Osman’a bu mektuptan bahsetti. O böyle bir mektuptan haberi olmadığını söyledi. Sonuçta bu mektubu, Osman'ın kuzeni ve damadı Mervan’ın yazdığı anlaşıldı.

Bunun üzerine Ali, arabuluculuğa devam etmek istemediğini söyleyerek evine çekildi. Bu sırada isyancılar Osman'ın evinin yakınlarına gelerek Osman'a ya halifelikten ayrılmasını ya da kendilerine komplo hazırlayan Mervan’ın kendilerine teslim edilmesini istediler. Halife’nin her iki teklifi de kabul etmemesi üzerine evini kuşattılar.

Osman'ın öldürülmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Osman evinin kuşatılmasından Ali, Talha, Zübeyr ve Aişe’yi haberdar etti. Ali isyancıların bizzat yanına gelerek onlara çıkıştı, yaptıkları bu hareketin kâfirlere bile yakışmadığını söyleyerek halifeye su gönderdi. Buna ilave olarak oğulları Hasan ile Hüseyin’i ve kölelerini halifeyi korumaları için gönderdi. Bu tedbirler etkisini gösterdi, nitekim isyancılar kapıdan girerek halife’yi öldüremediler ancak komşu evlerin damlarından atlayarak Osman’ı öldürmeyi başardılar.

Ali'nin halife oluşu[değiştir | kaynağı değiştir]

Osman’ın öldürülmesinden 5 gün sonra Ali, halife seçildi ve Medine halkı ona mescitte biat etti. Talha ve Zübeyr'in de biat etmesi halk tarafından çok iyi karşılandı. Çünkü Talha ve Zübeyr, Ali’nin haricinde halifeliğin en güçlü adaylarındandı. Diğer şehirlerden temsilciler de Medine’ye gelerek biatlarını yaptılar ve böylece Müslümanların çoğu Ali’nin halifeliğini kabul etmiş oldu.[2]

Halife Osman’ın öldürülmesi ve yerine Ali’nin halife seçilmesi ile birlikte Emevi-Haşimi mücadelesi yeniden başladı. Şam Valisi Muaviye, öldürülen akrabası halife Osman'ın kanını Ali'den talep ederek onun ölümünden Ali’yi sorumlu tuttu.[3]

Muaviye'nin Ali'den hoşnut olmayışının sebepleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ali halife seçildiğinde ilk iş olarak Osman zamanında atanmış olan valileri görevden aldı ve böylece valileri değiştirmede acele etmemesi kendisine tavsiye edilmiş olmasına rağmen bunu dikkate almamış oldu.[2]

Görevden alınan ve çoğu Emevi sülalesinden olan valiler, yeni halifeye tepkilerini gösterdiler. Bunun üzerine Şam Valisi Muaviye isyan bayrağını açtı. Öldürülen halifenin kanlı gömleğini Şam halkını galeyana getirmek için camide teşhir etti.[kaynak belirtilmeli] Mısır Valisi görevinden ayrılarak Muaviye’nin yanına Şam’a gitti. Yemen ve Basra valileri, görevlerinden ayrılarak Osman’ın kanını talep etmek üzere Mekke’de biraraya gelen Aişe, Talha ve Zübeyr’e katıldılar.[3]

Muaviye, Cemel Savaşı’na fiilen katılmadı ancak savaştan önce Ali’ye karşı ayaklanmaları için Talha ve Zübeyr’e mektuplar yazmıştı.[3]

Aişe'nin Ali ile sorunları[değiştir | kaynağı değiştir]

627 yılında (Aişe henüz 15 yaşında iken) Gerdanlık Olayı olarak da bilinen İfk Olayı gerçekleşmişti. Bu olay Aişe'nin Muhammed'i bir sefer dönüşünde Müslüman bir askerle aldattığı iddiasıdır. Olaylar Muhammed'in Aişe'nin masumiyetini destekleyen ayetleri halka bildirmesi ve iddiaları yayanların kırbaçlanması ile sonuçlandı. Bu olay esnasında Ali'nin tavrı nedeniyle Aişe ve Ali'nin arasının açıldığı düşünülür.[3]

Aişe, Osman’a karşı isyan başlayınca hac için Mekke’ye gitmişti. Katilleri yakalamakta yavaş davrandığı gerekçesiyle Ali’ye karşı tavır aldı. Talha ve Zübeyr'i de yanına aldı ve birlikte Ali’nin halifeliğinden memnun olmayanların çoğunlukta olduğunu düşündükleri Basra şehrine gittiler.[4]

Aişe, Osman’ın öldürülmesinden önce, “O (Osman) kitabın hükmünü çiğnemiştir,” derken, Osman’ın öldürülüp yerine Ali’nin seçildiğini duyunca “Mazlum olarak öldürülmüştür," dedi.[3]

Talha ve Zübeyr'in Aişe'ye katılması[değiştir | kaynağı değiştir]

Talha ve Zübeyr ise Osman hayatta iken onu eleştirmişler ve aleyhinde bulunmuşlardı. Bunlar başlangıçta Ali’ye biad etmişler fakat umdukları valilik taleplerine olumlu cevap alamayınca ona karşı tavır almışlardı.

Basra Valisi Abdullah ile Talha ve Zübeyr’in Mekke’ye gidip hac dolayısıyla burada bulunan Aişe’ye katılmaları ve Osman’ın kanını talep etmek üzere biraraya gelmeleri, Emevioğulları için bulunmaz bir fırsattı.

Bu arada Ali, kendisine ilk tepki Muaviyeden geldiği için ona karşı savaş hazırlığı yapıyordu. Fakat Aişe ve diğerlerinin Basra’ya gittiklerini haber alınca, onların Basra’ya girmelerine engel olmak için hemen harekete geçti. Fakat geç kalmıştı ve Basralılar Aişe’nin yanında yer aldılar.[2]

Savaş[değiştir | kaynağı değiştir]

Kasım 656’da meydana gelen Cemel Savaşı’nda Aişe ordusunun mağlubiyeti, bu savaşa katılan Ümeyye oğulları kanadının da mağlubiyeti oldu. Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvam bu savaşta öldürüldü.[3] Ali, savaşı kaybeden Aişe'ye zarar vermedi ancak Medine’ye sürgün etti.[2]

Savaşın sonuçları ve önemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Cemel Vakası, İslam Devleti'nde yaşanan ilk iç savaştır ve İslam aleminin ikiye bölünmesinde kilometre taşı olan olaylardan birisidir.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ William Muir, The Caliphate: Its Rise, Decline and Fall from Original Sources. Chapter XXXV: "Battle of the Camel". London: 1891. sf 261.
  2. ^ a b c d e Karaköse, Hasan. Ortaçağ Tarihi ve Uygarlığı, Ankara, Nobel Yayın Dağım, 2002
  3. ^ a b c d e f g Sarıçam, İbrahim. Emevi-Haşimi İlişkileri, Ankara, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 1997
  4. ^ Karaköse, Hasan. Ortaçağ Tarihi ve Uygarlığı, Ankara, Nobel Yayın Dağım, 2002