Antiocheia, Pisidya

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Koordinatlar: 38°18′22″K 31°11′21″D / 38.30611°K 31.18917°D / 38.30611; 31.18917

Antiocheia in Psidia'nın (Antik Kent) uzaktan bir görünümü

Antiocheia in Psidia (Yunanca'da Αντιόχεια της Πισιδίας, Latince'de Antiochia Caesareia veya Antiochia Caesaria), Türkiye'nin Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerinin kesiştiği noktadaki Göller Yöresi'nde, Pisidya ve Frigya'nın sınırında bulunan antik kenttir. Antiochia in Phrygia olarak da bilinir. Isparta ilinin modern ilçesi Yalvaç'ın kuzey şeridinde 1 km2'lik bir alanı kapsar. Kent, 1236 metrelik en yüksek noktası kuzeyinde bulunan bir tepede konumlanmıştır.

Türkçe çeviriyle Pisidya Antiokyası olarak bilinir. İçerisinde bir tiyatro, kilise, augustus tapınağı ve benzeri yapılar vardır.

YALVAÇ - Psidia Antiokheia [değiştir]Antiokheia, Akdeniz, Ege ve iç Anadolu bölgelerinin kesiştiği Göller Yöresi'nde, İsparta iline bağlı Yalvaç ilçesinin yaklaşık 1 km kuzeydoğusunda bulunmaktadır. En yüksek noktasında 1176 m yüksekliğe ulaşan bir tepenin üzerine kurulu olan kentin kuzeyinde, güneybatı yönünde Gelendost ilçesini geçerek Eğirdir Gölü'ne ulaşan Anthius nehri akmaktadır. Kentin kurulu olduğu arazi doğuda Sultan Dağları, kuzeyde Karakuş Dağı, güneydoğuda Kızıl Dağ, güneybatıda Kirişli Dağ ve Eğirdir Gölü'nün kuzey sahiliyle çevrilidir.

Harita üzerinde Akdeniz'e yakınlığından dolayı Akdeniz iklim özellikleri göstermesi beklenirken, Toroslar'ın yükseltisi, ılıman iklimin iç bölgelere ulaşımını engellediğinden, bölgede Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinin ve İç Anadolu'nun step ikliminin özellikleri görülür. İklimin etkisiyle, yörede ormanlık arazi yoktur ve sulak alanlarda kültüre edilmiş bitkiler dışında, arazide maki toplulukları görülmektedir.

Bölgeye hayat veren Sultan Dağları, yıllık ortalama zirvede 1000, yamaçlar da 500 milimetrelik yağış rejimiyle, kış boyunca aldığı kar ve yağmur yağışlarını nehirlere dönüştürerek platoyu beslemektedir. Antiokheia, diğer yamaç kentleri Neapolis, Laodiceia Katakekaumene ve Philomelium gibi Sultan Dağlan'nın bu bereketinden yararlanmıştır.

Bu coğrafya içinde Antiokheia, surlarla çevrili olan alanda 46 hektarlık bir arazi üzerinde kuruludur. Yerleşmenin teritoriumu (egemenlik alanı), güney doğudaki tepe üzerinde kurulu olan Men Askaenos kutsal alanındaki Men Tapınağı'ndan izlenebilmektedir. Kentin antik çağdaki teritoriumu yaklaşık olarak 800 kilometrekare olarak hesaplanmıştır.

1950 nüfus sayımı sonuçlarında, bölgede 40 köy bulunduğu ve yaklaşık 50.000 kişinin yaşadığı tespit edilmiştir. Roma çağında popülasyonun bundan biraz daha fazla olduğu düşünülebilir.

Yörenin sürekli sulanabilen verimli toprakları meyve yetiştiriciliği ve hay vancılığa uygun olup, olasılıkla Roma çağında İtalya'nın fakir bölgelerinden gelip yerleşen veteranlar (emekli lejyon askerleri) için de tarımsal faaliyetler bölge ekonomisinin itici gücünü oluşturmuştur.

Modern Yalvaç kasabası ise, merkezde 19.900, toplamda 51.000 kişilik nüfusla, yaklaşık 1400 kilometrekarelik alanda İsparta ilinin en büyük ilçesidir. Antiokheia ve Yalvaç karayoluyla Antalya'ya 230, Konya'ya 180, İsparta'ya 105, Akşehir'e 50 kilometre uzaklıktadırlar. Kentin batıda ovaya bakan ve olasılıkla antik yolların birleşerek ulaştığı yönden ana girişi sağlayan ve iki yanından kent suruyla birlesen kapı, Anadolu'daki anıtsal girişlerin yaklaşık % 40'i gibi üç girişli, kemerli bir zafer takıdır Augustus Kutsal Alanı'na geçisi sağlayan Propylon'a benzer mimari ve plastik anlayışıyla inşa edilen kapı, Michigan Üniversitesi'nin 1920'lerde yaptığı kazılarda ilk kez ortaya çıkmıştır.

Bugün kapının temel seviyesinde görülen ayakları yanında sıralanmış olan parçaları, toplam yapının % 65'ini oluşturmaktadır.

ve onarım projesi hazırlıkları sürmektedir. D. M. Robinson başkanlığındaki ekipte bulunan mimar Woodbridge ve ardılı araştırmacılar, kapının kazısı sırasında bulunan bronz harflerin monte edildiği arsitrav üzerindeki delikler yardımıyla iç ve diş yüzdeki yazıtları çözümlemeyi başarmışlardır:

Stil ve isçilikte görülen farklar yapının M.S. 2. yüzyıl baslarına tarihlenmesine ve 2. yüzyıl sonlarında değişikliklere uğradığının anlaşılmasına yardımcı olsa da, yapının Hadrian için M.S. 120'den sonra yapıldığı, 200'lere doğru kazanilan bir zafer anısına zafer takına dönüştüğü ve Caius Iulius Asper Pansinianus tarafından yenilendiği sonuçlarına stil kritiği yanında bu ilginç yazıtlar yardımıyla ulaşılmıştır.

Kapının orta giriş aksında, yaklaşık 7 m uzaklıkta yarim daire seklinde ve yarıçapı 1,05 m olan bir çeşme havuzu kalıntısı bulunmuştur.

Yaklaşık 2 m genişliğinde ve 0,80 m yüksekliğinde bir kanalın sonunda küçük bir şelale gibi durmakta olan bu su yapısı, kapıyı geçince girilen geniş avlu ortasında bulunmaktadır.Olasılıkla sıcak yaz günlerinde uzaktan gelen yabancılara ve yolculara hoş bir sürpriz yapmak için inşa edilmiştir olup, bağlı olduğu yapı veya su iletim sistemi kazılar sürdükçe anlaşılacaktır.