Ağa Hüseyin Paşa

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Ağa Hüseyin Paşa (1776 - 2 Nisan 1849, Vidin), Osmanlı ordusu kumandanı, serasker, vali, vezir ve devlet adamı.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ağa Hüseyin Paşa Rusçukludur.[1] 1776'da doğmuştu. Silahşor Osman Ağa'nın torunu ve Hacı Mustafa Ağa'nın oğluydu. Bender'de yeniçeri yazıldı.[2] İstanbul'a gitti. 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'na katıldı. Kasım 1822'de Silahdar Ali Paşa'nın tavsiyesine göre Halet Efendi'nin karşı çıkmasına rağmen zagarcıbaşı yapıldı. Aralık 1822'de Yeniçeri Ocağı'nın yedi büyük ağalıklarından biri olan Kul Kethüdası görevine getirildi. Bu görevde iken ocaktaki sayılı fırtınaları birer bahane ile zararsız hale getirmeye başlamıştı. Şubat 1823'de Yeniçeri Ağası tayin edildi. Ağa olduktan sonra bu işe büsbütün hız verdi. Mart-Aralık 1823 döneminde Silahdar Ali Paşa'nın sadrazam olması sırasında büyük güç kazandı. Bozguncu yeniçerileri emekliye ayırdı, sürgüne gönderdi hatta idam ettirdi. Bu hizmetlerinden dolayı Ağustos 1823'de kendisine vezirlik rütbesi verildi ve yeniçeri ağası olması dolayısıyla "Ağa Paşa" olarak anılmaya başlandı.[1][2]

Kendisi de Yeniçeri Ocağı'nın artık ise yaramaz hale geldiği, hatta zararlı olduğu kanaatinde idi. II. Mahmut'la bu konuyu gizlice görüşmüştü. Ekim 1826'da II. Mahmut onu yeniçerilerin misillemesinde korumak için yeniçeri ağalığından azletti. Fakat katkıları gerekirse yakında bulunması için sırayla Kocaeli Sancağı mutasarıflığı; Hüdavendigar/Bursa Sancak mutasarıflığı ve Boğaz Muhafızlığı görevleri verildi.[1]

Alemdar Vakası'ndan sonra yeniçeri ocağını ortadan kaldırmak isteyen II. Mahmut tarafından yeniçeriler yerine geçmek için 8 Mayıs 1826'da kurulan Eşkinci Ocağı'nı destekledi.[2]

16 Haziran 1826 tarihinde, İstanbul'da II. Mahmut tarafından Yeniçeri Ocağı'nın yok edilmesi amaçlı Vaka-i Hayriye sırasında büyük yararlılıklar gösterdi. Sultan II. Mahmut'a bağlı olan Topçu ocağı ve yeniçerilerden II. Mahmud'a sadık olan birliklere komuta ederek Divanyolu ve Aksaray'daki Etmeydanı'nda bulunan yeniçeri odalarındaki direnişi kırdı. Etmeydanı'ndaki Yeniçeri kışlaları top ateşine tutuldu. 6.000'den fazla yeniçeri öldürüldü ve 20.000 civarında yeniçeri da tutuklandı.[2]

1826'da Osmanli devleti askeri teşkilati islahat gordu. Mayıs 1826'(günümüzde Milli Savunma Bakanlığı ve ;;Genelkurmay Başkanlığı]] görevine denk düşen) Seraskerlik devlet dairesi, makami ve unvani ihdas edildi. Yeniçeri Ocağı'nın yerine yeni ordu olarak Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni bir asker ocağı kuruldu. Bu asker ocağı doğrudan doğruya Seraskerlik dairesine bağlandi. Bu ocak komutani Seraskerlik unvanini tasiyan ve bu gorevle Nazirlar Heyetine istirak eden asker/devlet adami oldu. Ilk Serasker ve Asakir-i Mansure-i Muhammediye komutani olarak Ağa Hüseyin Paşa tayin edildi.

Nisan 1827'de Asakir-i Mansüre-i Muhammediye komutanliğina ve Seraskerliğe Koca Hüsrev Paşa getirildi. Ağa Hüseyin Paşa ikinci kez Boğaz Muhafızlığına atandı.[1]

Mora'daki Yunan isyanı, Msır valiliğinin donanma ve kara askeri desteği ile hemen hemen bastirılmış iken Avrupa Büyük güç devletlerinin harp gemilerinden oluşan bir donanma filosu Osmanlı ve Mısır donanmasını 20 Ekim 1827'de Navarino Deniz Savaşı'nda yenip, yakıp tahrip etmelerinden sonra, Rusya Yunan bağımsızlığının baş savunucusu ve kendini Ortodoks hristiyanların koruyucusu olarak gören Rusya ile savaş kaçınılmaz hale gelmişti. Aynı zamanda İstanbul'da kendi şahsi nufuzunu pekiştirmek isteyen Serasker Koca Hüsrev Paşa rakip gördüklerini İstanbul'dan uzaklaştırmak istemekteydi. Bu nedenle Ağa Hüseyin Paşa'ya 1827'de Edirne valisi gorevi verildi. Bu görevde kalmakla birlikte Nisan 1829'da Ağa Hüseyin Paşa Şumnu ve Balkanlar muhafızı yapıldı ve Rus sınırına serdar olarak tayin edildi. Sınıra diğer serdar olarak Halil Paşa ve serdar-i ekrem olarak da Sadrazam Benderli Mehmed Selim Sırrı Paşa tayin oldular.[1]

Rusya Çari I. Nikolay'ın komutası altındaki Rusya orduları Haziran 1828'de Tuna Nehri'ni geçip Dobruca üzerine yürümeye başlayınca q1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı başlamış oldu. Rusya ordusu sonradan Şumnu, Varna ve Silistre kalelerini kuşattı. Ağa Hüseyin Paşa Şumnu kalesini ve özellikle karargahı başarı ile savundu ise de Tuna'nın aşağısındaki istikhamlar Rusların eline geçti. Diğer kalelerden Varna'yi 1828'de Ruslar ellerine gecirdiler. Fakat her iki taraf da açlık ve hastalık sonucu zayiat vermişti ve kışın yaklaşması dolayısıyla Ruslar Besarabya'ya geri çekildiler. 1829'da Rus orduları daha da başarılı oldular. Mayıs 1829'da Rus ordusu saldırıya geçerek Silistre'yi kuşattı ve 19 Haziran'da kale düştü. Varna'nın geri alamak hedefiyle gönderilen Osmanli ordusu Ruslarla savaşta yenik düştü. 28 Ocak 1829 sadrazam yapılan Reşid Mehmed Paşa Rus cephesi seraskeri olarak tayin edildi. Balkanlar muhafızı Ağa Hüseyin Paşa bu görevden azledildi ve Rusçuk muhafızlığına getirildi. 2 Temmuz 1829'da 25.000 askerlik bir Rus ordusu Balkanları boydan boya geçerek Burgaz'ı ve Sliven'i teslim alıp 28 Ağustos'ta Edirne'ye kadar ilerledi. Sultan II. Mahmut Rusların bu ilerlemesini durdurmak için koşulları çok ağır olan Edirne Antlaşmasını 14 Eylül 1829'de imzalamak zorunda kaldı ve böylece bu savaş sona erdi.[2]

Savaştan sonra Ağa Hüseyin Paşa ikinci defa Edirne valiliğine tayin edildi.

Mora İsyanına karşı donanma ve kara ordusu desteği sağlamak için Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya Kandiye (Girit) valiliği verilmiş ve Mora valiliği de vaat edilmişti. Fakat Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlık kazaninca Mora yarımadasında egemenlik Yunanistan'a geçmişti ve Kavalalı'ya verilen vaadin gerçekleştirilmesine imkan kalmamıştı. Kavalalı kendine vaad edilen Mora valiliği yerine Şam (Suriye) valiliği verilmesini istedi. Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın genişleme siyasetinden çekinen Osmanlı Hükümeti bu isteği reddetti. Bu "Mısır Sorunu" adı verilen ve iki önemli savaşa yol açan olaylara başlangıç oldu. Kavalalı Mehmet Ali Paşa Suriye'yi eline geçirmek için fırsat kollar oldu ve bu İstanbul hükümeti tarafından bilinmekte idi. 1831'de Kavalalı Mehmet Paşa oğlu Kavalalı İbrahim Paşa komutası altında Mısır ordusunu Suriye'ye hücuma yolladı. Mısır donanması Yafa'ya çıkartma yapip Kudüs'e yürüyüp bu şehri işgal etti. Mısır ordusu çok gecmeden Filistin ve Lübnan'ın Akdeniz kıyılarını, Osmanlı valisi Abdullah Paşa komutasında Misir ordusu kuşatmasina direnen Akka kalesi hariç, fethettiler.

Bu nedenle İstanbul'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa üzerine Suriye'de savaşmak üzere 45.000 kişilik yeni bir ordu kuruldu. Bu ordunun serasker ve serdar-i ekremliğine Ağa İbrahim Paşa getirildi. Kendisine unvan olarak Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın gerçekte taşıdığı ve istediği valilik unvanlsri olan Mısır, Kandiye ve Şam valileri unvanı verildi. 1832'de Kavalalı İbrahim Paşa ordusu ile 1832'de uzun direnen Akka kalesini, Şam'ı, Humus'u ve Halep'i Temmuz ortasına kadar eline geçirdi. Ağa Hüseyin Paşa Osmanlı ordusu ile Belen Geçidi'ne Temmuz sonunda geldiğinde, karşısında Kavalalı İbrahim Paşa ve Mısır ordusunu buldu. 29 Temmuz 1832'de yapılan Belen Geçidi Savaşı'nı Ağa Hüseyin Paşa ve Osmanlı ordusu kaybetti. Mısır ordusu Çukurova'ya girip 31 Temmuz'da Tarsus ve Adana'yı eline geçirdi. Bunu önleyemeyen Ağa Hüseyin Paşa 31 Ağustos 1832'de Anadolu ordusu seraskerliğinden ve kendisine verilmiş olan valiliklerden azledildi.[2]

1833-1844 döneminde Vidin Muhafızlığı görevi yaptı ve 1844'de bu görevden azledildi. Fakat 1846'da tekrar Vidin Muhafızlığı görevine getirildi. 2 Nisan1849'de bu görevde iken vefat etti.[2]

Sicill-i Osmani onu şöyle değerlendirir:[1]

Devlete sâdık, saltanatın hizmetkârı ve zengindi. Sultan Abdülmecid huzurlarına kabul ettiğinde oturmalarını emrederek iltifat buyururlardı.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.II s.225 [1]
  2. ^ a b c d e f g Yayın Kurulu, "Hüseyin Paşa (Ağa)",(1999), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.547 ISBN 975-08-0072-9

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Yayın Kurulu, "Hüseyin Paşa (Ağa)",(1999), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.547 ISBN 975-08-0072-9
  • Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.II s.225 [2]