April Glaspie

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

April Catherine Glaspie (d. 26 Nisan 1942), ABD'li eski diplomat. 1991 yılındaki Körfez Savaşına kadar ulaşan süreçteki rolü ile bilinir.

Meslek öncesi yaşam ve kariyeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Glaspie, Vancouver kentinde doğdu ve 1963 yılında Kalifornia, Oakland'da bulunan Mills Kolejinden sonra Johns Hopkins Üniversitesi' nin Paul Nitze İleri Uluslararası Çalışmalar bölümünden 1965 yılında mezun oldu

1966' da Glaspie, Birleşik Devletler Diplomatik Hizmetler'ine girdi ve orada Ortadoğu uzmanı oldu. Kuveyt, Suriye ve Mısır'daki görevlerden sonra 1989 yılında Irak'a ABD Büyükelçisi olarak atandı. Böylece aynı zamanda ABD' nin bir Arap ülkesine atadığı ilk kadın büyükelçi oldu. Saygın bir Arap dili ve edebiyatı uzmanı olarak ün kazandı ve eserleri Irak hükümeti ile kültürel ve ticari bağlantıları genişletti.

Sonrasında, Glaspie ABD' nin Birleşmiş Milletler'in New York kentindeki görev yerine atandı. Daha sonra Güney Afrika'da ABD'nin Cape Town Başkonsolosu olarak görevlendirildi. 2002 yılındaki emekliliğine kadar bu görevi sürdürdü.

ABD'nin Bağdat'taki büyükelçisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Saddam Hüseyin ile görüşmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

April Glaspie'nin Saddam Hüseyin ile ilk buluşması, Hüseyin'in çevirmeni Sadoun al-Zubaydi eşliğinde

Glaspie'nin Bağdat'a Büyükelçi olarak atanması, ABD'nin İran-Irak Savaşı'nda Irak hükümetine 1980 ve 1988 yıllarında örtülü desteği verdiği bir dönemin ardından gerçekleşti.

Bu bağlamda, Glaspie Irak Başkanı Saddam Hüseyin ve Başbakan Tarık Aziz ile 25 Temmuz 1990'da ilk görüşmesini yaptı. 25 Temmuz 1990' da ABD Devlet Bakanlığı'na çektiği telgrafda görüşmeyi şu biçimde aktardı:

Saddam, 25 Temmuz'da büyükelçiye; Mübarek, Kuveyt ve Irak delegasyonunun Riyad'da buluşmasını ayarlamış bulunuyor ve 28, 29 veya 30 Temmuz'da Kuveyt veliahtı olan Prens bir dizi ciddi görüşmeler için Bağdat' a gelecek. Bundan önce "Ciddi hiçbir şey olmayacak," Saddam, Mübarek' e söz verdiğini söyledi, dedi.[1]

En azından iki şifreli telgraf yayımlandı. Birleşik Devletler Devlet Bakanlığı bu telgrafların doğruluğunu onaylamadı, fakat Glaspie' nin telgrafı George Bush Kütüphane ve Müzesi tarafından ve Margaret Thatcher Vakfı tarafından açıklandı.

Şifreli telgrafın bir versiyonunda Glaspie diyor ki:

Görüyoruz ki birliklerin önemli bir miktarını güneye sevk etmiş bulunuyorsunuz. Normal olarak bunların hiçbiri bizi ilgilendirmez, fakat Kuveyt'e karşı bir tehdit bağlamında bunlar yapılıyorsa, bu şekilde bizi ilgileniren bir sorumluluk doğar. Bu nedenle, arkadaşlık ruhu için size sormak üzere bir talimat almış bulunuyorum, bir karşı durma değil; niyetinizle ilgili: Birliklerinizi neden Kuveyt sınırına o kadar yakınına topladınız?

Sonrasında şifreli telgrafta Glaspie diyor ki:

Sizin Arap-Arap ihtilaflarınız hakkında bir görüşümüz yok, Kuveyt'le tartışmanızda olduğu gibi. James Baker beni talimatı vurgulamam için görevlendirdi, ilk 1960'larda Irak'a verildiği gibi, Kuveyt meselesi Amerika ile ilgili değildir.

Şifreli telgrafın New York Times'da yayımlanan başka bir versiyonunda (23 Eylül 1990) Glaspie diyor ki:

Fakat Arap-Arap ihtilafınız hakkında bir görüşümüz yok, Kuveyt ile sınır anlaşmazlığınızda olduğu gibi. Ben 1960' larda ABD' nin Kuveyt Büyükelçiliğinde bulunuyordum. Bu süreç boyunca aldığımız talimat, bu mesele üzerinde bir görüş açıklamamamız ve bu mesele ABD' nin bir ortak meselesi değildir. James Baker, resmi sözcümüzü bu talimatı vurgulaması için görevlendirmiş bulunuyor. Bu sorunu Arap Birliğinin Genel Sekreteri Klibi veya Mısır başkanı Mübarek'e bakarak çözmeyi umuyoruz. Bütün umudumuz bu meselenin hızlı bir şekilde çözülmesidir.

Bu şekilde ifade edilen şifreli telgraflar kamuya açıklandığında, Glaspie Irak'ın 2 Ağustos 1990' da Kuveyt'i işgal etmesine belirtilmeyen bir onay vermekle suçlandı, Glaspie'nin ifadesindeki Sizin Arap-Arap ihtilaflarınızda bir görüşümüz yok sözleri tartışıldı ve Kuveyt meselesi Amerika'nın bir ortak meselesi değildir. sözleri Saddam Hüseyin tarafından Kuveyt konusunu kendi gördüğü biçimde yürütmek üzere bir özgürlük tanındığı yönünde yorumlandı. Buna ek olarak Hüseyin'in girişeceği bir işgalin eğer ABD'nin gücü ile karşılaşacağı yönünde açık bir uyarı verilmiş olması halinde Saddam Hüseyin'in Kuveyt' i işgal etmeyeceği tartışıldı.[2][3] Gazeteci Edward Mortimer, Kasım 1990' da New York Review of Books'da şöyle yazdı:

Daha öte olasılıkla görülüyor ki, Saddam Hüseyin İşgalle ileri gitti çünkü O ABD' nin sözlü kınamadan daha ileri bir karşı harekete gitmeyeceğine inandı. Bu, 25 Temmuz'da ABD Büyükelçisi April Glaspie ile görüşmesinden ve Washington'daki State Department görevlilerinin eş zamanlı olarak alenen ABD'nin Kuveyt'e herhangi bir güvenlik taahhüdünü yalanlamasından, ve de hem Reagan hem de Bush yönetimlerinin ABD senatosunun önceki uluslararası hukuk dallarında Irak'ta bir yaptırımın önüne geçmiş olmalarından bir çıkarsamaydı.

Eylül 1990' da, bir çift İngiliz gazetecisi Glaspie'yle Saddam Hüseyin ile görüşmesinin dökümleri üzerinden tartıştılar. Glaspie, Açıklıkla, düşünmedim, ve hiç kimse Irak'ın bütün Kuveyt'i alacağını düşünmedi.[4]

Nisan 1991' de Glaspie ABD Dış Ilişkiler hakkında Senato Komitesi'nde doğruladı. 25 Temmuz buluşmasında Saddam Hüseyin'i defalarca Kuveyt tartışmasında güç kullanmaya karşı uyardığı nı söyledi. Ek olarak Hüseyin'in Kuveyt'i işgal edeceğini inkar ederek kendisine yalan söylediğini belirtti. Kendisine Saddam Hüseyin'in, ABD' nin Kuveyt işgalini nasıl olup da onayladığı yorumunu çıkardığı sorulduğunda, Biz sersemce Saddam'ın aptal olduğunu anlamadık. dedi. Temmuz 1991'de Devlet sözcüsü Richard Boucher bir basın bilgilendirmesinde dedi ki:[5]

Büyükelçi Graspie'nin raporunun doğru olduğuna inanıyoruz. Bize bir dizi görüşmenin sonrasında aldığı notları içeren telgraflar gönderdi. Komitenin önünde 5 saat veya daha fazla Saddam Hüseyin ile bu görüşmesini içeren tanıklık yaptı.

Glaspie' nin Irak' tan gönerdiği görüşmesi ile ilgili telgraflar artık tasnif dışıdır.[4] Glaspie' nin Hüseyin'le görüşmesinin raporları hakkında Bush: "Irak' la ilişkilerimizi yayması ve derinleştirmesi talimatı verildi." dedi. Hüseyin, görevde, Bush'a "Ilımlı İlşkiler" önerdi ve "kesin olarak samimiyet" ile savaş istemediğini, telgrafında söyledi.[6]

Glaspie' nin kendisi yıllarca Irak'taki hareketleri hakkında sessiz kaldı. Ama Mart 2008' de Lübnan gazetesi Dar Al-Hayat'a bir röportaj verdi.[7] Burada, bir pişmanlığı bulunmadığını söyledi. "Sona erdi dedi ve "Hiç kimse ayıbı almak istemiyor. Ben ayıbı almaktan tamamiyle mutluyum. Belki ben Saddam Hüseyin' i söylediğimiz şeyi yapacağımıza inandıramadım, fakat bütün dürüstlükle, Ben dünyadaki hiçbir kişinin O'nu ikna etmeyi başarabileceğini düşünmüyorum."

Röportajda, Glaspie; Hüseyin ile olan görüşmesinin Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'ten Irak Başkanına gelen bir telefon ile kesildiğini belirtti. Hüseyin'in, Glaspie' ye; telefonda Mübarek'i Kuveyt anlaşmazlığını çözmeye çalışacakları hususunda temin ettiğini, söylediğini anlattı. Telgrafları bu biçim olayların anlatımı ile sürerken, Irak kayıtları, Hüseyin'in İngilizce çevirmeni Sadun el Zubeydi tarafından hazırlanan kayıtlarda Hüseyin'in Mübarek ile olan telefon görüşmesinin Glaspie ile buluşmasından önce olduğu belirtilir.

Geçmişe bakış[değiştir | kaynağı değiştir]

2002' de, Glaspie-Hüseyin görüşmesine yeni bir bakış getiren Ortadoğu İlişkileri Washington Raporu, ABD' nin Katar eski Büyükelçisi Andrew Kilgore tarafından yayımlandı. Kilgor görüşmeyi şöyle özetledi:[8]

Görüşmelerinde, ABD Büyükelçisi Saddam' a ABD' nin Arap-Arap anlaşmazlığına karşı Irak'ın Kuveyt ile sınır anlaşmazlığı gibi bir konuda duruş almayacağını açıkladı. O (Glaspie), açıkça söyledi, nasıl olursa olsun, bu barışçıl anlamlardan farklı bir şey idi.

Glaspie'nin, Hüseyin O'na Cidde'de olması beklenen görüşme protokol için, takip edecek asıl tartışmalar Bağdat'ta yapılacak dediğinde geniş ölçüde rahatladı.

Büyükelçinin sorusuna verdiği yanıtta, Hüseyin, Kuveyt veliaht prensi Şeyh Saad Abdullahın müteakip görüşmeler için Bağdat' a geleceği zaman hakkında tarih verdi. Geriye bakıldığında Saddam Hüseyin'in bu tavrının bir aldatma olduğu görünüyor.

İkinci ve üçüncü paragraflardan çıkarılan sonuç, Glaspie ve Hüseyin görüşmesinin şifrelerinde ifade edilenlerin Irak tarafından açıklananlar ile aynı olmadığı görülüyor. Eğer görüşmenin tam metni var olsa, yahut Devlet Bakanlığı Glaspie' nin telgraflarındaki gizliliği kaldırırsa, Glaspie'nin durumu hakkında farklı bir değerlendirmeye ulaşılabilir.

ABD' nin aynı dönemde Suudi Arabistan Büyükelçisi olan James Akins, 2000 yılında PBS'e verdiği röportajda bir hayli farklı sunum yaptı:[9]

Glaspie, ABD çizgisini düz bir şekilde takip etti, dost ülkeler arasındaki sınır anlaşmazlıkları hususunda tavır almamaktan yana olan bir tutumdu bu. Bu standarttır. Bu her zaman söylediğiniz bir şeydir. Şunu söyleyemezdiniz: 'Başkan, eğer gerçekten Kuveyt'in işgalini göz önünde bulunduruyorsanız, Tanrıdan, saraylarınızın üzerine Tanrı'nın gazabını indireceğiz, ve ülkenizi ve hepinizi yıkacağız.' Bunu söyleyemezdi, ben de söyleyemezdim. Herhangi bir diplomat da bunu söyleyemezdi.

Glaspie'nin Bağdat'taki diplomatik misyon şefi olan Joseph C. Wilson, 14 Mayıs 2004' teki röportajında O'nun Hüseyin ile görüşmesine değindi: "Irak katılımcısı görüşmede... bana açık biçimde dedi ki, Saddam yanlış anlamadı, yeşil veya sarı bir ışık aldığını düşünmedi."

Wilson ve Atkins'in bu sorudaki bakışları, bir 1996 TV röportajında Irak eski Başbakanı Tarık Aziz'in ifadesi ile aynı çizgidedir, Kuveyt'in işgalinden önce Irak ABD' nin bir askeri müdahalesinin olasılığı hakkında bir yanılsama görmedi. Benzer biçimde, 2000 yılındaki bir röportajda Aziz, "Karışık sinyaller yoktu." ve daha öte ayrıntılı olarak:

... olağan bir görüşme idi... Glaspie, herhangi bir uzman diplomatın söyleyeceğinden, hükümetinin önceki açıklamalarının dışında olağan dışı bir şey söylemedi. Başkan (Saddam Hüseyin)' in bir şeyi izlemesini istemedi. Hazırlıklı değildi. Washington'daki insanlar uykuda idi, böylece Washington'dan herhangi bir kişi ile görüşerek talimat almak için bir yarım saat gerekti. Söylediği şeyler rutindi, Başkan (Saddam Hüseyin)' in O'ndan başkan Bush' a aktarmasını istediği konularda yorumları klasik yorumlardı.[10]

Brookings Enstitüsünden Kenneth Pollack, New York Times' da yer alan 21 Şubat 2003 tarihli yazısında, Edwar Mortimer gibi, gözlemcilerin bakışları ile hemfikir değildir:

Gerçekte, bütün kanıtlar zıttını gösteriyordu: Saddam Hüseyin büyük olasılıkla muhtemelen Kuveyt'i özgürleştireceğimize inamıştı, ama kendisini belki de oraya, 120 bin muhafız askeri ile kolayca ve hızlı biçimde yok edebileceği hafif bir birlik göndereceğimize inandırmıştı. Bundan sonra, Washington' un bu fetihi kabulleneceğini var saydı.

John Mearsheimer ve Stephen Walt isimli profesörler, Foreign Policy' ın Ocak/Şubat 2003 sayısında, Saddam Hüseyin'in ABD' ye Kuwayt işgaline nasıl bir tepki vereceğini anlamak için yaklaştığını yazdılar. Glaspie'nin yorumu ile aynı doğrultuda "Biz Arap-Arap ihtilafında bir görüşe sahip değiliz, Kuveyt ile olan sınır anlaşmazlığınızda olduğu gibi." ABD Devlet Bakanı daha önce Saddam Hüseyin' e, Washington Kuveyt' e özel bir savunma veya güvenlik taahhüdü olmadığını söylemişti. Birleşik Devletler Irak'a yeşil bir ışık yakmayı kast etmemiş olabilir, ama yaptığı etkili bir biçimde buydu."[11]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]