Allah
-
- Bu maddede "Allah" sözcüğü ile kasıt İslam dinindeki Tanrı ve ilgili inançtır. Allah sözcüğü Türkçede genel olarak "tanrı" anlamında kullanılabilir. Bu genel anlam için lütfen Tanrı maddesine bakınız.
Allah (Arapça:
ﺍﷲ ), Kur'an'da tanımlanan tek, zıddı ve benzeri olmayan yaratıcının adı. Allah adı, Allah'ın zatını (Zat-i Akdes, En Kutsal Öz) içermesi dolayısıyla, bütün sıfatlarını ve En Güzel Adlar'ın (Esma-ül Hüsna)[1] ifade ettiği anlamları da içerir. Diğer adları, yalnızca ad almış durumlarını (müsemma) içerirler, sıfatlarını içermezler. Bu nedenle "Allah" adı İslam'daki Uluh-iyetin, özel adıdır (ismi hâss). Müslümanlar, Allah lafzının ardından Celle Celaluhu (C.C.) veya Teala (Yüce) gibi övücü sözler kullanırlar.
Konu başlıkları |
[değiştir] Etimoloji
Dilbilimciler, sözcüğün kökünün İlah (el-ilah ya da el-laha)'tan gelmiş olabileceğini söylerler. Sami dillerinde "(En üst ilah) anlamına gelir" demişlerdir. Öte yandan Arapça'da "ilah" kelimesi mağrif (belirli) olup lamı tarif (el takısı) almaz. Arapça ile akraba olan dillerde de ilah kelimesi benzer şekillerde seslendirilir; İbranice tanrı anlamına gelen Eloah אלה, Keldanice Alaha laha ya da Aramice ܐܠܗܐ Elāhā Süryanice ܐܠܗܐ Alāhā vb. Allah ismi arapça Elif, Lam, Lam ve He harfleriyle yazılır. Ebced'deki "Cümel-i Kebir" adlı düzenine göre sayı değeri 66'dır. ((Elif=1)+(Lam=30)+(Lam=30)+(He=5)=66)) Kur'an'da numarasız besmeleler dahil olmak üzere "Allah" lafzı 2699 kere geçmektedir.
[değiştir] İslam'da Allah akidesi
Kendisinden başka olmayış (vâhidiyyet), eşsiz ve benzersiz (ehadiyyet) Allah inancı İslam'ın temeli ve İslami inanışın esasını oluşturur. Kur'an'da Allah, Allah inancı, Allah'ın sıfatları geniş olarak işlenmiş, muhakkikin (Hakikat araştıran, hak âlimleri) tarafından izah edilmiştir. En kısa surelerden İhlas Suresi, İslami Allah inancının esaslarını konu alır: "De ki, Allah tek ve benzersizdir. Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Doğmamış ve doğrulmamıştır. O'nun dengi, misli olmadığı gibi zıddı da mevcut değildir." Allah'ın sıfatları kelamcılar arasında uzun tartışmalara konu olmuştur. Kelamcılar Allah'ın mahiyetinin bilinemeyeceğine, ne olmadığının ise bilinebileceğini ifade ederler. Buna göre Allah'ın benzeri olmadığı gibi, zıddı da yoktur. Bunun için “iyilikler ve kötülükler Allah'tandır” denilir (imanın şartları). Antropomorfizm (tanrının insana veya insanın tanrıya benzetilmesi) Müşebbihe olarak isimlendirilir ve kesinlikle İslam dışı kabul edilir. [2] Tevrat’taki "Yakup ile güreşe tutuşan Tanrı" (Hoşea 12:3) ve Hıristiyanlık üçlemesindeki "Baba Tanrı" figürü şiddetle eleştirilir. Kelamcılar Kur'an ve kudsi hadisler gibi İslami kaynaklarda kullanılan “Allah’ın eli” Allah’ın yüzü” " Allah'ın arş (dipnot) (taht) üzerinde oturması" (Taha-5 ve Araf 54) "insanın Rahman suretinde yaratılması" [3][4] gibi ifadelerle Allah'ın işitmesi, görmesi gibi ifadeleri mecaz veya mahiyeti bilinemeyen ifadeler olarak tanımlarlar. [5] Esma-ül Hüsna’da geçen Allah'ın bazı isimleri ise (Mütekebbir (kibirlenen), Sabur (Sabreden), Müntakim (intikam alan) antropomorfizm açısından oldukça zorlayıcıdır. (bkn. Antropomorfizm)
[değiştir] Allah'ın varlığı
Allah'ın varlığı, sıfatları ve bunların akla yatkın delillerle izah ve ispatı İslam Dini'nin başlangıcını ve temelini oluşturur (bknz İlm-i Kelam).
Kur'an; insan, insan ve kainatın yaratılışı, ruhi ve fiziksel özellikleri, insanların birbirleri ile ilişkileri, hayvanlar, kainattaki düzen, nimetler, vicdan, duanın kabulü, ve insan'ın kalbinde hissedip bildiği yaratıcıya olan ihtiyacı gibi konuları işleyerek Allah'ın varlığını İslamiyete göre açıklar.
İslam filozofları ve kelamcılar gerek Kur'an'da kısaca açıklanan, gerek Hz. Muhammed'in ifadelerinden çıkarılan ve gerekse uzun akli deneyimlerin ışığında yukarıda bahsedilen delilleri sistemleştirmişlerdir. Bunlardan bazıları:
- Hudus delili
- Nizam delili
- İmkan delili
- İlm-i evvel delili
- Kabul-u amme delili
- İbda delili
- İhtira delili
- Burhan-i Inni (Eserden muessire)
- Burhan-i Limmi (Muessirden esere)
- Burhan-i Temanu
- Burhan-i Telazum
| Allah'ın 99 ismi (Esma'ül-Hüsna) |
|
Adl • Afüv • AhirAlîm • Aliyy • Allah • Azim • Aziz • Bais • Baki • Bari • Basir • Basit • Batın • Bedi • Berr • Cami • Cebbar • Celil • Dar • Evvel • Fettah Gaffar • Gafur • Gani • Habir • Hadi • Hâfıd • Hafız • Hakem • Hakim • Hakk Halık • Halim • Hamid • Hasib • Hayy • Kabid • Kadir Kahhar • Kavi • Kayyum • Kebir • Kerim • Kuddüs • Latif • Macid • Malikül Mülk • Mani • Mecid • Melik • Metin Muahhir • Mübdi • Mucib • Muğni • Müheymin • Muhsin • Muhyi • Muid • Muiz • Mukaddim • Mukit • Muksit • Muktedir • Mümin • Mumit • Müntakim • Musavvir • Muteali • Mütekebbir • Müzil • Nafi • Nur Rafi • Rahim • Rahman • Rakib • Rauf • Reşid • Rezzak • Sabur • Samed • Şehid • Şekur • Selam • Semi • Tevvab • Vacid • Vahid • Vali • Varis • Vasi • Vedud Vehhab • Vekil • Veli • Zahir • Zülcelal-i Vel-İkram |
[değiştir] Allah'ın sıfatları
İslam akidesinde Allah inancı, Allah'ın mahiyyet-i nefs-ül emriyesi, şuunat, isim, sıfatlari ile zengin biçimde ele alınmıştır. Bu itibarla, farklı dinlerdeki Allah inanışı ile temelde benzer olsa da, tek tanrılı (monoteist) dinlerle bile bazı farklılıklar gösterir.
İslam inancına göre Allah'ı bilmek, sıfatlarını bilmekle olur. Mezheplere gore farklılık arzetmekle beraber, en temel sıfatlar genelde iki grupta açıklanmışlardır: zati ve subuti sıfatlardır. Bunlar uluhiyetin ayrılmaz gereğidirler.
[değiştir] Zati sıfatlar
Allah'tan başkasında kemal mertebede olmadığına hükmedilen yahut Allah'ta kemaliyle mevcut olduğuna inanılan ve noksan izafe edilemeyecek sıfatlardır. Varlığının vacib (şart) olması (vücud, İbn-i Sina'ya ait tabirle (vâcibülvücûd), ezeli oluşu (kıdem), bâki oluşu (beka), tek ilah oluşu (Vahdaniyyet), varlıklarına benzememesi (Muhalefetun lil havadis), hiçbir şeye ihtiyacı olmaması, kendi nefsi ile kaim olmasi (Kıyam bi nefsihi).
[değiştir] Allah'ın birliği
Zati sıfatlardan olan vahdaniyyet, İslami literatürde, Hıristiyanlıkla ilgili en bariz farklılığı oluşturması nedeniyle, önemli yer tutar. İhlas suresinde formüle edilen şekliyle, Allah birdir (sayı olarak - vahidiyyet), ve benzersizdir (mahiyyet-i nefs-ül emriyesi itibariyle - ehadiyyet).
[değiştir] Subuti sıfatlar
Allah'ın mahiyyet-i nefs-ül emriyesinde sabit ve daimi olan sıfatlarıdır. Bu sıfatlar, insan için, yaratıcıda var olan sıfatları anlama açısından bir vahid-i kıyasi (mihenk) olması amacıyla, diğer yaratılanlara da, şuur sahiplerinin idrakine Allah'ın sıfatlarının tecelli ederek gösterilmesi anlamında Allah tarafından verilen sıfatlardır. Hayat sahibi oluşu, İlim sahibi oluşu, işitmesi (Semi), görmesi (basar), irade etmesi, bir şeyi dilemesi (İrade), gücünün yetmesi (kudret), söz söylemesi (Kelam) olarak sıralanabilir. Yaratma (Tekvin) sıfatı da subuti sıfatlardan kabul edilmiştir, zira Allah'ın yaratması irade etmesi ile olur, yaratmamayı irade etmesi Uluhiyetine noksan getirmez.
[değiştir] Dipnot
Arş; Kelamcılar tarafından mahiyeti bilinemeyen taht olarak ifade edilir. Ayrıca Baal tapınağında Baal'ın oturduğu tahtın adı [6] ve Palmirada bir tanrının adı Arş (Arşu, Arsu) olarak geçer. [7]
[değiştir] Ayrıca bakınız
- Tanrı
- Allah'ın adları (Esma-ül Hüsna)
[değiştir] Kaynakça
- İhlas Suresi
- İsmet Zeki Eyüboğlu, Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, Sosyal Yayınlar, 1998, İstanbul
[değiştir] Notlar
- ^ (Araf Suresi, 180) (İsra Suresi, 110) (Taha Suresi, 8) (Haşr Suresi, 24)
- ^ http://www.osmanlicaturkce.com/?k=muhta%E7&t=@@@&s=1
- ^ Buhari İstizan, 1
- ^ Müslim 1, 115
- ^ http://www.risaleakademi.com/guencel/alntlar/risale-i-nur/2098-24-mektubun-erh-ve-zah
- ^ http://es.scribd.com/doc/52812852/Ni%C5%9Fanyan-Sozluk-Sozlerin-Soya%C4%9Fac%C4%B1-Turkce-Etimolojik-Sozluk-Nisanyansozluk-com
- ^ http://books.google.com.tr/books?id=KvZ7K5KWbuoC&pg=PA120&lpg=PA120&dq=arsu+ar%C5%9F+palmira&source=bl&ots=MzqmjulpUu&sig=8d2uXRqj2RxS-VI3L6X5QEywSKA&hl=tr&sa=X&ei=lehyT-r5Doup8AOIyqV2&ved=0CCIQ6AEwAQ#v=onepage&q=arsu%20ar%C5%9F%20palmira&f=false