Şer'iyye Sicili

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

Şer'iyye Sicili, Osmanlı Devleti’nin adalet temsilcileri olan kadıların, vazifelerinin gereği bulundukları yerlerde içtimaî, iktisadî, siyasî ve askerî hayatın bütün yönleri ile kayıt altına aldıkları defterlere denir. Geniş yetki ve görevleri dolayısıyla, kendilerine gelen hüküm ve fermanları, bunlara verilen cevapları, gördükleri çeşitli davalara ait vermiş oldukları hükümleri “sicil” denilen defterlere kaydetmeleri bir kanun gereğiydi. Bu zorunluluk neticesinde kaza, sancak ve vilayet merkezlerinde tutulan “Mahkeme-i Şer‛iyye Defterleri”nin sayısı on binlerle ifade edilebilir. Ancak bu defterlerin bir kısmının yangın, yağma ve yıpranma gibi durumlardan dolayı kaybolması sebebiyle zamanımıza intikal edememiştir.

Kadıların görevli oldukları kazalarda adlî, idarî ve belediye işleri ile ilgili tanzim ettikleri kayıtlar son derece önemli bilgileri ihtiva etmektedir. Bayram ve Cuma günleri haricinde kadının evinde veya cami, mescit ve medrese gibi yapıların bir odasında kurulan mahkemeler, askerî meselelerin dışında her türlü devlet işlerini ve mahallî davaları çözüme kavuştururdu3. Bütün bunların sicillere kaydedilmesi suretiyle, devlet halk ilişkisini; şer‛î ve örfî hukukun uygulanış biçimini; miras, alacak-verecek davalarını; Gayr-i Müslimlerin hukukî durumlarını, kısacası o yöre ile ilgili bütün malumatı şer‛iyye sicillerinde yer almaktaydı.

Siciller önemli tarihî olayların, tarihî şahsiyetlerin, mahallî yer adlarının, önemli tarihî müesseselerin ayrıntıları ile beraber doğru olarak tespitinde önem arzederler. Sicillerde yer alan çeşitli hüküm ve vesikalardan; kasaba, köy ve mahalle isimlerini; yeni yerleşim yerlerini; terkedilmiş köyleri ve buralardan göç sebeplerini öğrenmek mümkündür. Ayrıca devletin, gerek savaşlar sebebiyle, gerekse malî sebeplerden dolayı yeni ihdas etmiş olduğu vergileri; asker, zâhire, hayvan taleplerini, miktarlarını en küçük yerleşim birimine kadar nasıl pay edildiğini siciller sayesinde öğrenmek mümkündür.

Kadı sicilleri diye de adlandırılan bu sicillerde yer alan belgeler esas olarak iki çeşittir. Birincisi, merkezden kadılara gönderilen ferman, berat, buyruldu, tezkire ve mektuplardır. İkincisi ise, kadılar tarafından mahallî hususlar muvacehesinde yazılan îlâm, hüccet, mâruzât, mürâsele, muhallefât ve narh gibi kayıtlardır.

Siciller 16. yüzyılın sonlarına kadar Arapça ve Türçke olarak iki dilde yazılırken bu târihten îtibâren yalnız Türkçe kullanılmaya başlandı. Bir mahkemeye tâyin olan kâdı, kendi adına yeni bir sicil başlatır, onun ayrılmasından sonra o güne kadar tutulan yapraklar bir araya getirilerek defter meydana getirilirdi. Bazı kâdılar ise kendilerinden önceki kâdının bıraktığı yere adını ve tâyiniyle ilgili beratın örneğini yazdıktan sonra defteri devam ettirirdi.

Şer’iye mahkemelerinin 1924’te kaldırılmasından sonra yüzyıllar boyu arşivlerde birikmiş şer’iye sicillerinin değerlendirilmesi için Milli Kütühane de bir araya getirildi.