Alucra, Giresun
Vikipedi, özgür ansiklopedi
|
Giresun İli Haritası |
|
| Harita | |
|
Türkiye'de yeri |
|
| Bilgiler | |
| İlçe nüfusu | 14365[] (2000) |
| Yüzölçümü | 1200 km² |
| Rakım | 1500 metre |
| Koordinatlar | |
| Posta kodu | 28700 |
| Alan kodu | 0454 |
| İl plaka kodu | 28 |
| Yönetim | |
| Coğrafi bölge | Karadeniz Bölgesi |
| İl | Giresun |
| Kaymakam | Armağan Önal |
| Belediye başkanı | İbrahim Bıyıkçı |
| Kaymakamlık website | {{{internet1}}} |
| Belediye website | {{{internet2}}} |
Konu başlıkları |
[değiştir] TARİHTEN BUGÜNE ALUCRA
Ilimsu irmaginin üstlerine uzanan Alucra kasabasi, yükselen tepeler arasinda genis bir vadidedir. Bölge Kovata daglari tarafindan kuzeyden sinirlanmistir. Aralarinda sahile dogru akan dereler, güneyde Kelkit vadisi ile Alucra bölgesini bölen Berdiga daglari vardir.
Alucra adinin kesin olarak nereden geldigi bilinmemektedir. Türk öncesi döneme ait olabilecegi sanilmakta ise de bazi arastirmacilara göre Alucra adi, yörede çok bulunan Aluç agacindan gelmistir. Buraya “aluç bölgesi, aluç yeri” denmis ve daha sonra buraya yerlesenler aluç adini vermisler, aluç adi da Alucra olmustur.
Bir arastirmaci da Dogu Anadolu ve çevresindeki cografî isimlerin Türkçe oldugunu, çogunun bir baska cografyadan tasinsa bile, bu isimlerin Asya cografyasi ile karsilastirildiginda, büyük tarihî yerlesme merkezlerinden köylere kadar birçok yerlesme merkezi adinin Orta Asya veya Idil boylarindan geldigini ileri sürer. Buna göre Orta Asya’daki Alicur, Anadolu’da Alicura, Alicra, daha sonra da bugünkü söylendigi gibi Alucra olmustur . XIX. yüzyilda Alucra adi, Rumlarca “Aloutza” biçiminde kullaniliyordu .
Bölgenin ilk defa Hititler zamaninda tarihî çaglara geçtigi, Hitit metinlerinde “Azzi-Hayasa” ülkesi olarak adlandirildigi ve buralarda Kasgalar’in yasadigi belirtilmektedir. Kafkaslar’dan inen Kipçak Türkleri’nin atalari olan Kimmerler’in ve onlarin arkasindan gelen Iskitler’in buralara ne nispetle yayildiklari ve ne gibi kuvvetlerle karsilastiklari hakkinda ayrintili ve yeterli bilgi yoktur. Persler, Anadolu’yu fethettikleri zaman bölgeyi de kendilerine baglamislardi. Bölge, daha sonra Pontos Devletinin sinirlari içinde kalmistir (M.Ö. 298-63) .
Abbasiler döneminde isgal edildigi bilinen bölge, Mengücekli, Trabzon Komnenos devirlerini yasamistir. Bölge, Akkoyunlu Uzun Hasan Beg’in Otlukbeli Savasi’nda Fatih Sultan Mehmed’e yenilmesinden sonra (11 Agustos 1473) Osmanli egemenligine girmistir.
Mahalli arastirmacilar, savasin yapildigi yer olan Otlukbeli’nin, Alucra yöresinde bugün ilçe merkezi olan Çamoluk’un Kaledere köyünün kuzey dogusunda oldugunu söylemektedirler. Bu konuda tarihçilerin ortak görüsü savasin Otlukbeli yahut Baskend mevkiinde meydana geldigidir. Bu mevki, Erzincan ile Tercan arasinda ve “üç-agizlu” denilen yer civarindadir . Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde Tercan’i anlatirken “...Uzun Hasan Câmii vardir ve nâhiye merkezidir. Bu yakinlarda Otlukbeli’nde Fâtih Sultan Mehmed Uzun Hasan’i mahv etmistir. Hâlâ muhârebe meydaninda köylüler çift sürerlerken cesetler ve cesetlerin üzerinde para bulurlar, aradan 167 yil geçmistir” diye yazmistir .
Alucra’nin ekonomisi Osmanlilar devrinde daha çok ziraate ve küçük el sanatlarina dayaniyordu. Özellikle kilim ve aba dokumaciligi kaza ekonomisinde önemli bir yere sahipti. Ayrica, kazada bulunan ve çelik imâl edilen maden ocagi da isletilmekte idi. Baslica mahsulü ise bugday, arpa, bakla, fasulye, sebze, kavun, karpuz, üzüm, elma, armut, visne ve kiraz’di. Kazada bulunan sekiz ormandan kesilen keresteler satilmak üzere sancak merkezi Sebinkarahisar’a gönderilirdi. Her sene Mayis ayinin yedisinde (20 Mayis) bir panayir, Cumartesi günü de hafta pazari kurulurdu.
Alucra, XVI. yüzyilda Osmanli idarî teskilatinda Karahisâr-i sarkî sancagina bagli bir nahiye merkezi idi. 1273 (1856-57) tarihli Devlet Sâlnâmesi’nde ise Mindeval ile birlikte Sebinkarahisar’in kazasi olarak görülüyor ve “Ulucra ma‘a Manzaval” seklinde yaziliyordu .
1286-1289 (1869-1872) yillari arasinda yayinlanan Devlet Sâlnâmesi’nde Sebinkarahisar sancaginin kazalari arasinda Alucra’nin ismine rastlanmaz. 1288 (1871) tarihli Sâlnâme’de “kazâ-yi mezbûr, müceddeden teskil olundugundan refaket memurlugunun henüz tayîn kilinamadigi”na dair bir kayit bulunmakta, kaymakam olarak Ismail Efendi’nin adi geçmektedir . Bu konuda 1301 (1884) tarihli Sâlnâme’de “Karaçayir denilen mahalleye 1289 (1872) yilinda bir hükûmet konagi yaptirilarak merkez kabul edildigi, yakinina iki han, iki kahvehane, iki firin yapildigi, memurlarin gündüzleri hükûmet konaginda vazifelerini icra ettikleri, aksamlari ise ikâmet ettikleri köylerine gittigi” yazilidir .
Alucra’nin 1881 yilinda Avarak, Tesdik, Karabörk, Kemâlli, Zil, Mismilon adlarinda alti nahiyesi, 1889 yilinda Kemâlli, Zil, Zihari, Avarak adlarinda dört, 1906 yilinda Mindeval adinda bir nahiyesi vardi . Alucra bölgesi Türk boylarinin yurt tuttugu bir yöredir. Bugün Alucra yöresinde köy isimleri olarak görülen Parak, Ozan, Köroglu, Panlu birer boy veya oymak-obanin adasi oldugundan degerlidir. Karabörk, Kuman adli köylerin buraya yerlesen Kumanlar’in hatiralariyla anildigi anlasiliyor.
1404 yilinda Semerkand’a gitmekte olan Katalan elçisi Clavijo, Erzincan yöresine çok yakin bir yerde Çepniler’in bulundugu bir kale görmüstü. Clavijo, bu konuda “... ögleden sonra bir vadiye vardik. Orada Çapanli kabilesine mensup Türkler’e ait bir kale bulundugunu anladik. Kabasika ile bu Türkler arasinda harp vaziyeti devam ettiginden, Kabasika’nin adamlari bize bir müddet duraklamayi ihtar ederek etrafi kesfe çiktilar” demektedir . Kirzioglu, Kabasike ile savasanlarin “Bayburt Ovasi batisindaki Sinür köyünde ocaklari bulunan Bayindurlu/Akkoyunlu ve Kelkit baslari ile Kürtün bölgesi kuzeyinde ve Alucra’daki Çepnilü Türkleri” oldugunu söylüyor .
1889 yilinda Türk erkek nüfus 10.925, hiristiyan erkek nüfus ise 205 kadardi. Bundan baska on hanede 40 nüfus muhacir, yani siginti Alucra’ya yerlesmisti. 1905 yilinda ise 21’i erkek, 9’u kadin olmak üzere 30 Ermeni, 325’i erkek, 336’si kadin olmak üzere 661 Rum, 14.854’ü erkek, 13.996’si da kadin olmak üzere 28.850 Türk nüfus yasiyordu. Toplam nüfus 29.541 idi .
Alucra kazasinda 1887 yilinda kaza meclisi, bidayet mahkemesi, nüfus idaresi, maarif ve menâfi komisyonu, tahrîr ve vergi komisyonu, beledî meclisi, ticaret ve ziraat komisyonu, zabita dairesi gibi devlet kurum ve kuruluslari vardi. Alucra kazasinda bu yillarda 40 câmi ve mescit, 6 medrese, 53 Islâm (Türk), 3 hiristiyan mektebi vardi. Manevî sahsiyetlerden Çagirgan Baba ve Bektasi tarikatina mensup Çomakli Baba burada medfundur .
Bazi kaynaklarda Alucra Belediyesi’nin 1892 yilinda kuruldugu bildiriliyorsa da, 1872 yilina ait Sâlnâme’de beledî meclis reîsinin nâib Mehmed Ârif Efendi oldugu yazilidir . 1900’lü yillarda kasabadaki Mesûdiye medresesinde 73, Zencar köyündeki medresede 120, Zihar köyündeki medresede 80, Karabörk köyündeki medresede 70, Mezmek köyündeki medresede 40, Çatak köyündeki medresede 90, Mindeval köyündeki medresede 40 talebe ders görmekteydi. Mesûdiye medresesinin müderrisi müftü Halil Efendi, Zencar medresesi müderrisi Haci Hasan ve Hüseyin Efendiler, Zihar medresesi müderrisi Saîd ve Osman Efendiler, Mezmek medresesi müderrisi Süleyman Efendi, Çatak medresesi müderrisi Mustafa Efendi, Mindeval medresesi müderrisi Yakub Efendi idi. Kasabadaki Rüsdiye mektebinde 34 talebe ögrenim görüyordu. Birinci ögretmen Ali Riza Efendi idi .
Birinci Dünya Harbi sirasinda, 1916 Temmuz’unda Ruslar’in Karadeniz kiyisinda Görele’yi alip Harsit Çayi vadisine dayanarak, Kelkit Çayinin yukari havzasina girmeleri üzerine bölge muharebe cephesine epeyce yaklasmis bulundu ve bu yüzden de bir hayli zarara ugradi . III. Ordu da yeni bir teskilatlanmada, kolordular lagvedilerek iki yeni Kafkas Kolordusu teskil edilmisti. I. Kafkas Kolordusu, Kemah ile Sebinkarahisar arasinda, II. Kafkas Kolordusu da Kelkit ile Tirebolu bölgesinde bulunuyordu. II. Kafkas Kolordusunun karargâhi da Alucra’da Zihar (Çakmak) köyünde idi. Kolordu Komutanligina Tugg. Fevzi Pasa (Çakmak) tayin edilmisti (7 Eylül 1916) . Millî Mücadelede Erzurum Kongresine (23 Temmuz-7 Agustos 1919) Alucra’dan delege olarak Hüseyin Hüsnü Efendi katildi .
Cumhuriyetin ilk yillarinda (1926-1927) Alucra kazasi merkez (Mesudiye) ve Mindeval (Tesdik) adlarinda iki nahiyeden ibaretti. Havasinin latîf, sularinin bol olmasi ile ünlüydü. Ahali ve çevre ilçeler halki, bilhassa Tirebolu ve Espiye halki Güllüce, Tohumluk, Agalikkirani, Çakrak gibi yayla ve obalara çikarlardi. Kazanin ziraata elverisli arazisi 90.000 dönümdü. Ancak, bu araziden 45.000 dönüm kadari ekilebiliyordu. Kazada 3000 öküz, 3343 inek, 365 manda, 293 at, 556 merkep, 4423 koyun, 14.488 keçi vardi. Kazanin ormanlari çam, köknar, pelit, kavak, ardiç agaçlarindan ibaretti. Kazada Ziraat Bankasi’nin 143.000 lira sermayeli bir sandigi vardi. Belediye, 1950 liralik bir gelire sahipti. Kasabada bir ilk erkek, bir ilk kiz mektebi, 5 yatakli saglik evi bulunmaktaydi.
1926-27’de kaza kaymakami Kemal Bey, mal müdürü Ihsan Bey, müftü Sâkir Efendi, hakim Hasan Bey, müdde-i umûmî Tevfik Bey, mustandik Mâhir Bey, posta-telgraf müdürü Refik Bey’di . Ikinci Dünya savasinin sona erdigi yillarda ekonomisi yine ziraata dayaniyordu. 1946 yilinda elde edilen ziraat mahsulleri sunlardi: 3970 ton bugday, 1100 ton arpa, 170 ton çavdar, 30 ton misir, 7 ton fasulye, 200 ton fig, 52 ton armut, 6 ton ayva, 208 ton ceviz, 20 ton erik, 120 ton elma, 12 ton kiraz, 1 ton kizilcik, 2 ton seftali, 40 ton üzüm, 11 ton visne, 1 ton zerdali .
Alucra’nin, Susehri’nin bütün köylerinden, Refahiye’nin bir bazi köylerinden alinan yumurtalar Sebinkarahisar’da toplandiktan sonra Manastir ve Saydere ormanlarindan kesilen kerestelerle yapilan sandiklara yerlestirildikten sonra kamyonlarla sekiz saatlik süre içinde Giresun’a nakledilir, baska kasabalardan getirilen yumurtalarla ve diger mahsullerle birlikte Barselona’ya, Marsilya’ya, Yunanistan’a ihraç edilirdi. Beyazligi, kabuklarin inceligi ve hafifligi ile Sebinkarahisar cevizleri ile birlikte Alucra cevizleri de dis pazarlarda ragbet görmekteydi .
Sehir nüfusu 1927 nüfus sayimina göre 286 erkek, 254 kadin olmak üzere 540 kadardi. Bu sayi 1935’de 770, 1940’da 775, 1945’de 711, 1950’de 854, 1955’de 2229, 1960’da 1905, 1965’de 2289, 1970’de 3785, 1975’de 7070, 1980’de 8823, 1985’de 10.470, 1990’da ise 11.517’yi bulmustur . Ahali geçim sikintisi nedeniyle is bulmak için sahildeki il ve ilçelere, özellikle de Istanbul’a göç etmistir. Alucra, kentlesme derecesi ve hizi açisindan hizli bir degisim göstermistir. 1970 yilinda en düsük kentlesme derecesine (% 10.4) sahip olan Alucra, 1985’de kentlesme orani % 28.2’ye yükselerek % 17.8’lik bir kentlesme hizi göstermis ve siralamada Giresun’u da asarak birinci olmustur. Alucra, hizmetler bakimindan Giresun’a, tüketime dayali ticaret yönünden Istanbul’a yöneliktir .
ALUCRA KAZASI (1881)
Kaymakam: Mustafa Sabri Bey
Nâib: Resîd Efendi
Türk nüfus (E): 8.477
Rum nüfus (E): 291
Avarak Nahiyesi
Müdür: Mustafa Efendi
Nüfus: 3.732
Köy sayisi: 14
Tesdik Nahiyesi
Müdür: Ahmed Efendi
Nüfus: 3.800
Köy sayisi: 22
Karabörk nahiyesi
Müdür: Mustafa Efendi
Nüfus: 2.594
Köy sayisi: 6
Kemalli nahiyesi
Müdür: Mehmed Efendi
Nüfus: 2.098
Köy sayisi: 13
Zil nahiyesi
Müdür: Emin Aga
Nüfus: 2.376
Köy sayisi: 6
Mismilon nahiyesi
Müdür: Durmus Aga
Nüfus: 2.438
Köy sayisi: 28 (?)
KAYMAKAMLAR
Dönemi Adı
1871-1872 Ismail Efendi
1875 Ahmed Efendi
1881 Mustafa Sabri Bey
1883 Mustafa Sevkî Efendi
1885-1887 Rüsdî Efendi
1888 Haci Mehmed Sükrü Efendi
1889-1890 Haci Mehmed Rüsdî Efendi
1895 Ömer Âsaf Bey
1896 Süleyman Râkim Efendi
1897 Tevfîk Efendi
1898 Mustafa Efendi
1900-1902 Nurî Bey
1903 Mehmed Fevaid Bey
1904-1906 Halil Hilmî Efendi
1907-1908 Mustafa Nazim Efendi
1910-1912 Abdünnâfi Bey
1918 Ziya Bey
1925-1926 Ali Riza Bey
1926-1928 Kemal Bey
FAYDALANILAN KAYNAKLAR
Alucra Rehberi, Istanbul 1981, s. 13.
Hüseyin Cevizoglu, Cografyadan Tarihe, Istanbul 1991, s. 15-18.
Bryer-Winfield, Pontos, Washington 1985, s. 176.
Semsettin Günaltay, Yakin Sark, IV/II, Ankara 1977, s. 330.
Ismail Hami Danismend, Izahli Osmanli Tarihi Kronolojisi, I, Istanbul 1971, s. 325; Yilmaz
Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, III, Istanbul 1977, s. 73.
Yilmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, XIII, Istanbul 1979, s. 291.
Tuncer Baykara, Anadolu’nun Tarihî Cografyasi, I, Ankara 1988, s. 170, 206.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1288, s. 83.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1301, s. 215.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1298, s. 194-195; Devlet Sâlnâmesi, Istanbul 1306, s. 563; a.e.(1324), s. 839. Mindeval 1990 yilinda 2664 sayili kanunla Çamoluk adiyla ilçe merkezi yapilmistir. Bk. Dünden Bugüne Bütün Yönleriyle Çamoluk (haz. Recai Akyol), Istanbul 1995, s. 19.
Klaviyo, Timur Devrinde Semerkand’a Seyahat (trc. Ö. R. Dogrul), Istanbul 1975, s. 66.
Fahrettin Kirzioglu, Osmanlilar’in Kafkas-Elleri’ni Fethi (1451-1590), Ankara 1976, s. 35. Bugün Sebinkarahisar ve Alucra kazalari halki, Cenik tabir edilen sahil bölgesindeki köylü-sehirli bütün halka Çetmi (Çepni) demektedirler. Buna karsilik kiyi bölgesi halki da
Ekinci adini vererek Sebinkarahisar ve Alucra halkini küçümsemektedirler. Bu da, yöre halkinin Çepniliklerini unuttuklarini gösteriyor.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1309, s. 222; a.e. (1325), s. 256-257.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1308, s. 221-222; Cevdet-Evkâf, nr. 8161/4.Z.1235.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1289, s. 74.
Sâlnâme-i Nezâret-i Maârif-i Umûmiyye, Istanbul 1318, s. 1406-1407.
IA, VI (Istanbul 1967), 282.
Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Kafkas Cephesi 3 ncü Ordu Harekâti (yay. Genelkurmay Baskanligi), II, Ankara 1993, s. 382.
Bütünüyle Erzurum Kongresi (yay. haz. Fahrettin Kirzioglu), III, Ankara 1993, s. 220. Sebinkarahisar’in Müftü mahallesinden olan Payas-zâde Hüseyin Hüsnü Efendi, eski nahiye müdürü ve Sebinkarahisar eski belediye reîsidir. 19 Temmuz 1919’da Alucra delegesi seçilerek 26 Temmuz’da Erzurum Kongresine katilmistir. Mayis 1920’de “Karahisar Müdafaa-i Hukûk Cemiyeti Reîs Vekili” idi. 1926-1927 Devlet Sâlnâmesi, Istanbul 1927, s. 982-983, 985. Iktisat ve Ticaret Ansiklopedisi, V, Istanbul 1950, 13. Cumhuriyetin 10 Yilinda (1923-1933), Giresun 1933, s. 274. Türkiye Nüfusu (27 Tesrîn-i evvel 1927), Istanbul 1928, s. 25; DIE Genel Nüfus Sayimi, ilgili yillar.
Sabri Çakir-Mehmet Erbas, “Giresun’da Kentlesme ve Kentsel Yerlesmelerin Kademelenmesi”, Ikinci Tarih Boyunca Karadeniz Kongreleri Bildirileri (1-3 Haziran 1988), Samsun 1990, s. 39-40.
Sivas Vilâyeti Sâlnâmesi, Sivas 1298, s. 194-195.
Ayhan YÜKSEL - http://www.giresungazete.net/ (Ayhan Bey'e teşekkür ederiz)
[değiştir] Belediye Belediye Başkanları
Alucra'nın ilçe oluşundan itibaren belediye başkanları şunlardır :
- Salih Bulutçu
- Şevket Ekşi
- Mehmet Bulutçu
- Tevfik Ekmen
- Lütfü Ekmen
- Mehmet Tekoğlu
- Vehbi Çelik
- Yaşar Ekmen
- Kazım Dandır
- Kemal Bıyıkçı
- Ahmet Erilli
12 ibrahim BIYIKÇI
Alucra İlçesi'ne, kuruluşundan günümüze kadar emeği geçen başlıca eşhas şunlardır :
- Molla Durmuş (Mollaoğlu Durmuş Ağa) : Kökeni Oğuzlar'a dayanıp, ailesi Semerkant-Buhara göçmenlerindendir. Babasının adı Mehmed'dir. Alucra'nın kurucularından olup, Alucra'nın Kemalli Karye'sine yerleşmiştir. İlçenin ilk idari amiri, Molla Durmuş'un himayesi altında meskun olmuştur. Molla Durmuş, İlçe İdare Amirliği'nde üye olarak da bulunmuş olup, bir süre müftü vekilliği de yapmıştır.
Zıhar İmamı Hacı Hasan Efendi'nin en başarılı talebelerinden olup, ömrü vefa edinceye kadar Kemalli Köyü'nün imamlığını da yapmıştır.İki devlet ve dolayısı ile iki kültür görmüş olan Molla Durmuş büyük bir nüfuza sahip olup, bu bölgede Serbest Fırka'nın kurucularından olmuştur. - Ekşioğlu Hacı Osman Efendi : Osmanlı Devleti'nin Arap Yarımadası'ndaki son toprak parçası olan Mekke'yi beklemekle görevli Asakir-i Mensure-i Muhammediye ordusunun tabur imamlığını yapmıştır. Zamanında, Alucra yöresinde büyük nüfuza sahip olup, ilçenin kuruluşunda büyük emekleri olmuştur.
- Tevfik Bey (Ekmen)
- Abdülhamidoğlu Behre Ağa
- Bulutçuzade Salih Efendi
- Osmanoğlu Yusuf Ağa (Köymen)
- Rüstem Bey (Yakupoğlu)
- Topal Rüşan
- Celde Yusuf (küçük)
- Bulutçuzade Mehmet Efendi
- Öksüzoğlu Şükrü Ağa
- Abdullah Efendi (Sağlık)
- İhsan BEY (METİNYURT)
- Çıtıroğlu Temel Efendi
- Bölük Emin
- Kızıloğlu Hacı İbrahim Efendi
- Ahmetoğlu Lütfü Efendi
- Saymuhallı Müftü Hacı Osman Efendi
- Pirillili Kör Ahmet Ağa
- Reis Vehbi Efendi
- Reis Tekoğlu (3-4)
- Orhan Bulutçu
- Nazım Ekiz
[değiştir] Alucra'nın köyleri
- Akçiçek Köyü - (Davaha) akçiçek
- Aktepe Köyü (Zil) - aktepe--aktepe
- Arda Köyü
- Ardıç Köyü
- Armutlu Köyü - armutlu
- Aydınyayla Köyü (Görene)
- Babapınar Köyü (Parah)
- Bereketli Köyü (Gindebol)
- Beylerce Köyü (Alevre)
- Boyluca Köyü (Zun) BoylucaKöyü
- Fevzi Çakmak Köyü (Zıhar)-fevzi çakmak
- Çakrak Köyü
- Çalgan Köyü - çalgan
- Çamlıyayla Köyü (Meğri)
- Demirözü Köyü Demirozfm.com Alucrahosting.comAlucrahosting.net Alucranın Hosting Sitesi
- Dereçiftlik Köyü (Saymuhal)
- Doludere Köyü (Gicora)
- doludere
- doludere derneği
- Elmacık Köyü (Havarna)
- Gökçebel Köyü (Mismilon)
- Günüguzel Köyü (Allu)
- Gürbulak Köyü (Feygas)
- Güllüce Köyü (Emeksen)
- Hacılu Köyü
- İgdecik Köyü (Mezmek)
- İngölü Köyü (Hacıhasan) - Hacı Hasan Köyü Resmi Web Sitesi
- Kabaktepe Köyü (Fosya)
- Kaledibi Köyü - kaledibi
- Kamişli Köyü
- Karaagac Köyü
- Karabörk Köyü - karabörk
- Kavaklıdere Köyü (Civrişon)
- Kemalli Köyü
- Koman Köyü - koman köyü - avutmuşlu
- Konaklı Köyü (Keşümbür)
- Köklüce Köyü (Alalılise)
- Pirili Köyü
- Seymen Köyü (Seymenli)
- Subaşı Köyü (Yanus)
- Suyurdu Köyü (İlimsu)
- Tepeköy Köyü Tepeköy Görüntüleri(YENİ) Tepeköy Görüntüleri
- Tohumluk Köyü - tohumluk köyü
- Topçam Köyü
- Yeşilyurt Köyü ( Çakmanus)
- Yükselen Köyü (Hapu)
[değiştir] Yeri Ve Sınırları
"Alucra, Giresun İli’nin güneyinde, Giresun Dağları’nın Kelkit Havzası’na yöneldigi yörededir. Doğuda Gümüşhane, güneyde Erzincan illeri ile komsudur. Giresun İli’ne uzaklığı 131 km.dir. Denizden 1430 m. yükseklikte bir yayla kasabasıdır." Alucra, doğuda Gümüşhane, Güneyde Erzincan illerinin yanında, güneyde Çamoluk, batıda Seb., kuzeyde Yağlıdere ve Espiye ilçeleri ile sinirlidir. Yüzey Şekilleri Alucra arazisi engebeli ve dağlıktır. Bu sebeple tarla ziraatına elverişli toprak azdır.Yalnız merkez yerleşiminde tarıma yönelik geniş düzlükler yer alır.Güneyi 2333 m. yüksekliğindeki Bedirga Dağları, kuzey-bati tarafları Artabel Dağları’nın bulunduğu dağlar ve Sarıyer tepeleri ile çevrelenmiştir. Yüzey şekilleri bakımından Alucra, Karadeniz Bölgesi ile Dogu Anadolu Bölgesi arasında geçit teşkil eder. Dağların uzantısı Karadeniz'e paralel olarak sıralanmıştır. Arazi fazlası ile engebeli olup, aralarında küçük ovalar yer alır.
İlçe merkezi, Alucra bölgesinin en büyük ovasında kurulmuş olup, bu ova yerleşmeye son derece elverişli bir konumdadır.
[değiştir] Akarsuları
"Kelkit Çayı’nın her iki kolu Alucra İlçesin den kaynaklanmakta, komsu ilçe Seb.'de birleşmektedir. Kelkit Çayının Alucra merkezinden geçen ayağına 'Bağırsak Deresi ' adi verilir." Alucra yöresinin diğer önemli akarsuları, Moran Deresi ve İnce Dere'dir. İnce Dere Karaağaç Mahallesi'nin aşağı kesiminde Bağırsak Deresi ile birleşirken, Moran Deresi ile Bağırsak Deresi'nin birleşmesi ise İlimsu Köyü'nde gerçekleşmektedir.
[değiştir] İklimi
Alucra yöresinin iklimi, Karadeniz ikliminin aksine kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kuraktır. Karların erimesi nisan ayinin ortalarına kadar sarkıp, bahar yağışları da hazirana kadar uzamaktadır. İlkbaharda karların erimesi ve yağmurların başlamasına paralel olarak akarsuların debisi artış gösterir. Bu mevsimde debisi en yüksek akarsu Bağırsak deresi olduğu görülür.
İnce Dere, suyunun tamamına yakinini Gavur Dağlarındaki karların erimesinden alır. Yaz kuraklığından dolayı yazın (Ağustos) tamamıyla kurur.
Bağırsak Deresi de, yazın beslenemediği için kuruma noktasına gelir. Moran Deresi ise, Bağırsak ve İnce Dere'ye nazaran rejimi daha düzenli olup yazın da sularını akıtmaya devam eder.
- Yıllık yağış miktarı : 560 mm³
- Ortalama sıcaklık : 18º
- Otalama soğukluk: -1º"
Görüldüğü gibi, akarsuların debisi ve yıllık yağış miktarına bakıldığında düzensiz bir rejim görülür. Bu haliyle Alucra'nın iklimi Karadeniz'den çok, Doğu Anadolu'daki komşularına benzemektedir.
[değiştir] Bitki Örtüsü Ve Ormanlar
Alucra yöresi, bitki örtüsü bakımından yayla iklimi özelliğini taşır. Dağların kuzey yamaçları ağaçlarla kaplı iken, güney yamaçları daha sade görünüşlüdür.
Yörenin karakteristik bitki örtüsü, ormanlar ve geniş otlaklardır. Ormanlık alanlar; merkeze yakin yerlerde çam ağaçları seklinde olurken, Zil ovacığı gibi daha yüksek yerlerde yerini köknar ağaçlarına bırakır. Muhtelif yerlerde hiçbir ticari değeri olmayan fındık da yetişir. İlçe merkezindeki başlıca ağaç cinsi kavak (selvi) ağacıdır.
Bölgenin en önemli ormanları Tohumluk, Zil ovacığı, Çalgan, Boyluca ve Aralıktepe ormanlarıdır. Yayla düzlüklerinde geniş otlaklar uzanır. Gavur Dağları eteklerindeki otlaklar, büyükbaş hayvancılık için önem arz eder. Ekili tarımda en fazla, tahıl yer alır. Başlıca sebebi, yağız azlığı ve yaz kuraklığıdır. Bunda, yörenin tabii su kaynakları bakımından çok yetersiz olması da etkendir. Sulanabilir alanlarda patates, fasulye, seker pancarı, kara lahana tarımı yapılmaktadır. Meyvecilik hemen hemen hiç yoktur.
[değiştir] Nüfus
Alucra'da Bazı köyler göçmen topluluklardan oluşmaktadır. Tataristan'dan gelme göçmenler buralarda yaşıyorlar.
[değiştir] Kültür
Gelenek ve görenekleri hakkında bilgi yoktur.
[değiştir] Yemekleri
- Fit (Düü) Çorbası
- Gerekli Malzemeler: Su, Tereyağı , Salça , Soğan, İnce Bulgur
- Yapılışı: Soğan, yağda öldürülür ve su katılarak kaynatılır. Sonra bulgur ilave edilerek çorba ateş üstünde pişmeye bırakılır.
- Yağlaç
- Gerekli Malzemeler: Su, Yağ, Mısır Unu
- Yapılışı: Kızgın yağa arzu edilen miktarda su katılıp kaynatılır. Kaynayan suya mısır unu karıştırılıp pişirilmesi için ateşe bırakılır.
- Pancar Çorbası
- Gerekli Malzemeler: Yağ , Soğan, Salça , Pancar,Et ,Su , nar ekşisi
- Yapılışı: Soğan yağda kızdırılır. Daha sonra salça,dövme, pancar,ve nar eşkisi su ile beraber karıştırılıp tencerede pişirilmek üzere ateşe bırakılır
- Ayran Çorbası
- Gerekli Malzemeler: Su,Ayran ,Kuru fasulye, Mısır yarması (gendüme)
- Yapılışı: İstenen miktara göre doldurulan suyun içine gendüme ve kuru fasulye konduktan sonra ateş üzerinde pişmesi beklenir. Daha sonra, ayran ve nane eklenerek servise hazır hale getirilir. Soğuk olarak da servis yapılabilir.
- Kesme Çorbası
- Gereken Malzemeler: Yağ, Su, Biber, Nane, Mercimek, Kesme hamur
- Yapılışı: Kızgın yağa önceden hazırlanmış (ince ince doğranmış hamur) kesme hamuru ve
mercimeği, su ile beraber bir tencereye koyarız. Sonra biber ve nane de ekleyerek ateş üzerinde pişmeye bırakırız.
- Helle
- Gereken Malzemeler: Su, Un, Yağ, Bulgur, anuk, Peynir
- Yapılışı : yeteri kadar su doldurulup kaynatılır. Kaynayan suya bir miktar bulgur katılarak pişmesi beklenir.
Pişen bulgurdan sonra un suyla ayran gibi çalkalanarak ilave edilir. un da piştikten sonra tavada yağ kızartılır anukla beraber ilave edilir. Peynir ya da çökelek eklenerek hizmete sunulur. (Helle hört cıbış kapıyı ört)
[değiştir] Alucra'ya ait özel deyimler
- Aç goyma hirsiz idersin, çoh dööme arsiz idersin, çok söyleme yüzsüz idersin .
- Adim Hidir, elimden gelen budur.
- Aç yasiken elür.
- Ahil yasda del basdadur.
- Akraba akrep gibidür.
- Akrabanin akrabaya etdüünü akrep etmez.
- Alamiyan çocuva meme verilmez.
- Anam benden hasda, ben anamdan.
- Anasina bah,gızını al.
- Asil azmaz, azsa da tezmez.
- Ayavi yorganuva göre uzad.
- Baba oluna bayi giymis, ol babiya bi salhum üzümü giymamis.
[değiştir] Dış bağlantılar
- Alucrahaber.com,
- Ordu Alucralılar Derneği
- Alucra nın panaromik resimi
- Alucra Köy videoları
- Alucra com
- Alucra net
- Alucra Fm
- Alucra s5
- Alucra Milli Eğitim
- Alucra Kaymakamlığı
- Alucra Polis Teşkilatı
- Karadeniz Birlik
- Alucra.biz
- Alucra koman köyü
- Alucra.com,
- Şebinkarahisar Alişar Köyü Web Sitesi
| Alucra belde ve köyleri | ||
|---|---|---|
|
İl: Giresun ● İlçe: Alucra |
||
|
Giresun İlçeleri: Merkez ilçe • Alucra • Bulancak • Çamoluk • Çanakçı • Dereli • Doğankent • Espiye • Eynesil • Görele • Güce • Keşap • Piraziz • Şebinkarahisar • Tirebolu • Yağlıdere |
||

