Almanya'da eğitim

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara


Ana sorumluluk Bundesländerler altındayken (eyaletler), federal hükümetlerin bu konuda çok küçük rolleri vardır. İsteğe bağlı olmak üzere anaokulu eğitimi üç ve altı yaş arasındaki tüm çocuklar için sağlanmaktadır, sonrasında ise on iki yıl sürecek zorunlu eğitim hayatı başlayacaktır.[1] Almanya'da öğrenciler birden altıya kadar olan bir sistemle notlandırırlar; bir en yüksek, altı ise en düşük veya geçersiz not konumundadır. Bir çocuğun okula devamını engelleyecek şekilde hasta veya özürlü olmasının dışına Alman eyaletlerinin hiçbirinde evden eğitime izin verilmemektedir. Almanya'da kısa bir süreliğine yaşayacak olan yabancı ailelerin çocukların ev ortamında kendi dillerinde eğitime tutulmak suretiyle zorunlu eğitimden muaf tutulabileceklerine dair istisna kararlar da vardır. İlköğretim genel olarak dört yıl sürmektedir (Berlin ve Brandenburg'da 6) ve devlet okulları bu aşamada yer almazlar.[2]

Orta öğretimde ise eğitimcilerin tavsiyeleriyle karar verilebilecek öğrencilerin yeteneklerine göre ayrıldıkları dört tip okul bulunmaktadır: Gymnasium, en yetenekli öğrencileri bünyesinde barındırır ve onları üniversiteye hazırlar; Realschule, orta düzeydeki öğrenciler için yaygın olan öğretim kurumlarıdır; Hauptschule, öğrencileri mesleki eğitime hazırlar ve Gesamtschule veya kapsamlı okul her üç uygulamayı da bünyesinde bulundurur. Ayrıca Förderschulen (fiziksel veya zihinsel engelliler için) adında okullar da bulunmaktadır. Her 21 öğrenciden biri Förderschule okuluna devam etmektedir.[2][3]

Üniversiteye girmek için, lise öğrencilerinin Abitur sınavını başarıyla geçmeleri gerekmektedir; fakat bunun yanında mesleki okul diplomasına sahip öğrenciler de giriş için başvuruda bulunabilmektedirler. A special system of apprenticeship called Duale Ausbildung adı verilen özel bir staj sistemi, mesleki eğitim öğrencilerine okullarına devam ederken bir şirket bünyesinde çalışmalarına imkân tanımaktadır.[2] Almanya güçlü bir eğitim sistemi geçmişine sahip olmasına rağmen, son PISA öğrenci değerlendirmelerinde güncel konularda zayıf bir performans sergilemişlerdir. 2000 yılında yapılan 43 ülkenin katıldığı testte[4], Almanya okumada 21. sırada yer alırken matematik ve doğal bilimlerin her ikisinde de 20. sırada bulunmuştur, ve bu gelişmeler üzerine reform çağrısında bulunulmuştur.[5]

Almanya'da okul sistemine genel bakış[değiştir | kaynağı değiştir]

Sınıf Ortalama Yaş Okul Seviyesi
(Berlin/Brandenburg)
Okul Seviyesi
(Almanya'nın geri kalanı)
1 6/7 ilköğretim ilköğretim
2 7/8 ilköğretim ilköğretim
3 8/9 ilköğretim ilköğretim
4 10/11 ilköğretim ilköğretim
5 11/12 ilköğretim ortaöğretim
6 12/13 ilköğretim ortaöğretim
7 13/14 ortaöğretim ortaöğretim
8 14/15 ortaöğretim ortaöğretim
9 15/16 ortaöğretim ortaöğretim
10 16/17 ortaöğretim ortaöğretim
11 17/18 ortaöğretim ortaöğretim
12 18/19 ortaöğretim ortaöğretim
13 19/20 ortaöğretim ortaöğretim
Alman okul sistemini gösteren diyagram

Grundschule (ilkokul), gidilmesi mecburi olmayan anaokulu veya Vorschulklassenden (ilkokula hazırlık sınıfları) sonra gelir ve bulunduğu eyalete bağlı olarak dört veya altı yıl sürer. Bazı eyaletlerde 13 yaşın gelindiğinde sona erer.

Çocukları için uygun bir okul arayan ebeveynlerin önünde günümüz Almanyasında ilkokul adına önemli seçenekler bulunmaktadır:

  • eyalet okulları. Eyalet okulları ücretsizdir. Alman öğrencilerden büyük bir çoğunluğu kendi yakınlarındaki eyalet okullarına devam etmektedirler. Zengin muhitlerdeki okullar, fakir olanlara nazaran daha iyi durumdadırlar. Çocuklar okul çağına ulaştıklarında, birçok orta sınıf ve işçi sınıfı aileler alt sınıf bölgelerden taşınırlar.
  • veya alternatif olarak;

Grundschuledan sonra (Berlin ve Brandenburg'da 12, diğer eyaletlerde 10 yaş civarı), orta okul için dört seçenek bulunmaktadır:

  • Hauptschule (en düşük akademik düzey, daha çok gelişmiş Volksschule [ilkokul]) 9. seviyeye kadar (mezuniyet sınavı olarak Hauptschulabschluss);
  • Realschule 10. seviyeye kadar (mezuniyet sınavı olarak Mittlere Reife (Realschulabschluss));
  • Gymnasium (Dilbilgisi okulu) 12 veya 13. seviyeye kadar (mezuniyet sınavı olarak Abitur ve üniversiteye girmek için de gereklidir); ve
  • Gesamtschule (kapsamlı okul), diğer üç okulun özelliklerini sunmaktadır fakat Realschule ve Hauptschule arasında bir okuldur, Abitur'a girme imkânı bulunmamaktadır.
  • Bunların dışında, Berufsschuleda (mesleki okul) uygulanan staj sistemiyle mezuniyetten sonra profesyonel iş hayatı başlayabilmektedir. Berufsschule, normalde iki, üç veya üç buçuk yıllık bir stajla haftada iki kere olmak üzere uygulanır; diğer günler bir şirkette çalışarak geçirilir. Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar. Şirket, stajın başlaması için stajyer öğrenciyi kabul etmesi gerekir. Bundan sonra öğrenci Industrie- und Handelskammer IHK (ticaret kurulu) listesine kaydedilir. Staj dönemi boyunca öğrenci, şirketin yarı zamanlı çalışanı konumundadır ve şirketten bşr maaş almaktadır. Berufsschule ve mezuniyet sınavı olan IHK'yi başarılı bir şekilde geçtikten sonra, öğrenciye bir sertifika verilir ve düşük yönetim düzeyine kadar bir profesyonel kariyere başlamaya hazırdır. Bazı bölgelerde öğrencilere yasaların gerektirdiği şekilde eğitimler de verilir. (bankada özel bir konum, hukuk ögrevlisi).

5 ve 6. sınıfta bulunan öğrencilere ebeveyn ve öğretmenleri tarafından yukarıda bahsedilen eğitim basamaklarından hangisini seçmeleri konusunda bir oryantasyon aşaması (Orientierunsstufe) verilmektedir. Berlin ve Brandenburg dışında tüm eyaletlerde, bu oryantasyon aşaması orta okulların programına koyulmuştur.[6] Berlin ve Brandenburg'da, oryantasyon ilkokul düzeyinde yapılmaktadır. Öğretmenler ana derslerden (Matematik, Almanca, bilim, yabancı dil) alınan notlara bağlı olarak detayları ve eyalete göre değişe yasal gereklilikleriyle eğitim önerisi vermektedir.

Almanya'da 16 eyaletin eğitim alanında özel sorumlulukları vardır. Federal parlamento ve federal hükümet eğitim sistemini yalnızca mali yardım konusunda etkileyebilmektedir (eyalete göre). Bu nedenle birçok farklı okul sistemi bulunmaktadır; fakat, her eyalette başlangıç noktası olan Grundschule (ilk okul) dört yıllık bir eğitim sunmaktadır (Berlin ve Brandenburg'da altı).

Bütün Alman eyaletlerinde yetenekli öğrenciler için Gymnasium bulunmaktadır ve tüm eyaletlerde - Baden-Württemberg, Bavyera, Saxony hariç - farklı şekillerde de olsa Gesamtschule vardır. Doğu eyaletleri Saxony, Saxony-Anhalt ve Thuringia, Hauptschule ve Realschule'u bir araya getirerek Sekundarschule, Mittelschule ve Regelschule okullarını oluşturmuşlarıdr. Diğer tüm eyaletler bu okul türlerini ayırmaktadır.

İngilizce eyalet ortaokullarında zorunludur. Bazı eyaletlerde, yabancı dil eğitimi Grundschule düzeyinde başlar. Örneğin North Rhine-Westphalia'da, İngilizce eğitimi okulun üçüncü yılında başlar; Brandenburg hem İngilizce'ye hem de Polonya diline ve Baden-Württemberg de İngilizce'ye ilk yılda başlar. Zorunlu yabancı dillerin yanında mevcut ikinci yabancı dil listesi, eyaletten eyalete farklılık gösterir. Fransızca, İspanyolca ve Latince en sık ikinci yabancı dil olarak alınan dillerdir. Pek çok okul da diğer dillerin öğrenimi adına gönüllü çalışma grupları sunmaktadır.

Ailelerin çocuklarının okulları gerekçesiyle bir eyaletten diğerine taşınmaları sorun olabilmektedir çünkü neredeyse tüm derslerin müfredatları oldukça farklılık göstermektedir.

Eğitimini tamamlama konusunda sorun yaşamış yetişkinler, ileriki zamanlarda Abendgymnasium veya Abendrealschulee (gece okulu) kayıt olma olanağına sahiptirler.

Kolej ve üniversiteler[değiştir | kaynağı değiştir]

2. Dünya Savaşının bitiminden beri, üniversiteye giren gençlerin sayısı üç kat artmasına rağmen üniversiteye devam hala pek çok Avrupa ülkesinin arkasında kalmaktadır. Bunun nedeni kısmen yüksek önem arzeden staj uygulamalı ikili eğitim sistemidir (Ayrıca bkz. Alman modeli).

Almanya'da üniversiteler özgür eyalet eğitim sisteminin bir parçasıdır ve çok az özel üniversite ve kolej bulunmaktadır. Organizasyonel yapı 19. yüzyılın başlarında Wilhelm von Humboldt tarafından yapılan üniversite reformuna dönüşü savunsa da, bu uygulama da bazıları tarafından (Alman doğumlu, Stanford Üniversitesi başkanı Gerhard Casper) eğitime önem verip araştırmayı önemsemeyen dengesiz bakış açısı ve eyalete bağımlılık dolayısıyla eleştirilmektedir. Günümüzde Alman devlet üniversitelerinin çoğu orijinal Humboldt vizyonundan çok tipik Amerikan kurumlarına benzemektedir.

Alman üniversite öğrencileri çoğunlukla okuyacakları programları kendileri seçmekte ve profesörler de araştırma ve öğretme konularına kendileri karar vermeketedir. Bu seçmeli sistem çoğunlukla öğrencilerin mezun olmadan önce birçok yılını üniversitede harcamasına nede olmakta ve şu anda inceleme altında bulunmaktadır. Beraber okuyup beraber mezun olan öğrencilerin sabit bulunduğu br sınıf bulunmamaktadır. Öğrenciler kendi isteklerine ve üniversitelerin güçlerine göre okudukları okulları değiştirebilmektedir. Bazen öğrenciler çalışmaları sırasında farklı üniversitelerden iki, üç veya daha fazla derse katılırlar. Alman üniversitelerindeki bu hareketliliğin manası, ABD, İngilte veya Fransa'da olmayan bir özgürlük ve bireyselciliğin olduğudur.

Okuldan ayrıldıktan sonra öğrenciler üniversiteye devam etmeyi tercih edebilirler; fakat öncesinde erkek öğrenciler dokuz aylık askerlik veya alternatif hizmette (Zivildienst) bulunmak zorundadırlar.

Gymnasium mezuniyeti (Abitur) tüm üniversitelrin kapısını açmaktadır; ayrıca giriş sınavına gerek yoktur. (Üniversiteye giriş hakkını elde etmenin diğer yolu; Berufsoberschule bağlantılı Abiturdurchschnittsnote (ABD'deki GPA benzeri veya İngiltere'deki A-Level) sınavı üniversiteye seçilmek için gereklidir; bir kurum belli bir ders için giriş şartı açıklayabilmektedir. Bu uygulama numerus clausus ("sınırlı sayı") adını almaktadır fakat sadece talebi yüksek dersler için geçerlidir; örneğin bir tıp dersi için Abitur sınavından 1.0 ve 1.5 arasında bir not almak gereklidir.

Gymnasiumdayken bir öğrenci üniversitedeki kredi sistemi gibi ders alamaz. Bunun nedeni Almanya'da, eğitimde birlik ve EU'da olduğu şekliyle notlandırmayı sağlamak adına Bologna sürecinin uygulamaya konmasına rağmen henüz kredi sisteminin bilinmiyor olması muhtemeldir. Bir dersin sonunda, profesörler tarafından verilen gerekli derslerin (veya sınavların) başarıyla tamamlandığına dair sertifikalar bütünü ("Scheine") geçerliliğe sahiptir. Birkaç istisna haricinde öğrenciler hernekdar deavmlılıkları sayılıyor gibi olsalar da üniversiteye resmi olarak kayıtlı olmadan derslere dair sertifika alamazlar, (örneğin Gymnasiumdayken). Genellikle birkaç özel gerekli ders vardır, öğrencilerin ilgi alanlarına göre derslerin fazla veya az yaygın olması değişirken, bu değişiklik derlerin seçiminden kaynaklanmaktadır. Bir öğrenci gerekli sayıda sertifika elde etmiş ve (Usta bir öğrenci ise) seçmeli derlerde olan devam zorunluluğunun alt sınırını da sağlamış ise, final sınavı için kayıt yaptırmaya karar verebilmektedir. Çoğu durumda bu sertifikaların notu tamamen atılır ve final diploma notu yalnızca final sınavlarının ve master tezlerinin notlarından oluşur. Çoğu öğrenci BAFöG veya burslar için gereklilikleri sağlayabilmek adına yüksek notlar alma çabası içinde olsalar da, bu uygulama potansiyel olarak öğrencinin motivasyonunu ve çalışmaları sırasında mükemmelliğe ulaşmasına zarar verebilir.

Gymnasiumda öğrenciler öğretmenleri tarafından sıkı gözlem altında tutulurlar ve tüm derslere ait devamlılıklar da düzenli olarak kontrol edilir. Fakat Alman üniversitelerinde derse devam yalnızca öğrenciye sertifika verilecek derslerde dikkate alınır ve bir derse mazeretsiz (mesela hastalık raporu) olarak devamsızlık öğrencinin dersten sertifika alma şansını kaybetmesiyle sonuçlanabilmesine rağmen, devam kontrolleri genellikle oldukça serbest (genellikle denetime tabi tutulmadan bir imza devam kanıtı olarak kabul edilmektedir) ve seyrek olarak yapılmaktadır. Alman üniversitelerinde yaşam ilk başlarda oldukça bireysel ve anonim olabilmekte fakat çoğu öğrenci ilk senelerinde ortak ilgi ve çıkara sahip arkadaşlar edinerek grup oluşturabilmektelerdir ve bundan sonra da dersleri beraber alıp final sınavlarına da grup olarak çalışılmaktadır.

Bilim derslerinde ilk iki veya üç yılda alınacak dersler müfredatla belirlenmişken, serbest sanat derslerinde her öğrenci kendi tercih ettiği ders ve semineri alabilmekte (genellikle Zwischenprüfunge giriş, birçok farklı seminerlerden bir tanesinden alınacak üç setifika gerektirmektedir) ve çalışma döneminin sonunda da sınavına girebilmektedir. Her öğrenci kendini hazır hissettiği zaman final sınavına girebilmektedir. Bazıları en az 4 yıl sürerken en fazlası ise 5-6 yıl alabilmektedir fakat üniversite de 10 yılını harcayan da bulunabilmektedir (böyle biri birkaç kez bölüm değiştirmiş olabilir). 13 yıl okul hayatına ek olarak 1 yıl da askerlikten sonra mezuniyet bazen 30'lu yaşlarda olabilmekte ve birçokları birkaç yarı zamanlı iş veya sömestrelerde çalışılan geçici işlerden sonra bu yaştan sonra ilk ciddi iş tecrübelerini yaşamaktadırlar.

Eğer üniversitede iki yıl başarılı bir şekilde okunursa (Zwischenprüfung/Vordiplomdan sonra), öğrenciler diğer ülkelere lisans öğrencisi olarak gönderilebilmektedir. 4-6 yılda Diplom (bilimde) veya Magister (sanatta) adı verilen ve M.Sc., M.A. veya Magister Artiume eşdeğer olan derecelerle öğrenciler öğrenimlerini tamamlamış olurlar. .

Derecelendirmenin özel bir çeşidi de Staatsexamendir. Hükümet tarafından yapılan bu sınavı doktorlar, öğretmenler, avukatlar, hakimler, savcılar ve eczacıların görevlerine başlayabilmeleri için geçmeleri gerekmektedir. Öğrenciler ilk defa Staatsexamen'e girmeden önce genel olarak 4-8 yıl üniversitede öğrenim görürler. Daha sonra öğretmen ve hukukçular sınava ikinci defa girebilmeleri için, mesleki becerilerini sınayacak şekilde iki yıl kadar geleceklerindeki meslekte çalışmaya devam ederler. İlk Staatsexamen sınavı, M.Sc., M.A, LL.M. veya J.D.'ye eşdeğerdir.

Almanya'da Abitur sonrası üniversite eğitiminde bir tür daha bulunmaktadır: Fachhochschulen (Uygulamalı Bilimler Üniversitesi), klasik üniversitelerle benzer derecelendirmeler sunarken çoğunlukla uygulamalı bilimlere ağırlık verirler. Klasik üniversitelerde, bir yöntemin bilimsel olarak "neden" doğru olduğu üzerinde çalışmalar yapmak önemliyken, Uygulamalı Bilimler Üniversitelerinde bu noktalar o kadar da önemsenmez. Hangi sistem veya yöntemin doğacağı, nereden geldikleri, artıları ve eksileri, uygulamada nasıl kullanılacakları ve ne zaman kullanılıp ne zaman kullanılamayacakları hakkında çalışmalar yapmak kimi zaman stresli bir iştir. Öğrenciler derslerine beraber başlarlar ve (daha fazla veya azı) beraber mezun olurlar, ders programlarında çok fazla seçim şansları yoktur. Mesleki tecrübe elde etmek için, staj dönemleri Fachhochschule okullarında zorunlu bir uygulamadır. U-o-A-S öğrencileri öğrenilmiş bilimleri ve yeteneği uygulamaya dökmede daha başarılı olurlarken Klasik Üniversite öğrencileri yöntem geliştirmede daha iyi durumdalardır. U-o-A-S'deki profesörlerin doktoralarını klasik üniversitelerde yapmaları ve klasik üniversitelerin de uygulamanın önemini göz önünde bulundurmalarından dolayı her iki tip üniversitenin uygulamaları gün geçtikçe birbirine benzemektedir. Günümüzde bilimde pratik yönelim ve teorik yönelim arasındaki fark daha fazladır.

Yaklaşık 4-5 yıldan sonra (bir öğrencinin alması gerektiği dersleri ne kadar zamanda tamamladığı ve tekrarlamak zorunda olup olmadığına bağlı olarak) bir Fachhochschule öğrencisi eğitimini tamamlamış ve çalışma hayatına başlayacak durumdadır. Fachhochschule mezunları "Dipl." (Diploma) ile başlayıp "(FH)" ile biten ünvanlara sahip olurlar, örneğin "Dipl. Ing. (FH)" Fachhochschule mezunu bir mühendisi ifade eder. FH Diploması kabaca Lisans derecesine eşdeğerdir. FH Diploması, direkt olarak bir Ph.D. programına sahip olmayı sağlamaz—birçok üniversite ek bir giriş sınavı ister veya FH mezunu adaylarına teorik derslere katılım şartı getirir. Son noktanın geçmişte örnekleri görülmektedir. FH veya U-o-A-S mezunları kendilerinden yüksek okullardan daha iyi yetişmelerine rağmen doktora alamamaktalardı. Bu uygulama seksenlerin sonundan sonra tamamen değişti fakat hala klasik üniversitelerin profesörleri kendilerini geçerli bir yargı olmamakla birlikte "gerçek profesörler" olarak nitelendirmektedirler. Bologna süreci kapsamında lisans ve yükseklisans dereceleri klasik ve uygulamalı bilimler üniversitelerinde aynı şekilde uygulanmaktadır.

Almanya'daki tüm diğer okullarda olduğu gibi 250 klasik üniversite ve uygulamalı bilimler üniversitelerinde de tüm dersler ücretsizdir. Bir de hükümetin herkese tam burs sağladığı söylenebilir. Fakat Regelstudienzeit'den ("derslerin normal süresi", başarılı bir biçimde mezun olabilmek için gerekli olan istatistiksel olarak hesaplanmış en düşük zaman) daha uzun süre kalan öğrenciler her dönem için yaklaşık 500 euro tutarında Langzeitstudiengebühren ("uzun süreli öğrenim ücreti") ödemelilerdir. Günümüzde birkaç özel eğitim kurumu (özellikle işletme okulları) öğrenim ücreti istemektedir fakat bu kurumlar devlet üniversitelerinin sahip olduğu yüksek kabul ve standartlara sahip değillerdir. Almanya'daki özel eğitim kurumlarının diğer bir olumsuz yanı da yalnızca bir veya birkaç ders hakkında eğitim verebilmeleridir, bu durumda da uluslararası rekabette yüksek kabul şartlarına sahip bulunmamaktadırlar.

Kişiler oda ve pansiyonun yanında kitap ücretlerini de ödemek zorundalardır. Belli bir yaştan sonra kişiler zorunlu öğrenci sağlık sigortası (aylık 50 EURO) ve diğer sosyal hizmet giderleri de karşılamak durumundadır (her dönem için 40-100 EURO). Öğrenciler ayrıca üniversite içi ve dışı çok ucuz toplu taşıma (Semesterticket) imkânlarından da yararlanmaktadır. Öğrenciler için bağımsız kar amacı gütmeyen bir organizasyon olan ve eyalet tarafından finanse edilen Studentenwerk tarafından yapılan ucuz öğrenci odaları bulunmaktadır. Bu odaların fiyatı yemek hariç aylık 150 EURO'dur. Aksi takdirde apartman daireleri 500 EURO civarındadır fakat genellikle öğrenciler 3 veya 5 öğrenci bir daireyi paylaşmaktadırlar. Yemek de yaklaşık 100 EURO'dur (2002 verileri). Birçok banka öğrencilere belli bir yaşa kadar (genellikle 25) ücretsiz banka hesabı sağlamaktadır.

Alman Anayasa Mahkemesi, mevcut düzende eğitim konusunda tek sorumlu eyalet iken federal bir yasa tarafından öğrenim ücretinin yasaklanmasını anayasaya aykırı buldu. Bu karar gereğince birkaç eyalet yönetimi (örneğin Bavyera ve Kuzey Rhine-Westfalia) gelecek yıl için her dönemlik 500 euro civarında bir eğitim ücreti öngördüklerini açıkladılar. Birçok eyalet meclisi, üniversitelere 500 euroya kadar eğitim ücreti talep etme izni veren yasayı onayladılar. Yerel kanunlar çıkararak üniversitelere kararlarında daha fazla özgürlük vermek adına çalışmalar yapılmaktadır fakat bu durumda onları ekonomik olarak da daha etkin kılmak gerekmektedir, bu yüzden birçok üniversite aceleyle herhangi bir asgari tutar olmayacak şekilde ücretleri düzenlemeye karar verdiler. Bunun direkt sonucu olarak önemli şehirlerde 100 ile 10000 öğrenci katılımıyla sağlanan ölçeklere göre ücretler belirlenmeye çalışılmış, örneğin Hesse Frankfurt'da eyalet resmi olarak 1500 euro civarında bir eğitim ücreti uygulanması konusunda karar kılmıştır.

Almanya'da üniversitelerin finansmanlığıyla sağlanan burslar bulunmamaktadır fakat bir takım özel veya kamu kuruluşları yaşam ve kitap giderlerini karşılayacak burslar dağıtmaktadır. Bunun yanında, öğrencilerin kendileri veya ailelerinin, eğitim masraflarını karşılayamadıkları durumda 4-5 yıl süreyle aylık 550 Euro'ya kadar destek almalarını sağlayacak bir kanun (BAFöG veya Bundesausbildungsförderungsgesetz) bulunmaktadır. Bu paranın bir kısmı (yarısı kadarı) kar amacı gütmeden ödünç verilmekte ve geri ödenmesi gerekmektedir. Ayrıntıları hakkında çok muallak bulunmasına rağmen birçok üniversite eğitim ücretinin bir kısmını karşılayacak şekilde burs programları hazırlama çalışmaları sürdürmektedir.

Çoğu öğrenci uzak olduğu takdirde üniversitenin bulunduğu kente taşınmaktadır. Almanya'nın bir ucundan diğerine; Flensburg'dan Konstanz'a gitmek bir tam günü bulmaktadır (1000 km veya 620 mil). Yukarıda da belirtildiği üzere, Almanya'da üniversite tarafından sağlanan kampüs içi konaklama bulunmamaktadır, tarihsel nedenlerden dolayı da çoğu kampüs şehrin etrafına dağınık biçimde yayılmıştır. Yaşadıkları yerden uzakta olan üniversite öğrencileri kentte özel oda kiralamaktadırlar. Standart bulunmamakla birlikte, genelde durum böyle olmaktadır. Öğrencilerin üçte brinden yarısına kadar kısmı fazladan para kazanmak adına çalışmaktadırlar ve bu da üniversite de daha fazla kalmakla sonuçlanmaktadır.

Almanya için kabaca istatistikler:

  • Her yıl okula başlayan öğrenci sayısı: 1,000,000
  • Abitur mezunları: 400,000
  • Her yıl verilen doktora tezi: 30,000
  • Her yıl göreve başlayan doçent (profesör olmak için ara basamak) sayısı: 1000

Dereceler: Gereken dersler alındıktan sonra Diplom veya Magister denilen diploma verilir ve bunlar diğer ülkelerdeki Master derecesine eşdeğerdir. (en az 4-5 yıldan sonra). Doktora derecesi de resmi bir dersi olmamakla birlikte bir profesörün vasiliği altında yapılacak bağımsız araştırma ile ilave 3-5 yıl sürmektedir. Birçok doktora adayı öğretim veya araştırma görevlisi olarak çalışmakta ve karşılığında makul bir maaş almaktadırlar.

Son zamanlarda, Bologna-Antlaşması adı verilen değişiklikler kapsamında, yeni ders yapıları - (bugüne kadar bilinmeyen) Lisans ve Yüksek Lisans derecesi - ve ETCS kredisi ile uluslararası bir kabul sistemi kurma çalışmaları başlamıştır. Bu değişiklikler henüz üniversitelerde zorunlu hale gelmemiştir ve aşağıdan yukarı doğru bir gelişim olacağı umulmaktadır. Şimdiye kadar öğrenciler bu yeni derslere başlama konusunda isteksizdirler çünkü Almanya çapında işverenler bilindik sistemi tercih ederek yeni düzeni kullanmayacaklardır. 2001'in yaz döneminde, tüm öğrencilerin ancak %5'i lisans veya yüksek lisans derecelerini tamamlamak adıan istekli olmuşlardır, bu yüzden birçok üniversite ve uygulamalı bilimler üniversitesi yalnızca lisans veya yüksek lisans sertifikaları vermek adına kendi ders tekliflerini değiştirmişlerdir. (örneğin Bremen veya Erfurt).

Ek olarak, Staatsexamen (eyalet sınavı) sınavına hazırlık amacıyla Alman kamu hizmetinde görev almak için örneğin avukat ve öğretmenler için dersler bulunmaktadır fakat bu derslerin hiçbiri herhangi bir yerde akademik bir değere sahip değildir (dersler özdeş olmasına rağmen).

Bir bütün olarak baktığımızda Alman üniversiteleri uluslararası kabule sahiptirler. Bu Alman üniversitelerinin uluslararası üniversiteler arasındaki sıralamsından kaynaklanmaktadır. On Alman üniversitesi 2006 yılında THES - QS Dünya Üniversiteler Sıralaması'nda ilk 200 üniversite arasında bulunmaktadır.[7]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ İlk dokuz yıl öğrenciler hafta içi her gün okula devam etmek zorundadırlar. Kalan üç yılda ise sonraki izleyecekleri öğretim hayatına bağlı olarak haftanın bazı günleri okula devam zorunlulukları olabilir
  2. ^ a b c COUNTRY PROFILE: GERMANY U.S. Library of Congress. December 2005. Retrieved 2006, 12-04
  3. ^ Schülerzahlen Statistisches Bundesamt Deutschland. Retrieved 2007, 07-20
  4. ^ OECD Programme for International Student Assessment (PISA): Participating countries
  5. ^ Experts: Germany Needs to Step up School Reforms Deutsche Welle. April 12, 2006. Retrieved 2006, 12-04
  6. ^ The decision of secondary school influences the student's future, but during this phase it is easier to revert it. In fact, this is seldom the case for teachers being afraid of sending students to more academic schools and parents being afraid of sending their children to less academic schools.
  7. ^ QS World University Rankings, THES - QS

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]