Boğaz enfeksiyonu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Boğaz enfeksiyonu, gerçek bir tanıdan ziyade, anatomik bir tanıdır. Çünkü insan vücudundan boğaz diye tek bir organımız yoktur, boğaz vücudumuzun bir bölgesidir. Bu bölgede birçok farklı organ vardır, bu bölgenin tüm farklı enfeksiyonlarına genel olarak tıpta “üst solunum yolu enfeksiyonu”, halk arasında da “boğaz enfeksiyonu” denmektedir. Bu kavram kargaşasını ortadan kaldırmak için bu enfeksiyonları bölgelerine göre tanımlamakta fayda vardır.

Nedenleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Büyük çoğunluğu hasta kişiyle yakın temas sonucu bulaşan bir mikroroganizmaya bağlıdır.

Nedenleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Vakaların büyük çoğunluğu hasta bir kişiyle yakın temas sonucu bulaşan enfeksiyonlardan kaynaklanır.

Enfeksiyöz nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Viral

Enfeksiyon kaynaklı vakaların %40-80’İ virüslerle ortaya çıkmaktadır.[1][2] Adenovirüs en sık görülen viral nedendir. Orta seviyede lenf nodu şişmesi görülebilir çok ağrılı olmasına rağmen boğaz çok kızarık görülmemektedir. İnfluenza virüsü de yine yüksek ateş baş ağrısı genel yorgunluk ve ağrı hissiyle birlikte boğaz ağrısının eşlik ettiği farenjit tablosuna yol açabilir. Enfeksiyöz mononükleoz EBV (Ebstein Barr Virüsü) tarafından ortaya çıkarılır. Bademciklerde Beta enfeksiyonuyla karıştırılacak kadar şişme ve beyaz eksüdalar görülebilir.

Basit soğuk algınlığına neden olan rinovirüs, coranavirüs, respiratori sinsisyal virüs(RSV) ve parainfluenza virüsü gibi birçok virüs boğazda enfeksiyona, ayrıca komşuluk yoluyla kulak enfeksiyonuna ve daha aşağı bölgelrde akciğer enfeksiyonuna da yol açabilir.

Bakteriyel nedenler

A grubu beta hemolitik streptokoklar bakteriyel farenjitin en sık nedenidir. Ancak bunu dışında birçok bakteri insanlarda boğaz enfeksiyonuna yol açabilir. Streptococcus pneumoniae,Haemophilus influenzae, Bordetella pertussis,Bacillus anthracis, Corynebacterium diphtheriae,Neisseria gonorrhoeae, Chlamydophila pneumoniae, and Mycoplasma pneumoniae.[3]

Streptokokal farenjit

Bakteriyel farenjitlerin en sık nedenidir.[4] Bakteriyel farenjitlerin %15-30'u A grubu beta hemolitik streptokoklar tarafından oluşturulur.Ateş, boğaz ağrısı ve boyundaki lenf bezlerinin şişmesi en sık görülen belirtilerdir .Oldukça bulaşıcı bir enfeksiyondur. Hasta kişiyle yakın temas sonucu bulaşır kesin tanı boğaz kültürüyle konmaktadır. Antibiyotik tedavisi komplikasyonları önlemek ve daha hızlı iyileşmeyi sağlamak amacıyla uygulanır. [5]

Difteri

Daha çok larenjite yol açan ve potansiyel olarak hayatı tehdit eden ağır bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Corinebakterium Diphteria tarafından oluşturulur. Gelişmiş ülkelerde yaygın aşılama sonucu artık neredeyse görülmemektedir ancak 3. Dünya ülkelerinde ve bazı Doğu Avrupa ülkelerinde hala görülebilir. Difteride antibiyotik kullanımı erken evrelerde etkilidir, ancak iyileşme genellikle çok yavaştır.

Mantara bağlı

Bazı farenjitler de Candida Albicans türü mantar enfeksiyonları tarafından oluşturulur.

Enfeksiyon dışı nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Farenjit soğuk hava,sıcak içecek, mide asidi reflüsü(geri kaçma) gibi, termal, kimyasal veya mekanik iritasyonla da ortaya çıkabilmektedir.

Belirtileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Enfeksiyonun bulunduğu bölgeye göre farklı farklı belirtiler olabilir. Ancak en sık görülen belirtiler boğazda yanma hissi, özellikle yutkunurken ağrı, eğer nazofarinks bölgesi etkilendiyse birlikte burun akıntısı, geri akıntıya bağlı olarak öksürük dahi olabilir.

Larenjit dediğimiz ses tellerinin etkilendiği bir enfeksiyonda köpek havlaması gibi sesli boğuk bir öksürük de olabilir. Nefes alırken stridor dediğimiz ötme, bazen nefes zorluğu, hatta nefes durması bile olabilir. Bazı boğaz enfeksiyonları sırasında ateş, kusma, karın ağrısı, kusma gibi genel belirtiler de olabilir.

Sınıflama[değiştir | kaynağı değiştir]

Bulunduğu anatomik bölgeye göre enfeksiyon farklı bir isim alır.

Nazofarnejit: Genelde basit nezledir, -nazo kökü burnu, farinks yutak bölgesini ifade eder. Yani bu burun arkasındaki geniz boşluğuyla, yutağın birleştiği bademcik öncesindeki boğaz bölgesinin enfeksiyonudur. Kızarık olması burada iltihap olduğu ve antibioitk kullanılması gerektiği anlamına gelmez. Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz. İltihaplı diyebilmek için çok yoğun kırmızı, hatta üzerinde beyaz iltihapların görülmesi gerekir ki, bu durum genellikle bu bölgede olacak bir şey değildir. Ancak bazen geniz etinin iltihaplanması veya varolan sinüzite bağlı olarak bu bölgeden geriye yeşil-sarı renkli iltihaplı bir akıntı görülürse o zaman bakteriyel bir nazofarenjit veya sinüzit olabileceği için antibiotik kullanmak gerekecektir.

Tonsillit: Tonsil bademcik demektir, bu bademciklerin iltihabını ifade eder, sadece hafif kızarık olması yine bir anlam taşımaz. Üzerinde beyaz iltihap varsa, bu durum sıklıkla Beta enfeksiyonundan kaynaklanır, beta testi pozitifse 10 gün antibiotik mutlaka şarttır. Ancak sık tekrarlayan beyaz iltihap+ateş tablosu enfeksiyon değil, periyodik ateş yapan hastalıklardan PFAPA sendromundan da kaynaklanıyor olabilir. Halk arasında öpücük hastalığı adı da verilen Epstein-Barr virsü (EBV) enfeksiyonları da Betaya benzer şekilde beyaz iltihap yapabilir, antibiotikten 3 gün sonra düzelmiyorsa şüphelenilebilir, bazı özel kan testleri ve kanın mikroskopta incelenmesiyle tanı konabilir.

Larenjit: Larinsks dediğimiz ses tellerinin enfeksiyonudur, çoğu zaman viraldir, sıklıkla gece yarısı aniden köpek havlaması gibi tipik sesli öksürüğüyle tanı konur. Bu enfeksiyona krup, psödokrup, veya yalancı difteri gibi çeşitli isimler de verilmektedir. Viral olduğu için çoğu zaman antibiotik vermeden, soğuk ilaçlı buharlarla, bazen de kortizon türü ilaçlar verilerek tedavi edilir. Yemek yerken nefes borusunun kapanmasını sağlayan epiglot kapağı da iltihaplanırsa genelde ateş de olur, bu kruptan çok daha ağır bir enfeksiyondur. Sonuç olarak kruplara ateş eşlik ediyorsa epiglottit olabileceği endişesiyle antibiotik başlanmalıdır. Larenjit(krup) ve epiglottit doktorların standart boğaz muayenesinde gözle görülmeyen enfeksiyonlardır, tipik sesli öksürük duyularak tanı konur, daha ileri değerlendirme gerektiğinde nadiren kulak burun boğaz doktorlarından konsültasyon istemek gerekebilir.

Tanısal Yaklaşım[değiştir | kaynağı değiştir]

Genellikle viral veya bakteriyal ayrımını yapmak sadece belirtilere bakarak zordur, sıklıkla bakteriyel nedeni dışlayabilmek için bir boğaz kültürü ve/veya hızlı testlerin yapılması önerilebilir.[6]

Tedavi[değiştir | kaynağı değiştir]

Genellikle semptomatik tedavi dediğimiz belirtilerin hafifletilmesine yönelik tedavi yeterlidir. Ateş ve ağrı için ağrı kesici-ateş düşürücü parasetamol gibi ilçalardan faydalanılabilir. (Önemli not:Özellikle İnfluenza ihtimali yüzünden, Reye sendromu riskinden dolayı aspirin kesinlikle kullanılamalıdır)[7] Boğaz ağrısı için bol sıvı, özellikle ıhlamur tarzı bitki çayları, bol meyve tüketimi önerilir. Çok şiddetli boğaz ağrısı varsa lokal anestetik(uyuşturucu) ve antienflamatuar(yangı giderici) maddeler içeren pastil ve spreylerden de faydalanılabilir. Spesifik tedavi sadece bakteriyel, mantar ve virüslerden Herpes simpleks olduğunda etkilidir.

Boğaz enfeksiyonunda ne zaman antibiotik kullanmalıyız? Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, araştırmalara göre üst solunum yolu enfeksiyonlarının  %80’i viraldir, yani antibiotik gerekmez, ancak hasta baskısı, doktor endişesi gibi çeşitli nedenlerle %80’ine antibiotik verilir.[8] Bir kişinin üst solunum yolu enfeksiyonu varken antibiotik alması için bazı kriterler gerekir:

  • Bademcik üzerinde beyaz iltihap varsa(bazen bu durumda bile gerekmeyebilir)
  • 5 günden uzun süren öksürük-nezleye eğer 3 günden uzun süren bir ateş ekleniyorsa
  • Ateş sık çıkıyorsa, kontrol altına alınamıyorsa
  • Kan testlerinde bakteriyel enfeksiyonu destekleyen bulgular varsa.
  • Krupla birlikte yüksek ateş var ve epiglottit şüphesi varsa

Önemli not: Bu bulgular yokken antibiotik almayın, verilmesini talep etmeyin, veriliyorsa da lütfen neden verildiğini doktorunuza sorun.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Marx, John (2010). Rosen's emergency medicine: concepts and clinical practice (7th bas.). Philadelphia, Pennsylvania: Mosby/Elsevier. Chapter 30. ISBN 978-0-323-05472-0. 
  2. ^ Acerra JR. "Pharyngitis". eMedicine. http://emedicine.medscape.com/article/764304-overview. Erişim tarihi: 28 April 2010. 
  3. ^ Bisno AL (January 2001). "Acute pharyngitis". N Engl J Med 344 (3): 205–11. doi:10.1056/NEJM200101183440308. PMID 11172144. 
  4. ^ Baltimore RS (February 2010). "Re-evaluation of antibiotic treatment of streptococcal pharyngitis". Curr. Opin. Pediatr. 22 (1): 77–82. doi:10.1097/MOP.0b013e32833502e7. PMID 19996970. 
  5. ^ Choby BA (March 2009). "Diagnosis and treatment of streptococcal pharyngitis". Am Fam Physician 79 (5): 383–90.PMID19275067
  6. ^ Del Mar C (1992). "Managing sore throat: a literature review. I. Making the diagnosis". Med J Aust 156 (8): 572–5.PMID1565052
  7. ^ Thomas M, Del Mar C, Glasziou P (October 2000). "How effective are treatments other than antibiotics for acute sore throat?". Br J Gen Pract 50 (459): 817–20.PMID11127175
  8. ^ Cho HJ, Kim CB. Prescription behaviours of office-based doctors to standardized common cold patients in Korea.Pharmacoepidemiol Drug Saf. 2002 Jul-Aug;11(5):401-5.PMID12271882

Dış Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]