İzmir Suikastı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(İzmir suikasti sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara

İzmir Suikasti, Haziran 1926'da yurt gezileri kapsamında bulunduğu İzmir kentinde Mustafa Kemal Paşa'ya karşı yapılması tasarlanmış bir suikast girişimidir. Suikast gerçekleşmeden önce ortaya çıkarılmış, suçlu görülen çok sayıda kişi idam veya hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

Konu başlıkları

[değiştir] Suikast girişiminin ortaya çıkması

Suikast girişimi, 15 Haziran 1926 günü Mustafa Kemal Balıkesir’deyken, suikastçiler İzmir Kemeraltı çarşısının ana caddesine (günümüzdeki adı "Anafartalar Caddesi", o dönemdeki adı -caddedeki Mevlevi dergâhı nedeniyle- "Mevleviler Sokağı") nâzır bir otelin pencerelerinden, Mustafa Kemal Paşa gezi programı üzere caddeden geçerken ateş açmayı planlıyorlardı.

İhbara göre suikastçilerin arasında Mustafa Kemal'in yanında yer almış olan Kadı Hurşit'in oğlu ve yaşı büyütülerek meclise girip eski Lazistan mebusu olan Ziya Hurşit, İttihat ve Terakki'nin fedaisi olup Milli Mücadele de Kocaeli bölgesinde faaliyet gösteren emekli jandarma yüzbaşı Sarı Efe Edip bey'in adamları olan Sarı efe Edip bey'in Değirmendere deki çiftliğinde kahyalık yapan Çopur Hilmi, Gürcü Yusuf ve İstanbul da kuyumcu soymaktan sabıkalı Samsun da kahve işleten Laz İsmail vardı. Yaptıkları plana göre bu kişiler Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'i İzmir'e ziyarete geldiğinde Kemeraltı karakolu önünde ateş ederek öldürecekler, kargaşadan yararlanarak Yemiş çarşısında bekleyen bir arabayla Giritli Şevki Bey'in rıhtımda bekleyen motoruna binip Sakız Adası'na kaçacaklardı. Fakat son anda Şevki Bey'in pişmanlık duymuş ve Mustafa Kemal'in bir gece Mudanya'da fazladan kalmasından dolayı programın değişmesinden ve vazgeçip olayın ihbar edilmesinden korkup olayı İzmir Emniyeti Siyasi Şube müdürü Mehmet Ali Konyar'a anlattı. O da vali Kazım Dirik'den izin alıp Giritli Şevki'nin evinde son toplantıdan çıkan suikastçıları kaldıkları yerde yakaladılar. Aynı odada kalan Laz İsmail ile Gürcü Yusuf Ragıp Paşa otelinde Ziya Hurşit Gaffarzade otelinde Çopur Hilmi de evinde yakalanıp tutuklandılar. 16 Haziran da İzmir'e gelen Mustafa Kemal Naim Palas oteli'nde kaldı ve halka karşı bir konuşma yaptıktan sonra suikastçılarını tek tek odasına çağırıp görüştü. İzmir'e yerleşen Mustafa Kemal Ankara'da ki başbakan İsmet İnönü'den suikasta adlarının karıştığına inandığı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyelerinin paşa olanlar dahil tutuklamasını istemiştir. İsmet İnönü, tutuklanan Kâzım Karabekir'i serbest bıraktırdı ve diğer parti üyelerinin de tutuklanmasını engelleyince Recep Peker durumu Mustafa Kemal'e bildirdi. Mustafa Kemal başbakan İnönü'ye korkmamasını ve tutuklamaları gerçekleştirmesini emretti. Tutuklamalar bu emir üzerine başlatıldı.

[değiştir] Suikastle suçlanan kişilerin yargılanması

Mustafa Kemal 9 Temmuz'a kadar İzmir de kaldı. Suikastla ilgili İstiklal mahkemesi 26 Haziran 1926 da Milli Sinema salonunda çalışmalarına başladı. Olayın ardından silahlı ve bombalı olarak İzmir’de yakalan Ziya Hurşit’in açıklamaları doğrultusunda çok sayıda kişi gözaltına alındı ve hemen bir İstiklal Mahkemesi kuruldu. Yargılananlar arasında Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Bekir Sami Kunduh, Cafer Tayyar Eğilmez, Vasıf Karakol gibi Kurtuluş Savaşı’nın önde gelen isimleri de vardı. Bu ünlü kişilerin çoğu beraat etti. Ancak İttihat Terakki Cemiyeti’nin önde gelen bazı isimleri suikastla ilgili bulunarak idam edildi.

O gece ve ertesi gün İstanbul ve İzmir'de yapılan tutuklamalarda Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf, Laz İsmail ve Çopur Hilmi yakalandılar. Suikastın arkasında, kapatılmış Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın içindeki bir grup olduğu sonucuna varıldı. Partinin kurucuları olan Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Adnan Adıvar gibi Kurtuluş Savaşı'nın ünlü isimleri suikastin diğer sanıklarıyla birlikte İzmir İstiklal Mahkemesinde yargılandılar.

Mahkeme Ziya Hurşit ve arkadaşlarını idam cezasına çarptırdı. 14 Temmuz 1926'da on dört kişinin idam cezası infaz edildi. Suikast girişiminden sonra bir ay gibi kısa bir süre içinde yıldırım hızıyla yargılanma tamamlanmış ve idam cezaları infaz edilmiş oluyordu. Kurtuluş Savaşı'nın önderlerinden biri olan ve o sırada yurt dışında bulunan Rauf Orbay, gıyabında on yıl hapis cezası aldı. Terakkiperver Partisi'nin yargılanan diğer üyeleri her ne kadar mahkeme tarafından aklandılarsa da birçoğu uzun bir süre kuşku altında kaldılar. Hükümet görevlerinden dışlandılar. Çoğu on yıl süreyle siyasi yaşamdan uzak kaldı.

18 Haziran 1926'da Mustafa Kemal, suikast girişimi hakkında Anadolu Ajansı’na verdiği demeci şu cümleyle bitirdi:

Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

[değiştir] İdam edilenlerin listesi

  1. Ziya Hurşit, eski Lazistan milletvekili
  2. Laz İsmail
  3. Gürcü Yusuf
  4. Çopur Hilmi
  5. Şükrü Bey, İzmir milletvekili
  6. Ayıcı Arif, Eskişehir milletvekili
  7. İsmail Canbulat, İstanbul milletvekili
  8. Sarı Efe Edip
  9. Abdülkadir Bey, eski Ankara milletvekili
  10. Kara Kemal, Eski Gıda bakanı
  11. Abidin Bey, Saruhan (Manisa) milletvekili
  12. Halis Turgut bey, Sivas milletvekili
  13. Rüştü Paşa, Erzurum milletvekili
  14. Hafız Mehmet Engin, Trabzon milletvekili
  15. Albay Rasim Bey, emekli Albay
  16. Cavit Bey, eski Maliye bakanı
  17. Hilmi Bey, Ardahan milletvekili
  18. Nail Bey, İttihat ve Terakki fırkası sorumlu sekreteri
  19. Doktor Nâzım Bey, İttihat ve Terakki fırkası ileri geleni

[değiştir] Kaynakça

[değiştir] Dış bağlantılar

Kişisel araçlar
Ad alanları

Türevler
Eylemler
Gezinti
Katılım
Yazdır/dışa aktar
Araçlar