Arhavi, Artvin
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Konu başlıkları |
[değiştir] ARHAVİ
|resmi_ismi = Arhavi |göbekadı = Arkabi |anlam = |motto = |image_skyline = |imagesize = | = |harita_başlık = Arhavi |idari =ilçe |il_ismi =Artvin |bağlı_idare =il |bağlı_idare_ismi =Artvin | = |başkanı = COŞKUN HEKİMOĞLU |başkan_www = |Kuruluş_öncesi = |Kuruluş_yılı =
|area_magnitude = |toplam_km2 = 314 km2 |yüzölcümü_kara = 260 km2 |yüzölcümü_su = 54 km2 |= |rakımı = 10 | = |nüfusu_merkez = 24.500 |nüfusu_çevresi = |nüfusu_yoğunluğu = 10 |latd= |latm= |lats= |latNS= |longd= |longm= |longs= |longEW= |alan_kodu = 466 |posta_kodu = 08200 |plaka_kodu = 08
Arhavi, Artvin iline bağlı bir ilçedir.
İlçe toprakları 41 derece 06' ve 41 derece 22 ' kuzey enlemleri ile 41 derece 14' ve 41 derece 30' doğu boylamları arasında yer almaktadır. Doğu Karadeniz Dağları’nın kuzeyine yerleşmiş olan ilçe kuzeyden Karadeniz, batıdan Rize iline bağlı Fındıklı ilçesi, doğudan Hopa ilçesi, güneyden kısmen Borçka ve Yusufeli ilçeleri ile çevrilidir. Yüzölçümü 314 Km.2 olan Arhavi, Kamilet ve Derecik olmak üzere iki vadi üzerinde 30 köy ve 7 mahalleden oluşur. Arazi yapısı olarak engebeli ve dağlıktır. İlce merkezi ile merkeze bağlı mahalleler köylerin aksine gerek iskana gerekse tarıma elverişli konumdadır.Doğu karadeniz bölgesinin tipik dağlık yapısının hakim olduğu ilçede 3000 metreye yakalaşan zirvelere sahip olan dağlar(Çatalkaya dağı 2985m.,Koyunyayla 2292m.,Mete 2142m.,Dikme 2068m.) bulunmaktadır..Ayrıca şehir merkezinde ciha dağı ve kalesi turistik ve tarihi merkezlerindendir...Genellikle Rus ve Gürcü turistler gelir,orda pazar açar.Arhavi lazca(arkhabi)demektir..Arhavi 2 vadi üzerine kurulmuştur. Ünlü sanatçı Cengiz Kurtoğlu ve merhum Erkan Ocaklı Arhavi'lidir. İşadamları MNG holding,ÇARMIKLI holding ve NUROL arhavilidir
[değiştir] TARİH
a) TARİHİ YAPISI (X) :
Arhavi Halkı’nın Kökeninin Kısa Bir Tarihçesi
Kafkasya ve Doğu Karadeniz Bölgesi, MÖ dönemlerden beri çeşitli kültür ve uygar- lıklara yurtluk etmiştir. Arhavi halkı ve coğrafyası da bu tanımın içindedir.
Lazları da içine alan Kolheti kültürü bunlardan birisidir.
Kolheti ismi, tarihi süreç içinde siyasi bir birliğin adı olarak ortaya çıkmış, egemen olduğu coğrafyaya da kendi adını vermiştir. Lazlarla çok yakın ilişkisi bulunan Kolheti Kral- lığı, bu özelliği ile konumuzun özünü oluşturmaktadır.
Gerek coğrafi bir terim ve gerekse siyasi bir özne olarak tarihte, Kolheti ismi, değişik dillerdeki fonetik özellik ve telaffuz ayrılıkları nedeniyle, Kolh, Kolheti, Kolkis, Kolhida... ve benzeri oniki çeşit olarak yazılan ve söylenen bir isim olmuştur.
Önce bu oniki çeşit isimle literatüre geçmiş Kolhet’nin Laz terimi ile olan ilişkisine bir göz atalım.
Bizanslı tarihçi Prokopius “ Eskiden kullanılan Kolh adı, Laz adı ile değiştirilmiştir” diyor. ( 6. yüzyıl Priskos, Bella Cotli ve Savaş tarihi 11, 17)
Yine Bizanslı Agastias da, çok eski çağlarda Lazlara, Kolh deniliyordu diyor. (6. yüz- yıl Bizanslı Tarihçisi Agastias 1, 3 )
Öyle ise tarihte, Kolheti’ nin (oniki yazılışından biri ile) geçtiği her metin, Lazlardan veya Lazların da içinde bulunduğu siyasi birlikten bahsediyor demektir.
Şimdide Kolheti’nin neresi ve kimlere ait uygarlık olduğuna değinelim:
Kesin bir çizgi ile belirtmemiz mümkün olmamakla beraber Kolheti, Kafkas Dağları’ nın güney eteklerinden başlayıp Trabzon’a kadar uzanan, doğuda Suram eteklerine kadar va – ran bir bölgenin adıdır. İsminin tarihi süreç içinde, üzerinde kurulmuş bulunan Kolheti Krallı- ğı’ndan geldiği kesindir.
Kolheti Krallığı’nın orijini, eldeki mevcut kaynak ve arkeolojik bulgulara göre MÖ 12-11. yüzyıllara kadar izlenebiliyor. Başlangıçta iki halk gurubunun oluşturduğu, bilahare birçoklarının dahil olduğu ve geliştirdiği bir uygarlıktır. İlk dönemlerde krallığın halkını Eg- risililer (Laz) ve Abhaz-Abazalar oluşturuyordu. (George Amicba’nın Doçentlik tezi, Orta – çağda Abhazlar, Lazlar).
Ancak, Ergisi (Laz) ve Abhaz- Abaza isimleri, devletin belirleyici simgesi olarak hiç kullanılmamış, bütün kaynaklarda devletin oniki çeşit yazılışı ve okunuşu olduğunu anlattığı- mız Kolh, Kolheti, Kolhida, Kolkis... Krallığı olarak anılmıştır.
Milat yıllarında, Trabzon’a kadar olan bölgeye, Kolheti halklarından bir Megrel- Laz göçü olmuştur. Milattan sonraki ilk yıllarda da Romalılar bu Krallığı Egrisi (Laz) soyundan gelen krallara devretmişler ve Kolheti Krallığı’nın ismini Lazika Krallığı’na dönüştürmüşler- dir.
İşte bundan sonra Laz ismi tarih sayfalarına girmiştir. Bu ismin, yani Laz isminin ilk kullanıldığı eser, 79 yılında Romalı müellif Plinius’un “Naturalis Historia” adlı eseridir.
Lazika Krallığı ismi ortaya çıkmadan önceki dönemlerde Kolheti Krallığı veya oniki çeşit isminden biri söylendiği zaman halk olarak ya Egrisilerden (Laz) veya Abhaz- Abazalar- dan bahsediliyor demekti. Bilahare de Çerkesler, hatta İskitler bu uygarlığa dahil olmuşlardır. Gürcülerin Kolheti uygarlığına dahil olmaları Çerkes ve İskitlerden ve de Lazika Krallığı’nın ortaya çıkmasından çok sonradır. Gürcüler 483 yılında Laz ülkesine Perslerden kaçarak göç etmişler ve Lazlarla ilk defa bu göç sebebiyle tanışmışlardır. (Papili Lazer 58 – 69. sayfalar)
Gürcülerin bu uygarlık içinde en hakim halk ögesi olarak Krallığın başını çekmeleri, çok sonra, 11. ve 12. asırlarda olmuştur.
Lazcada ka takısı, küçüklük, yavruluk, özlük, pratiklik gibi içten birkaç anlatımı kap- sar. Mamalika, Xocika, Kuxraka kelimelerinde olduğu gibi. Bu takının, devrinin Roma lehçe- sinden alınmış olması çok muhtemeldir. Çünkü Kolheti Krallığı, Roma gibi dev bir imparator- luğu kuzey-doğu hududunda bulunan bir krallık iken, Roma tarafından kendisine sınır krallığı (vasallık) yüklenen ismi de Lazika Krallığı’na dönüştürülen, Roma’ya göre küçük bir krallıktır. Bu yüzden Laz ismine bir ka takısının eklendiği ve isminin, Lazika Kırallığı’na dönüştürüldü – ğü anlaşılmaktadır.
5. ve 6. yüzyıllarda Bizanslılarla Perslerin hemen her seferinde, Lazların da bazen bir yanda bazen de öbür yanda göründükleri büyük mücadelelerine şahit olmaktayız. Bu mücade- lerin getirdiği sosyal, politik ve askeri sebeplerle, Lazlar ikiye bölünmüşler, Rion nehri civarın- dakilere de Megrel, Çoruh nehri civarındakilere de Laz denilmiştir.
Boş kalan bölgeye, 483 yıllarında Persler den kaçan, kaçtıklarına yukarıda değindiğimiz ve bilahare de Arap istilasından kaçan Gürcüler yerleşmişlerdir. Böylece de bugün Acara-Gur- ya denen bir ara bölge oluşmuştur.
Çağımızda kardeş olan iki halktan Hıristiyan olarak Megrellerin Kafkasya’da, Müslüman olarak da Lazların Doğu Karadeniz’de yaşamlarını sürdürmelerinin kökeninde bu tarihi olay ya- tar.
Arhavi halkının, Laz kökenli, yani otokon olanlarının soyu, Çoruh vadisi orijinli Laz
kökünden gelir. Bilahare Osmanlı yönetimine girmişler ve Müslüman olmuşlardır.
Günümüzdeki Arhavi İlçesi köyleri ve Hopa çevresi de bu sırada Osmanlı yönetimine alınmıştır. Fatih torunu Yavuz Sultan Selim Padişah olmadan önce Trabzon’da vali olarak bulunmuştur. 1510 yıllarında Yavuz Sultan Selim Arhavi üzerinden geçerek Batum’un yanın- daki Gönye Kalesini feth etti. Böylece Gönye Sancağı kurulmuş Arhavi çevresine bir nahiye olarak Hopa ile birlikte bu sancak örgütüne bağlanmıştır.
1877 (93 harbinde) yılından önce Batum ve havalisi Türklerin elinde bulunduğu zamanlarda Arhavi, Göney mu tasarrufluğuna bağlı ve idari teşkilatı ilçe olarak yer almış, ilçe merkezinde bugünkü kale (Kabisre) mahallesi iken, 1877 (93 harbinde) yılından sonra Batum ve Gönye havalesinin Rusların eline geçmesinden sonra Arhavi Trabzon İline bağlı Rize mu tasarrufluğuna bağlanmıştır. Bu tarihlerde Hopa ve Fındıklı ilçelerine bucak alarak Arhavi’ye bağlı iken, 1900 yıllarında iktisadi sebeplerden dolayı, Hopa ilçe olmuş Arhavi bucak olarak Hopa’ya bağlanmıştır. 1936 yılında Hopa ilçesi Artvin’e bağlanınca, Arhavi bucağında Artvin’e ek olmuştur. Arhavi 1 Haziran 1954 yılında tekrar ilçe haline getirilmiştir.
Bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal vatandaşı olarak tarihsel varlıklarını sür- dürmektedirler.
B - ARHAVİ’NİN KURTULUŞU
İstiklal savaşı sırasında güzel yurdumuz işgal edilmeye başlamıştı. Arhavi’de işgal edilen yurt köşelerimizden birisiydi.
Kurtuluş savaşımızda yurdun her bir yanında olduğu gibi, yöremizde de milis kuv- vetlerimiz ile silahlı kuvvetlerimiz ile işgalci düşman güçleri arasında amansız muharebeler olmuştur.
23 Şubat 1915 de Hopa’yı işgal eden Rus kuvvetleri Hopa – Arhavi arasındaki mesa- feyi 20 günde geçebilmiş ve 15 Mart 1915 ‘de Arhavi’nin doğu kısmını ele geçirmişler
Kabisre deresinin batı yakasına çekilen Milis kuvvetlerimiz, buraya müdafaa etmiş ve düşmana 1 yıl süre ile geçit vermemiştir. Savaşın taraflarından biri sadece düşman kuvvetleri değildi. Açlık vardı, sefalet vardı, yoksulluk ve hastalık vardı. Bunların tümüyle savaşıyorlar- dı. Nitekim yaklaşık 1 yıl sonra 5 şubat 1916 tarihinde Kabisre deresi Rus birliklerine geçil – miş ve Arhavi tamamen işgal edilmişti. Bir gelişin dönüşü olacaktı elbet ya zorla ya tatlılık – la...Çarlık Rusya’nın yıkılması ve iç işlerinin karışıp bozulması Rusları geri çekilmek
zorunda bırakmıştır. Böylece 2 yıllık bir işgalde 1918 yılında, yani 81 yıl önce bugün, güzel ilçemiz kurtulmuştu.Kurtuluş tarihi 12 Mart 1918
[değiştir] NÜFUS
İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 19 347 'dir. Bunun 14 079 'si ilçe merkezinde, 5 268 'i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.* Arhavi'nin toplam nüfusu 32.500'dır.Arhavililerin hepsi Laz'dır. Dünyada homojen bir Laz nüfusuna sahip olan köyden büyük tek ilçe Arhavi'dir.
İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; ? 1belde ortacalar, 30 köy ve 7 mahalleden oluşmaktadır.
| Yıllara göre ilçe nüfus verileri | |||
|---|---|---|---|
| Yıllar | Merkez | Köyler | Toplam |
| 2007 | 24.500 | 8.000 | 32 ,500 |
| 2000 | 14 079 | 5 268 | 19 347 |
| 1997 | 13,000 | 6,000 | 19,000 |
| 1990 | 10 048 | 8 303 | 18 351 |
| 1985 | 9,000 | 7,000 | 16,000 |
| 1980 | 8,000 | 5,000 | 13,000 |
| 1975 | 7,000 | 4,000 | 11,000 |
| 1970 | 6,000 | 3,000 | 9,000 |
| 1965 | 5,000 | 1,300 | 6,000 |
| 1960 | 4,000 | 600 | 4,600 |
[değiştir] COĞRAFİ YAPI VE İKLİM
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Arhavi yüzey sekilleri açisindan genel olarak daglik ve engebeli bir görünüm arz etmektedir. Ilçenin yüzey sekilleri ana hatlariyla Dogu Karadeniz daglari ve Kavak (Kapisre) deresi ile ona baglanan derelerin derince yardigi vadiler olusturur. Yörede ilçe merkezinin üzerinde yer aldigi ova haricinde hiç ova yoktur. Ilçenin topografyasinin oldukça engebeli ve arizali bir yapi arz etmesinde özellikle Kavak deresi ve ona baglanan Sahinkaya, Agara, Balikli, Çifteköprü ve Lome deresinin arazi- yi derince yarmasi ve asindirmasidir. Bu nedenle yöreden kiyi düzlügü ile kabaca 2000 metre arasinda basik sirtlara hemen hiç rastlanmaz. Kavak deresi ve ona baglanan kollarin açmis ol- dugu derin vadiler ayni zamanda ilçedeki en önemli ulasim güzergahlarini olusturur. Arhavi de en hakim topografik sekiller olan daglar özellikle güneye dogru 3000 metre- ye kadar yükselirler. Baslica zirveler Kiziltepe( 3210 m .), Çatkaya (2985m.), Koyun yaylasi (2292m.), Mete(2142m.), Dikme (2068m.), Vat ( 1180 m .), Agra ( 1143 m .), Bas tepe ( 1049 m .), Demiraga ( 1013 m .)' dir. Kuzeyden güneye dogru hizla yükselen arazi yapisi içerisinde yaylalarda güneyde yer tutmaktadir. 30 – 2000 metre yükseklikte çok sayida yayla bulnmakta- dir. Baslicalari Agara, Soguksu, Senyurt, Yazlik, Pinarlik, Akincilar, Günesli, Mete, Aydinli yaylalaridir. Buzul asindirmasini etkili oldugu bu kesimde irili ufakli bir çok göl bulunmakta- dir. Bunlarin baslica gadit, Sarigöl, Alacal, Büyükagara , Küçükagara ve karagöllerdir.
İKLİM ÖZELLİKLERİ
Sicaklik ve yagisin yil içindeki dagilisina gelince; yörede (Arhavi 12 m .) yilin en sicak ayi (Temmuz)'nin ortalamasi 22.1 C , en soguk ayi (Ocak)'nin ortalamasi 80.5 C gerçekle – sirken en yagisli ay (Ekim)'in ortalamasi 266.7 mm . En az yagis düsen ay (Mayis)'in ortala – masi 84.8 mm . kadardir. Yillik sicaklik amplitütü 13.6 C 'dir.Yillik yagis amplitütü ise 181.9 mm . kadardir. Yöreden en yagisli mevsim sonbahar iken yagisin en az düstügü mevsim ilkbahardir. Fakat mensimler arasinda çok belirgin farklar yoktur. Yagis asagi yukari her mevsime düzenli bir sekilde yayilmistir. Bu düzenli yayilis sicaklik içinde geçerlidir. Ancak bazi yillar görülen ani sicaklik düsüsü don olaylarina neden olmakta, bundan da yöredeki kültür bitkileri oldukça zarar görmektedir. Mesela çay bitkisi genellikle dona dayanamaz. Agaç gelistikten sonra –4 ‘ lik soguga rahatlikla karsi koyar. Fakat bu düsük sicakliklar uzun müddet devam ederse elde edilecek çayin kalitesi düşer
[değiştir] BİTKİ ÖRTÜSÜ
Kiyidan yaklasik olarak 750 metre yükseklige kadar olan saha genis yaprakli kiyi ormanlari ile gür ve sik bir orman formasyonu ile ayni zamanda da zengin bir orman alti formasyonundan mürekkep bu yükselti basamagi “ Kolsik Flora” adiyla da taninmaktadir.~ Yörenin bitki örtüsünün açiklanmasinda ana hatlari ile Besim DARKOT'un “Karadeniz Bölgesi ders notlari “ (1976) ile genis ölçüde Alaaddin TANDOGA'nin (1972) yöremize komsu Çayeli – Pazar yöresinin fiziki cografyasi hakkinda yapmis oldugu çalismalarindan faydalanilmistir. Zira bitki örtüsü bakimindan arastirma sahamiz olan Arhavi ilçesi ile Çayeli – Pazar yöresi arasindaki farklar yok denecek kadar azdir. Bu husus söz konusu yöreler gezildiginde açikça görülecektir.bu basamagin hakim agaci Sakalli Kizil agaçtir. Diger türleri Kayin, Kestane, Ihlamur türleri, Gürgen, Karaagaç, ve Çinar olusturur. Bunlardan Sakalli Kizil agaç ve Karaagaç akarsu vadileri boyunca ormanlarin üst sinirina kadar çikar. Kayin 600-1200 metreler arasinda sik topluluklar halinde olmak üzere 1500 metre yüksekliklere kadar çikar. Kestane topluluklari 500- 600 metre yüksekliklere kadar görülürken gürgen seyrek olarak 1800-1900 metreye kadar çikar. Trabzon hurmasi ve Yabani Kiraz ise ancak 400- 500 metre yüksekliklere kadar görülebilmektedir. Yine bu yüksekliklere kadar diger türlerle karisik olarak Defne, Tespih agaci ve Simsir agaci da görülmektedir. Hopa'ya dogru ise kismen Sari çama rastlanir.
[değiştir] ATMACACILIK
DANABURNUNDAN BILDIRCINA ATMACANIN YOLCULUĞU
( ĞVAPAŞEN OTRİKEŞE SİFTERİŞİ SEFERİ ) Atmaca Nasıl Avlanır? :
Genelde atmaca avcılığı olarak tanınan bu serüvene saygımızdan mı,sevgimizden mi bilinmez,avcılık kelimesini pek yakıştıramayız.Zira av sözcüğü insanda birtakım maddi kazanımları,etinden istifade gibi egoizmi ve nefsi arzularını çağrıştırmaktadır.Yani tabiri caizse bencilleşmeyi ifade etmektedir. Oysa Karadenizlinin çok sevdiği ve ata sporu olarak kabul ettiği atmacayı tutmak ile birlikte sezonun başlangıcından sonuna dek yaşayacağı aşamalarda alacağı haz,duyacağı heyecandır beklediği,özlediği.Ava alıştırılan bu küçük yırtıcı kuşun Latince adı “Accipiter nisus” ülkemizde bilinen Türkçe adı “Atmaca” Lazların tanımladıkları ismi ise “SİFTERİ’dir.Atmacanın erkeği küçük dişisi daha büyüktür.Avcının tercih ettiği cinsiyet ise dişi atmacadır.Zira dişi atmaca daha güçlü ve daha çeviktir.Ağırlığı 180 ila 300 gr arasında değişir.1 yaşında olanların göz,ayak ve gaga üstündeki derimsi kısmı sarı renktedir.Yaşlandıkça bu renk koyulaşır ve sarı renk kırmızıya dönüşür.Erkek atmaca ise,küçük güçsüz ve dayanıksızdır.Lazca adı “Mamuli3i”dir.Dişi atmacanın tüyleri de yıldan yıla koyulaşır.Tüy rengi bakımından atmacanın üç türü 20’den fazlada cinsi vardır.Bunlar sırasıyla a)Karalar,b)Kızıllar,c) Sarılardır.Türünün en makbulü ve en nadiri “İspir” tabiri ile adlandırılan atmacadır.Diğer çeşitleri ise Beyaz İspir,Pis Kara(pinti kara),Açık Kara,Beyaz Açık Kara,Büyük Kara,Ufak(Çuta)Kara,Karanın İspiri,Bozkara,Kelbozkara,Bozkızıl,Pis(Pinti) Kızıl,Pak Boz Kızıl,Küllü Bozkızıl, Kırmızı(Mçita) Kızıl,Çamkızıl,Halis Çamkızıl,Kara Çam Kızıl,Halis Bozkızıl,Yanmış Çam Kızıl,Beyaz (Kçe) Kızıl,Kara Kızıl,Siyah(Uça)ÇamKızıl,Kızıl Kara,Sarı,Açık Sarı,Yanmış Sarı….Atmaca; Avrupa ve Asya’nın suyu bol ormanlarında yaşar,yuva yapar,aynı zamanda göç eder.Türkiye’de yuvasını 10-20 Haziran arasında yapar.Genelde Rusya’nın ve Kafkasların doruğunda ürer.İki ila beş yumurta yumurtlar ve kuluçkaya yatar.10 Temmuza kadar yavruları çıkmış olur.1 Ağustosa kadarda yavrular,yuvalardan uçar.20Ağustostan Ekim sonuna kadar kuzeyden güneye (Basra Körfezi,Arabistan,Yemen,Kuzey Afrika ülkelerine) genç atmaca olarak göç eder.
[değiştir] KÜLTÜR VE TURİZM
GEZİLECEK TARİHİ VE TURİSTİK YERLER
Arhavi bu alanda coğrafi konumu itibariyle bir haylı şanslıdır. Körfez kıyısına kurulan Arhavi’nin hemen üstünde bir heykel gibi duran Cenevizlilerden kalma Ciha gözetleme kalesi merkez, Ulukent Ortacalar Camileri, Ortacalar Çifte Kemer, Orçi Deresi Kemer, Derecik Kö- yü Kemer, Aşağı Şahinler Köyü Kemer Köprüleri birer sanat harikalarıdır. Ayrıca Dereüstü, Derecik ve Kavak Köylerinde tesis edilen Alabalık üretim çiftliği ve sosyal tesisleri ile resta- urantları görülmeğe değer yerlerimizden bazılarıdır. Metruk kilise manzara açısından doyum- suz seyirlerle kayalık mevkiindeki Martı Kuşu Cenneti gezilecek önemli yerlerimizin başında- dır. ARHAVİ FESTİVALİNİN TARİHİ SEYRİ;Dönemin kaymakamı; Arhavi’nin kültürel potansiyelini açığa çıkarmak, turizmine aktivite kazandırıp, ilçeyi yurtiçinde ve yurtdışında tanıtmak maksadıyla Türkiye’de çok yeni bir kavram olan “Festival düzenleme ” fikrini ortaya attı. Halkın içine girmekten haz duyan, çalışkan, yenilikçi kimliği ile ilçede çok sevilen kaymakam Erol ERTUĞRUL’UN bu önerisi ilçede büyük destek gördü. Kaymakam Erol ERTUĞRUL’UN ve Belediye Başkanı Rüştü HATİNOĞLU’NUN önderliğindeki harekete kamu kurum ve kuruluşların amirleri ile beldenin ileri gelenlerinin katılımıyla “Festival Kutlama Komitesi” oluşturuldu. Düzenleme komitesine Arhavi Belediye Başkanlığı, Arhavi İlçe Turizm Derneği, Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü, Kamu Tüzel ve Özel Kuruluşlar ( Bankalar, Çay Fabrikası Müdürlüğü, Orman İşletmesi Müdürlüğü, Okul Müdürlükleri gibi…) ve kamu yararına çalışan dernekler (Spor, Avcılar, Tic. Od ve diğer cemiyetler) seçildiler. Komite, Kabotaj Bayramını da festival programın içine alarak 1–3 Temmuz 1973 gününü tarih olarak kararlaştırdı. Kutlama süresini ise,üçgün üçgece olarak belirlediler. [TARİHİ YERLERİ VE ESKİ ESERLER
a) Ciha (Cixa) Kalesi : Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmemekle beraber belde sakinleri
Cenevizliler zamanından kaldığını söylemektedirler.
b) Çifte Köprüler: Ortacalar Bucak merkezinde biri birine tamamlayan tam daire ö- zelliğini gösteren 2 köprü olarak inşa edilmiştir. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle be – raber en az 250 yıllık olduğu söylenmektedir.
c) Kemer Köprü Köprüsü : Tam daire kemer özelliğinde yapılmıştır. Yapıldığı zaman bilinmemektedir. En az 400 yıl olduğu söylenmektedir. 1994 tarihinde çökmüştür.
Ç) Derecik Köprüsü: Kemer köprü olarak yapılmıştır. Yapıldığı zaman bilinmemekte- dir. En az 100 yıllık olduğu söylenmektedir.
d) Gemi Kayası ve Taş Gemi : Balıklı ormanları içerisinde gemiye benzeyen bir kaya görünümündedir. Ulaşımı çok zordur.
e) Arhavi Merkez Cami :Yapılış zamanı kesin bilinmemektedir. Birkaç defa onarım geçirdiği ve minaresinin yakın bir zamanda yapıldığı tespit edilmiştir. Çatı altında gizli kubbesi vardır. Ahşap işlemleri kendine has bir güzelliğe sahiptir.
f) Ulukent Cami : Köylü imecesiyle Hasan adında bir usta tarafından yapıldığı söylen- mektedir. Ahşap bölümleri ve işlemleri çok sanatkarane yapılmıştır. Birkaç defa onarım gör – müştür. Vakıflar eliyle yeniden onarılmıştır. En az 100 yıllık ömrü olduğunu söylenmektedir.
g) Dikyamaç Camisi : Ulukent camisi özelliklerini göstermektedir. Aynı usta tarafın – dan yapıldığı sanılmaktadır. Vakıflar tarafından onarılmıştır. Minaresi yeni yapılmaktadır.
KAMP YERLERİ
İlçemizde kamp yerleri iki aşamada dikkate alınır . 1 Deniz, 2 Dağ Turizmi.
1. Deniz Turizminde kamp yeri, kamping 78 adlı konaklama yeri wc ve elektrik, alış –
veriş ve akaryakıt hizmetinin yanında eğlence ve dinlenme alanında da çalışmaktadır.
2. Dağ Turizmi, sadece konaklama yerleri mevcut olup telefon ihtiyaçları karşılanabil- mektedir. Ciha – Çifte Köprü gibi mevkilerde hizmet vermektedir.
OTEL VE RESTAURANTLAR
Arhavi 1980’lı yıllarda Gürcistan kapısının açılması ile birlikte otel ve pansiyon sayısı bir haylı artmıştır. İlçemizde Belediye tarifeli 7 adet otel olup, kamu kuruluşlarının misafirhaneleri ile birlikte 500 kişiyi ikame ettirebilecek durumdadır. Restauranları çok geliş- miş lüks ve iyi hizmetiyle anılmaktadır.
[değiştir] KÜLTÜR VE EĞİTİM
Arhavi genelinde, 2002-2003 Eğitim ve Öğretim yılında 7 adet anaokulu, 8 adet ilköğretim okulu, 1 adet pansiyonlu ilköğretim okulu ve 3 adet lisede toplam 4.063 öğrenci eğitim ve öğretim görmüştür. İlçede, 1997 yılında Çarmıklı Eğitim ve Kültür Merkezinde açılan 1 adet sinema, haftada 2 gün yayınlanan 1 adet gazete bulunmaktadır Arhavi’de her yılın temmuz ayında Kaymakamlık ve Belediye Başkanlığının organizasyonunda kutlanan Arhavi Altın Atmaca kültür ve Sanat Festivali düzenlenmektedir. Temmuz ayının ilk haftasında düzenlenen festival kapsamında çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri ile sportif aktiviteler yapılmaktadır. İlçede çeşitli sportif aktivitelerin gerçekleştirilebildiği 1 adet spor salonu ile çim futbol sahası bulunmaktadır. Yöreye özgü bir etkinlik olarak atmaca avcılığının ilçe genelinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Ağustos ayında başlayan ve ekim ayı sonlarına kadar süren atmaca avında yakalanan ve evcilleştirilen atmacalar bıldırcın avında kullanılır ve av mevsiminin geçmesi ile de tekrar doğaya bırakılır.
[değiştir] TARIM VE HAYVANCILIK
İlçe genelindeki işlenebilir tarım arazisi yaklaşık olarak toplam 48.000 dekardır. Bu alanın 30.000 dekarı çaylık, 90.00 dekarı fındıklık, 7.000 dekarı da mısır ve diğer kalan kısmı ise sebze ve meyve alanıdır. Bu tarımsal faaliyetlerden yaş çay üretimi 21.500 ton, kuru çay üretimi 3.870 ton tahmini fındık üretimi de 800 tondur. Arhavi’de, alternatif ürün alanında kivi üretiminde önemli bir gelişim sağlanmıştır. 1990-2002 yılları arasında çiftçilere yaklaşık 20 bin adet kivi omcası dağıtılmış ve 400 dekarlık bir alanda üretim gerçekleştirilmiştir.lçede, 1999-2002 yıllarında yıllık ortalama 50 ton kivi üretimi gerçekleştirilmiştir. İlçede ticari anlamda hayvancılık gelişmemiştir. Aile ihtiyacının karşılanması ve kısmen de pazara sunma amaçlı küçük ve büyükbaş hayvancılık mevcuttur. Arıcılık ilçede oldukça gelişmiştir. Büyük çoğunluğu gezgin olan 200 civarında belgeli arıcı mevcuttur. İlçe, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca kafkas ırkı arı yetiştiriciliği açısından “izole bölge” kapsamına alınmıştır. İlçe yüzölçümünün yarısından fazlası ormanlıktır. Orman İşletme Müdürlüğü kayıtlarına göre 30.882 hektar genel sahanın 17.450 hektarı ormanlık alandır. Köylerin 20 adedi orman içi veya orman kenarı köyü özelliğini taşımaktadır.Ayrıca ilçede kavak mevkiinde toprak mahsulleri ofisi TMO bünyesinde fındık ve diğer tahıl alım merkezi bulunmaktadır.
[değiştir] EKONOMİ
Arhavi Ticaret ve Sanayi odasına kayıtlı 13 anonim şirket, 117 limited şirket, 6 kollektif şirket ile 22 kooperatif ve 180 adet de şahıs üye mevcuttur. Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye sayısı 656, Çay Ekiciler Kooperatifi üye sayısı ise 3814’ dür. İlçe ekonomisi genellikle çay tarımına ve kısmen de fındık üretimine dayalıdır.İlçede dördü çay fabrikası biri çimentolu yonga levha (BEYOPAN ), biri de ARSAN Silah fabrikası olmak üzere 6 adet sanayi tesisi mevcuttur Bu tesislerde, yıllara göre değişmekle birlikte ortalama 850-900 civarında daimi veya geçici personel istihdamı sağlamaktadır. İlçede, kooperatifçilik oldukça gelişmiştir. Mevcut kooperatiflerin 5 adedi tarımsal amaçlı, 6 adedi ticari amaçlıdır
[değiştir] ARHAVİNİN KÖYLERİ
Artvin, Arhavi köyleri 1-Arılı 2-Aşağışahinler 3-Balıklı 4-Başköy 5-Boyuncuk 6-Derecik 7-Dereüstü 8-Dikyamaç 9-Dülgerli 10-Güneşli 11-Güngören 12-Gürgencik 13-Kavakköy 14-Kemerköprü 15-Kestanealan 16-Kireçlik 17-Konaklı 18-Küçükköy 19-Ortaköy-bucak Merkezi 20-Sırtoba 21-Soğucak 22-Şenköy 23-Tepeyurt 24-Ulaş 25-Ulukent 26-Üçırmak (Hatinoğlu) 27-Üçler 28-Yıldızlı 29-Yolgeçen 30-Yukarışahinler
[değiştir] AYRICA BAKINIZ
| Artvin ilinin ilçeleri | ||
|---|---|---|
|
Merkez | Ardanuç | Arhavi | Borçka | Hopa | Murgul | Şavşat | Yusufeli |
||

