Boğatepe, Kars

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Boğatepe
—  Köy  —
Kars
Kars
Ülke Türkiye Türkiye
Coğrafi bölge Doğu Anadolu Bölgesi
İl Kars
Yönetim
 - Tür Köy muhtarı
Nüfus (2000)
 - Toplam 321
  [1]
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
Posta kodu 36...
İl alan kodu 474
İl plaka kodu 36
Website: [2]

Boğatepe, Kars ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

Konu başlıkları

[değiştir] Tarihi

Kars'in bilinen ilk sâkinleri Hurrilerdir. Daha sonra Hititlerin hâkimiyetine girmislerdir. Hurriler bölgeye “yüksek ülke” veya “yukari eller” demislerdir. Bölge, daha sonra Urartularin isgâline ugradi. M.Ö. 8. asirda Kimmerler buradan geçtiler. Asurlar ve Babiller buraya hâkim olamadilar. Iskitler M.Ö. 7. asirda bu bölgeye hâkim oldular. M.Ö. 6. asirda Perslerin istilâsina ugradi. Dârâ, Kafkasya Seferini buradan geçerek yapti. M.Ö. 4. asirda Makedonya KraliIskender, Persleri yenerek burasini ele geçirdi. Partlar ve bunlara bagli Ermeni derebeylikleri zaman zaman bölgeye hâkim oldular. M.Ö. 1. asirda Pontos Kralligini yikan Romalilar bu bölgeye yaklasti. M.S. 2. asirda Romalilarin eline geçti. Daha sonra Partlar ve onlarin yerine geçen Sâsânîler ile Romalilar arasinda el degistirdi. M.S. 395'te Roma ikiye bölününce bu bölge, bütün Anadolu gibi Dogu Roma (Bizans)nin payina düstü. Bu bölge, Bizans ile Sâsânîler arasinda sik sik el degistirdi ve buradaki derebeyleri bâzan Iran bâzan da Bizans'a tâbi oldular. M.S. 7. asirda Islâm ordulari bu bölgeyi fethedince Ermeni derebeyleri, Abbâsî halifelerine tâbi oldular. Bölge ahâlisi, kütleler hâlinde Islâmiyetle sereflenerek, Islâmiyet, Kars ve civarinda hizla yayildi. Türk Sâcogullari ve onlarin yerine geçen Seddâdiler bu bölgeye hâkim oldular ve Ermenilerle mücâdele ettiler. Onuncu asrin ortasinda Kars'a 50 km mesâfede Ani sehrini bassehir yapan Ermeni derebeyleri 1044'te Bizanslilar tarafindan bölgeden kovuldular. Yirmi senelik Bizans hâkimiyetinden sonra büyük Türk Hakani Selçuklu Sultani Alparslan 1064'te Ani'yi fethederek Bizanslilari buradan atti. Kars, Anadolu'nun Türkler tarafindan fethedilen ilk parçasi oldu. Bu fetih 1071 Malazgirt Zaferinden yedi sene önce olmustur. Türkiye Selçuklulari Devletini kuran Kutalmisoglu Süleyman Sahin babasi Kutalmis Bey, 1049 ve 1053 Anadolu akinlarina giderken Kars'tan geçti. 1058 akininda Selçuklu sehzâdelerinden Yakuti Kars'in dis mahallelerini fethetti. Sultan Alparslan, 1068'de Ardahan'i fethetti. Alp Arslan'in oglu SultanMeliksah, Kars'i geri almak isteyen Bizanslilari 1080'de yenerek bu bölgeyi Erzurum'u merkez yapan Saltukogullarina verdi. 1124'te Gürcüler, Ani ve Kars'i ele geçirince, Saltukogullari 1153'te Kars'i geri aldi. 1226'da Celâleddin Harezmsah, Ani'yi kusatmis fakat alamamistir. Tiflis'i fethetmistir. 1239'da Mogollar Kars ve Ani'yi alarak, Gürcüleri buradan uzaklastirmislardir. Sirasiyla Ilhanlilar, Celâyirliler, Tîmûrlular, Karakoyunlular ve Akkoyunlular bölgeye hâkim oldular. Tîmûr Han, 1394, 1400 ve 1403'te Kars'tan geçti. Safevîler, Akkoyunlu Imparatorlugunu yikinca, mîrasina konarak Kars'a hâkim oldular. Bu sirada Osmanli Devletinin sinirlari da Kars'a dayanmisti. Yavuz Sultan Selim Han, Çaldiran Seferinden dönerken Kars Kalesi yakininda konakladi. Kars ve çevresi, 1534'te Kânûnî Sultan Süleyman Hanin ilk yillarinda Safevîlerden Osmanlilara geçti. Osmanli Devleti ile Safevî Devleti arasindaki stratejik çarpismalar, Kars bölgesinde cereyan etti. 1548'de Sultan Süleyman Han, Kars Kalesini tahkim ettirdi. Safevîler, zaman zaman Kars'a saldirdilar. Sultan ÜçüncüMurâd Han, 1579'da birkaç hafta içinde Kars sehrini yeni bastan insâ ettirip, kale, sur, câmi ve her türlü tesisleri yeniden yaptirdi, böylece 16. asirda Türk ordusunun istihkâm sinifi burada parlak bir imtihan verdi. Kars, Osmanlilarin askerî bir üssü ve serhat sehri oldu. 1604'te Safevîler, âni bir hücumla Kars'i isgal ettilerse de tekrar çikarildilar. 1616'da Kars Kalesi yeniden genis ölçüde tahkim edildi. Sultan Dördüncü Murâd Han, Revan Seferinde buradan geçti ve Kars'i yeniden îmâr etti. On yedinci asirda Kars ve Çildir, iki ayri beylerbeyligin merkezleri oldular. 29 Mayis 1664'te baslayan ve bir hafta devam eden zelzele büyük zarar verdi. 1734'te Nâdir Sah Avsar, Kars'i iki defa, 1744'te üçüncü defa kusatti ise de alamadi. 1807'de Ruslar, Kars'a kadar yaklasti fakat Osmanli ordusu, Ruslari yenerek, Tiflis'e geri çekilmek mecburiyetinde birakti. 1821-1823 arasinda Iranlilar, Kars topraklarina akinlar yaparak Osmanlilari yiprattilar. Sonra da Ruslar, saldirarak 15 Temmuz 1828'de Kars'i isgal ettiler. 8 ay sonra Edirne Muâhedesi ile Kars'i terk ettilerse de Kars'in üçte ikisini ve târihi bütün eserlerini, câmi ve türbeleri imhâ ettiler. 1853-1856 Kirim Harbinde bu bölgede büyük savaslar oldu. Ruslarin 29 Eylül 1855 taarruzu Kars halkinin (genç, yasli, erkek, kadin ve hatta çocuklarin) destegi ile Müsir Mehmed Vâsif Pasa emrindeki Türk ordusu tarafindan geri püskürtüldü. Bu zaferin hatirasi olarak altin, gümüs ve bronz“Kars 1272” madalyalari bastirildi ve Kars sehrine “Gâzi” ünvani verildi. Halk üç sene vergi ve askerlikten muaf tutuldu. Ruslar, 1856'da Paris Antlasmasi ile bu bölgede 5 ay kaldiktan sonra geri çekildiler. Kars çevresinin ikinci Rus isgali böylece sona erdi. Doksanüç Harbi denen 1877-1878 Türk-Rus Harbinde Kars çevresinde dünyâ çapinda önem tasiyan muhârebeler olmustur. Bu târihte Kars 20 bin nüfuslu ve 25 câmili bir kale sehriydi. Müsir Gâzi Ahmed Muhtâr Pasa, sayica üstün Rus kuvvetlerini üç meydan muhârebesinde yendi. Bunun üzerine komutanini Rus Çari azletti. Müsir Gâzi Muhtâr Pasa dördüncü bir savasa girmedi. Osmanli ordusu kazansa bile ordunun zâyiâti ile bütün dogu bölgesi Ruslari durduracak bir güçten mahrum kalacakti. Böyle stratejik sebeplerle orduyu Erzurum'a geri çekti. Bu sebeple Kars, 18 Kasim 1877'de üçüncü defa isgal edilmis oldu. Ruslar, üç gün üç gece Kars'i yagma ettiler. Bütün câmi, türbe ve târihî eserleri imhâ ettiler ve Müslüman Türk halkini korkunç bir katliam ile öldürdüler. Kars'i, Tiflis'te bulunan Kafkasya Umûmî Vâliligine bagladilar. 1878-1881 arasinda üç yil içinde 82.000 Türk, Kars'i terk edip, Erzurum çevresine yerlesti. Bunun 11.000'i Kars'in içindendi. Ruslar, Kars'a Ermeni, Rum, Süryânî, Eston ve hattâ Ukraynali yerlestirdiler. 1897'de Kars'ta yüzde 51 Türk kaldi; 1914'te Türklerin miktari yüzde kirka indi. Birinci Dünyâ Harbinde Ruslar, Kars Türklerini Osmanli ordusuna yardim ediyor diyerek katlettiler. Bu katliamdan sadece 22.000 Türk kurtularak Bakü'deki Müslüman Cemiyetinin himâyesinde yasadilar. Azerbaycanli Türkler soydaslarina sâhip çiktilar. 1918 basinda Osmanli ve müttefiklerine yenilen Rusya, silâhlarini birakip, Brest-litovsk Muâhedesi (Antlasmasi) ile Kars, Artvin ve Batum'uOsmanli Devletine terk etmistir. Az sonra Ingiltere ve müttefikleri gâlip gelince, Ingilizler bu antlasmayi kabul etmeyip, Ruslar ve Ingilizler Kars'a Ermeni doldurup, Kars'taki bütün Türkleri katlettirdiler. Bu katliamdan sâdece üç Türk kurtuldu. Posof ve Ardahan'i Gürcüler isgâl ettiler. Türk Istiklâl Harbinde 15'inci Kolordu Komutani Kâzim Karabekir Pasa, 30 Ekim 1920'de Kars'i kurtardi. Kars Kalesine sanli Türk Bayragini 34. Alay subaylarindan Yüzbasi Abdurrahman Bey “Besmele-i serif” ile yeniden çekti. Rusya 16 Mart 1921 Moskova Muâhedesi ile Batum hâriç olmak üzere, Kars ve Arvin'in Türkiye'ye iâdesini kabul etti. Bu muâhede, 13 Ekim 1921 Kars Muâhedesi ile Ermenistan ve Gürcistan tarafindan da kabul edildi. Hiristiyan azinliklar Kars'i bosalttilar. Sehrin eski sakinleri yurtlarina yerlestiler. Ikinci Dünyâ Harbinden sonra Rus devlet baskani Stalin, Kars ve Ardahan'i istedi ise de, bu arzusunda israr edemedi. Ermeni terör teskilâtlarinin Türkiye aleyhtari faaliyetlerinin hedefi Türklerin Anadolu'da ilk fethettikleri bu topraklari Rusya'nin isgaline yeniden sokmaktir. Kars, buram buram Türklük kokan, gâzi, kahraman bir serhat sehridir. Sanli bir târih ve o derece sikintili günler yasamistir. Ruslar üç isgal ile Kars'i tamâmen imhâ ederek, harâbe hâline getirmislerdir. Kars yeniden gelismekte olan bir ilimizdir.


[değiştir] Turistik Mekanlar

Kars tabiî güzellikleri ve târihî eserleri bakimindan zengindir. Târihî eserlerin çogu yikik durumdadir. Ilk yapilis seklini koruyan eser çok azdir. Kars Kalesi: 1152'de Saltukogullarinda Sultan Melik Izzeddin tarafindan Mîmar Firuz Agaya yaptirilmistir. Sultan Üçüncü Murad Han devrinde büyük ölçüde tamir ettirilmistir. Içkale günümüze kadar saglam olarak gelmistir. Diskale surlarinin kalintilari vardir. Kalede 220 burç ve kule 2000 mazgal bulunur. Evliyâ Câmii: 1579'da yapilmistir. Bu devirde yapilan camilerin en önemlilerindendir. 1628'de yikilmissa da sonradan tâmir ettirilmistir. Beylerbeyi Sarayi: 1579'da devrin Beylerbeyisi için yapilmis iki katli bir binâdir. Osmanli devri sivil mîmârîsinin güzel örneklerindendir. 1828'de Osmanli-Rus savasinda yikildi ise de yeniden yapilmistir. Havarîler Kilisesi: 932-937 seneleri arasinda yaptirilmistir. 1579'da câmiye çevrilmis ve Kümbet Câmii ismini almistir. 1778'de Ruslar tarafindan tâmir ettirilerek tekrar kiliseye çevrilmistir. Günümüzde müze olarak kullanilmaktadir. Mesire yerleri: Kars ili, yaylalari, gölleri ve temiz havasi bakimindan çok zengin illerimizdendir. Sarikamis ilçesine 4 km uzaklikta orman içi dinlenme yeri olan Soguksu ilin önemli mesire yerlerindendir. Sarikamis ormanlari gezilmeye deger güzel yerlerdir. Kaplicalar: Kars, sifali su kaynaklari bakimindan da zengin ise de, gerektigi sekilde faydalanilmamaktadir. Sifali su kaynaklarinin çogunda tesis yoktur. Ilin çesitli yerlerinde maden sulari çikmaktadir.


[değiştir] Kültür

Oğuz Türk kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.


Köyün kültürü NEVRUZ BAYRAMI : “Akşamlar aşk olsun bayram gecesi, bu ayın nurudur Sultan-ı Nevruz.”Nevruz (Noruz) yeni gün anlamındadır. Dört mevsimin birincisi olan ilkbaharın başlangıcı, doğanın uyandığı gündür. Her şey yeni doğar, her şey yeni başlar ve her şey taptazedir. Bu bayram bütün bayramların sultanı olarak kabul edilir. Kurban bayramından, şeker bayramından daha parlak olarak kutlanır. Bu bayramda Türk gençliğinin çok eski anıları yaşamaktadır. Bugün “Ergenekon günüdür” derler. Buna sebep şudur: Eski Türkler komşuları Çinlilerle geçinemezlerdi. Yapılan bütün savaşlarda üstündüler. Yüzyıllarca durum aynen devam etti. Yağının bütün hilelerinden, şerrinden uzak kaldılar. Fakat bu uzun sürmedi. Kendilerine dostluk teklif eden yağının bir gün hücumu karşısında kaldılar. Bütün Türkler Çinlilerle yaptıkları bu savaşta imha edildiler. Yalnız bir delikanlı ve bir kız kaldı etrafı aşılamaz dağlarla çevrili bir yaylaya sığındılar ve oraya da ERGENEKON dediler. Çocukları doğdu, torunları oldu. Soyları dört yüz yılda dörtyüzbine vardı. Bir gün dağın çatlaklarından yaylaya bir bozkurt girdi. Türkler kurdun gireceği yerden çıkacağını düşündüler. Bürütecen adındaki demirci odun ve kömür taşıyarak dağı eritti. Türkler Ergenekon denilen bu yayladan gece ile gündüzün eşit olduğu ve tam ilkbaharın başlangıcı sayılan Nevruz günü çıktılar. Eski ülkelerini aldılar. Çinlileri bir intikam hırsı ile yendiler ve sonra da bütün dünyaya yayıldılar. Nevruz için söylenenler sayısızdır. Kars’ta kış ayları çok uzun sürer. Halk kış süresini üç bölüme ayırır:

a) Büyük Çile : Kış girdiği günden, 21 Aralık’ tan itibaren, 40 gündür.b) Küçük Çile : Kırkbirinci günden itibaren 20 gün sürer.c) Nevruz : Küçük çilenin son günü toprağa cemre düşer, yere nefes gelir derler. Cemreler havaya ve suya düşer. Toprak hava ve su ısınmaya başlar nihayet nevruz gelir. Nevruz anıları sözlü halk edebiyat ürünleri arasında kendisini çok sık gösterir. Ahır Çerşenbe, yeddi levin, baca baca gibi günlerin özellikleri ayrı ayrıdır. Bu ayda ateşli bir bayram hazırlığı yapılır. Şöyle ki :Herkes azizine (sevdiklerine) gidecek armağanları temin eder. Nişanlı kızlar bey çorabı dokur, mendil işler; genç gelinler baba veya kardeşlerini karşılayacak hediyeler alırlar. Evler silinir, süpürülür ve bütün ev temizlenir. Her şey baştan aşağıya kadar yıkanır. Tandır yanan damlara su serpmek suretiyle undan nakışlar at resimleri, insan resimleri, çiçek ve ağaç resimleri çizilir. Herkes bayram harçlığını ayırır ve bunu o gün harcar. En az yedi çeşit yemiş alınır ve bunlar birbirine karıştırılır. Babalar kızlarına, kardeşler bacılarına (kız kardeş) akrabalar istekli yakınlarına en değerli hediyeleri alır ve hazırlarlar. Bayram ayının son Çarşamba günü çerşenbedir. Bundan sonra Çarşamba yoktur. Bu gece gelmeden önce Salı (tek günü) kabir üstüne gidilir. ( Kabir üstü, ölüleri anma günüdür) Çeşitli yemişler, pilav, helva gibi yiyecekler hazırlanarak mezarlığa götürülür ve orada bulunanlara ölü hayrına (bilhassa fakirlere) dağıtılır. Ölülere kuran okunur. Ölülere mezar taşları dikilir. Bu adetler 15. Ve 16. Yüzyılda Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türk oymaklarında da süre gelen adetlerdir. Salıyı çarşambaya bağlayan gece (ahır çerşembe) tontar denilen ateşler yakılır. Ateşin üzerinden atlanır. Yağlı paçavralardan toplar yapılarak ateş verilir ve havaya atılarak oynanır. Avlu duvarlarına (dış kısımlar) sokulan ufak sopalara sarılan paçavralara ateş verilir. Avlu duvar diplerine hayvanlarını bağlamak anlamına gelen ufacık kazıklar çakılır. Bu gece aile reisi önceden almış olduğu yedi çeşit meyveyi ortaya döker. Evden olup da uzakta bulunanların hisseleri ayrıldıktan sonra, kalan kısım ise evdekiler tarafından eşit olarak bölünür. Bu gece kapıyı dinleyenler olacağından çok tatlı konuşmalar yapılır. Kapı dinlemeye gelenler niyet tutarlar ve dinledikleri yerden duyduklarına göre istikballeri hakkında yorumda bulunurlar. Bu yorumların gerçek olduğuna inanılır. Genç kız ve erkekler dileklerinin yerine gelmesi için soğuk suda yıkanırlar. Bu gecenin en güzel eğlencelerinden biriside şudur: kız ve gelinler çaya giderek su alırlar ve evde suya iğne, yüzük atarak eğlenirler. Su herkesin görebileceği bir yere boşaltılır. Elenecek çiftler iğne kabul edilerek delik kısmına pamuk tıkanır iki iğne leğenin iki ayrı ucundan bırakılır. İğneler suyun yüzünde kavuşurlarsa dilek sahibi gençlerde kavuşacaklar, aksi olursa kavuşamayacaklar demektir. İkinci oyun ise, suya yüzük atma oyunudur. Oyuna katılanlar suya yüzüklerini atarlar. Birisi mani söyler ve elini suya daldırarak bir yüzük çıkarır. Yüzük kimin ise belli olur ve yüzük üzerine söylenen mani yorumlanır. Her maninin kendine has bir anlamı vardır. Köyün yemekleri haşıl , hangel , kuşekmeği , erişte çorbası , evelik corbası , kars böreği , kete , kesme çorbası , hasuda (tatlı), katmer vazgeçilmeyen lezzetleridir. Bölgede mandıracılık gelişmiştir. Avrupaya ihrac edilen dünyaca ünlü gravyer peyniri ve kars kaşarı üretilmektedir. Kaynak:Doğuş Oruçoğlu

[değiştir] Coğrafya

Kars il merkezine 40 km uzaklıktadır.

[değiştir] İklim

Köyün iklimi, Karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

[değiştir] Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2008
2000 321
1997 251

[değiştir] Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

[değiştir] Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 - Hayreddin Omur
1999 -
1994 -
1989 -
1984 -

[değiştir] Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi var ama kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT acentesi vardır. Boğatepe´nin sağlık ocağı vardır ancak faal değildir. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

[değiştir] Dış bağlantılar

Kişisel araçlar
Ad alanları

Türevler
Eylemler
Gezinti
Katılım
Yazdır/dışa aktar
Araçlar