Ali Tekintüre
Ali Tekintüre (1953 Adıyaman) güfteci ve şair.
1953`yılında Besni, Adıyaman`da doğdu. Genç yaşta İstanbul`a geldi. Askerdeyken yazdığı "Tanrım Beni Baştan Yarat" şiiri daha sonra Muzaffer Özpınar tarafından bestelendi ve Emel Sayın`ın parçayı okumasıyla Ali Tekintüre de tanınmaya başladı. Yazdığı "Gitme" (Yavuz Taner bestelemiştir) parçası 1987`nin en meşhur parçalarından biri oldu. Yaklaşık 1500 eseri kaset ve CD`ler de okundu. Ayrıca 10 şiir kaseti vardır.
Bilinen şarkılarından bazıları: Tanrım Beni Baştan Yarat, Kadehi Şişeyi Kırarım, Gidecek Bir Gün (Aldanma Çocuksu Mahsun Yüzüne), Dilek Taşı, Kırılsın Ellerim, Gitme, Köşe Kapmaca, Düşünürken, Senden Vazgeçmem, Birisi, Gitme, Kaderi Ben Mi Yarattım(Bir ümit ver), Evlat, Aldana Aldana, Beklemek İbadet Kalmak Zulümdür, Gitme Yarim, Her Saat Başında, Tiryaki, Acı Gerçekler, Hepsi Geçer, Seni Yakacaklar, Canım Dediklerim, Benim İçin Üzülme, Elimde Fotoğrafın, Kahrolayım, Ümitlerim Bitince Gel, Gurbet Yolu, Akşamcı, Sürünüyorum, Ağlıyorsam Yaşıyorum, Duyar mısın Feryadımı, Güldür Yüzümü, Tövbe Ettim, Aklı Yok, Bir Kadın Tanıdım, Zulüm...
Okuyan sanatçılardan bazıları:
Orhan Gencebay, Bergen, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Bülent Ersoy, Muazzez Ersoy, Zeki Müren, Adnan Şenses, Emrah, Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz, Gülden Karaböcek, Neşe Karaböcek, İbrahim Tatlıses, Cengiz Kurtoğlu, Ebru Gündeş, Sibel Can..."
[değiştir] Hayatı
Onlarca sanatçının söylediği hatta kiminin bunlar sayesinde şöhretini artırdığı yüzlerce şarkının söz yazarı, Ali Tekintüre. 70’li yıllarda ağırlıklı olarak arabesk müzik türünde her biri hit olan bu şarkıların yazarı Tekintüre’nin hayatı da roman gibi. Küçük bir çocukken babasının ölümü üzerine 8 kardeşiyle birlikte İstanbul’a gelen ve hayatını kazanmak için işportacılıktan kuyumculuğa birçok iş yapan Tekintüre, hayatının gidişatını değiştiren olayı askerde olduğu dönemde yaşamış. Küçük bir çocukken yazmaya başladığı şiirlerini yayınlanmaları üzere gazetelere yollayan Tekintüre’nin âTanrım Beni Baştan Yarat’ şiiri Emel Sayın için bestelenmiş. Durumdan haberdar oluca, telif hakları için İMÇ’nin kapısına gitmiş ve orada önemli bestekarlar tarafından ilgi ile karşılanmış. Tekintüre’nin hikayesini kendi ağzından dinliyoruz⦠-Uzun zamandır müzik sektöründesiniz. Sektörün vefasızlığından nasibini aldınız mı?
Acısıyla tatlısıyla 35 yıl geçirdim. Ekmek paramı kazandım, şarkılarımla şöhreti yakalayanlar oldu. Her sektörde vefasızlık vardır ama maalesef müzik sektöründe sırtınıza basıp çıkarlar, dönüp geriye bakmazlar. Avantaj, ön planda olanlardan yana. Bunun mücadelesini verdik; ilk zamanlarda isimlerimiz anılmaz, kasetlere yazılmazdı bile. Ama bakın şimdi sizinle röportaj yapıyoruz! Müzik sektörüne girişiniz nasıl oldu?
Şiir yazıp, yayınlansınlar diye gazetelere gönderiyordum. Bekliyordum ama yayınlanan hiçbir şey olmuyordu. Askerdeyken âBeni Baştan Yarat’ isimli şiirim yayınlanmış. Bu şiirden bestelenen şarkıyı ilk Emel Sayın söyledi ama esas Gönül Akkor o şarkı ile adını duyurdu, filmi bile çekildi. Şiirinizin kullanıldığını nasıl öğrendiniz?
Askerden dönünce arkadaşlarım âbu hani senin şiirindi, bak Emel Sayın söylüyor’ dediler. Olacak iş mi? Altında ismim bile yok, kimin olduğunu bilmiyorlarmışâ¦ Telif hakkı için hemen İMÇ’ye gittim. Oradaki bütün bestekarlar âbakın Ali Tekintüre diye biri var. Beni Baştan Yarat’ı yazan kişi’ diye etrafımı sardı. Müzik piyasasına girişim bir çığır oldu bana kalırsa, çünkü o zamana kadar senaryo gibi şarkılar, bu derinlikte sözler yoktu. Zaten 25 tane şarkı sözüm sonradan film yapıldı. 1975-1990 arası Türk müzik tarihi için bir devrim bence. Ferdi Tayfur’dan Müslüm Gürses’e, Kibariye’ye birçok sanatçı çıktı ortaya. İşin bu kadar ilerleyeceğini düşünmüş müydünüz?
Şiirimin yayınlandığını görmek istiyordum. Şarkı olacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Her şey tesadüf eseri gelişti ama demek ki bizde de bir şey varmış. Binin üzerinde şarkı sözüm var her şarkımı en az 4-5 kişi okudu. Bu şarkılara da ilham olan, zor bir hayat mıydı sizinki?
Hayatımız zordu. 8 kardeş babasız kaldık ve İstanbul’a taşındık. Yazdıklarımda hayat koşullarının da etkisi vardır tabii. Ama hayatımı hiç değiştirmeden yaşamaya devam ediyorum. Yolda beni kimse tanımaz. Sağ olsunlar sevenler yere göğe koyamıyor ama... Sizin şarkılarınızla meşhur olanlar gibi öne çıkmak istemediniz mi? Bunun maddi ve manevi olmak üzere iki karşılığı vardır. Türkiye’de zaten maddi karşılığı almak zor. Hiç değilse manevi hakları görmek istiyorsun ama onu da vermiyorlar. Birçok insan benim şarkımla gündeme geldi. Ama şöhret yolunda adımı bile anmadılar. Şarkılarınızı özellikle yorumlamasını istediğiniz sesler oldu mu?
Evlat’ diye bir şiirim vardı, tam yerini buldu. Çünkü halkın âbaba’ dediği Müslüm Gürses okudu. Birçok insan benim şarkılarımla gündeme geldi mesela Gülden Karaböcek. Coşkun Sabah, Bülent Ersoy’un arkasında ut çalıyordu âBaharı Bekleyen Kumrular Gibi’yi verdiğim sene solist oldu. İbrahim Tatlıses’e verdiğim âAcı Gerçekler’, âCanım Dediklerim’, âSeni Yakacaklar’ ona birer katkıdır. Orhan Gencebay’a âKahrolayım’, Ferdi Tayfur’a âTiryaki’ gibi şarkıları verdim. Genç kuşak yorumcular hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bakın eski şarkılara 35 yıldır yaşıyorlar. İsterim ki onların şarkıları da ileri zamanlara taşınsın. Ebru Gündeş, Özcan Deniz gibi genç yorumcular bize yakın isimler.
Bülent Ersoy ve Zeki Müren gibi sanatçılar da sizin şarkılarınızı yorumladı...
Zeki Müren ile bir anım vardır... Bir gün onu ziyarete Bodrum’a gittim. Aramızda 50 metre kadar mesafe vardı ki ayağa kalktı ve yanıma âAnadan Ayrı’yı söyleyerek geldi. Bana böyle bir jest yaptı.
ARABESK, HAYATIN TA KENDİSİ!
Şarkılarınız çoğunlukla arabesk olarak yorumlanması konusunda ne düşünüyorsunuz?
Sözleri rock, arabesk ya da pop olsun diye ayrım yaparak yazmıyorum ki. Besteci şarkının ruhunu nasıl algılıyorsa öyle oluyor.
Arabesk artık yeniden gündemde. Örneğin rock şarkıcılarının eski şarkıları yeniden yorumlaması pek popüler bir hal aldı... Müziği ayırmamak gerek ama bize arabeskçi denildi. O kategoriye göre de sözlerim var ama Türk müziği formunda da yazdım, şimdi mevlitlerde okunan ilahiler de. Tek bir yönde yürümedim. Genç kuşaklar uzak durdukları için bir fikirleri yok, bir dinleseler onlar da keşfedip sevecekler... Arabesk hep acılı gibi gösteriliyor, aslında içinde hayatın ta kendisi var. Onun için bu şarkılar film oldu, onun için üzerlerine besteler yapıldı.
Şimdi de Fairuz Derin Bulut sizin şarkılarınızın rock yorumlarıyla bir albüm çıkartıyor...
Yayınlanmadan bir şey demek mümkün değil ama ses getiren bir çalışma olacağını düşünüyorum. Gençliğin bilmediği çok güzel şarkılar var albümde, eskiden arabesk denilen şarkılar rock tarzında gündeme getirildi. Mesela âCanım Dediklerim’, âSenden Vazgeçmem’, âBenim İçin Üzülme’, âAcı Gerçekler’ gibi şarkıları yorumladılar. Ben 11 tane albüm yaptım ama öncelikli olarak söz yazarıyım, esas dileğim hikayeleri anlatmak.
