İkinci Grup
| Bu maddedeki bazı bilgilerin kaynağı belirtilmemiştir. Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına bakabilirsiniz. Maddeye uygun biçimde kaynaklar ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
| Bu maddenin tarafsızlığı konusunda kuşkular bulunmaktadır. Ayrıntılar için lütfen maddenin tartışma sayfasına bakınız. Şablonu maddeden çıkarmadan önce lütfen şablonun yardım sayfasını inceleyiniz. |
İkinci Grup, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Mustafa Kemal Paşa'ya muhalif milletvekillerince oluşturulan meclis grubu. 1922-1923 döneminde etkin olan grup, 8 Nisan 1923'te yapılan İkinci Meclis seçimlerinde parlamento dışında kalarak etkinliğini kaybetmiştir.
10 Mayıs 1921 tarihinde Mustafa Kemal'in Müdafa-yı Hukuk Cemiyetlerini, mecliste Anadolu ve Rumeli Müdafa-yı Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirip bir grup kurmasından sonra Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey önderliğinde bir muhalefet hareketi başlamıştı. Bir yıl kadar örgütsüz bir şekilde muhalefet eden mebuslar, 1922 Temmuzunda Mustafa Kemal Paşa'nın başkomutanlık süresinin üçüncü kez uzatılması ile ilgili görüşmeler başladığında resmen kuruldu.
Konu başlıkları |
[değiştir] Etkinlikleri
Cumhuriyet tarihine ilişkin resmi literatürde İkinci Grup'un gerici ve cumhuriyet düşmanı kimselerden oluştuğu görüşü savunulur. Bu görüşün doğru olmadığını ile ilgili yayınlar olmuştur.[1]
Grubun başlıca etkinlikleri arasında şunlar bulunur:
- 1. Meclis yetkilerinin 15 kişilik bir "Fevkalade Harp Komisyonu"na devrine ilişkin yasa tasarısına karşı koymak (Aralık 1921);
- 2. İstiklal Mahkemeleri kararlarına karşı Meclis müzakeresi açılması ve mahkemelerin kaldırılması veya Başkumandanlık emrinden alınarak Meclis denetimine sokulmasına ilişkin teklifler (Ocak 1922);
- 3. Meclisin egemenlik haklarını Mustafa Kemal'e devreden Başkumandanlık Kanununun üçüncü ve dördüncü kez uzatılmasına muhalefet (Mayıs ve Temmuz 1922);
- 4. Muhalif çıkışlarıyla tanınan Trabzon milletvekili Ali Şükrü'nün, Mustafa Kemal'in özel muhafız alayı komutanı tarafından öldürülmesinin protesto edilmesi (Mart 1923);
- 5. Meclis rejimine muhalefeti vatan hainliği kapsamına alan (böylece hükümete rejim muhaliflerini idam etme yetkisini veren) Hıyanet-i Vataniye kanunu değişikliği teklifine muhalefet (Nisan 1923);
- 6. 1923 seçimlerinin, Tek Parti denetimi altında anti-demokratik bir gösteriye dönüşmesine[kaynak belirtilmeli], basın ve Meclis yoluyla karşı çıkma denemeleri (Nisan-Mayıs 1923).
- 7. Sakarya Savaşı'nda yunan Ordusu yenildikten sonra Mustafa Kemal Paşa'nın başkomutanlık görev süresinin uzatılmasına karşı çıktılar.
- 8. 25 Kasım 1922 tarihinde milletvekili seçim yasasını değiştirmek için teklif verdiler. Yasa teklifine göre belirli bir yerde 5 seneden fazla ikamet etmemiş olanlar o bölgeden milletvekili seçilemeyecek; Misak-ı Milli sınırları dışında doğmuş olanların ve Türk kökenli olmayanların yine milletvekili seçilme hakkı olmayacaktı. Bu yasa, Mustafa Kemal'in ve birçok subay kökenli mebusun ve diğer doğum yerleri ülke sınırları dışında kalanların seçilebilme hakkını ortadan kaldıracaktı.[2]
Egemenliğin kayıtsız şartsız millete aitliği ve saltanatın lağvı konularında İkinci Grup'un tavrı, Mustafa Kemal liderliğindeki Birinci Grup'tan farklı değildir. 1 Kasım 1922'de İkinci Grup, Osmanlı saltanatının kaldırılması lehine oy kullanmıştır.
Ahmet Demirel'in araştırmaları[3], muhalefetin sosyal kökeni hakkında da ilginç veriler sunar. İkinci Grup mensupları arasında müftü, müderris, şeyh gibi din adamlarının oranı, Birinci Grup'takinin üçte biri kadardır (%9,9'a karşı %3,2). Medrese kökenli olan mebusların oranı da, Birinci Grup'a oranla daha azdır.[4]
[değiştir] Görüşleri
Kurucularından Mersin mebusu Selahattin Bey)'in ifadesine göre, İkinci Grup, "her türlü şahıs istibdadını önlemek, şahsi hakimiyetler yerine kanuni hakimiyetler ikamesi gayesiyle kurulmuştur; Meclis diktatoryasına taraftar olup şahıs otokratlığına muhalefet etmiştir.".[5]
Grup programı, Müdafaa-yı Hukuk hareketinin ortak ilkeleri (Misak-ı Milli sınırları içinde tam bağımsızlık, hakimiyetin kayıtsız şartsız millete aidiyeti, tevhid-i tedrisat, tevhid-i kaza) yanı sıra, şu hususlara yer verir:
"Her ferdin hürriyet-i şahsiye ve medeniyesi her türlü taarruzdan masundur. [...] Siyasi cürümlerde idam cezası yoktur. [...] Hiçbir kimse kanunen mensup olduğü mahkemeden başka bir mahkemeye sevk olunamaz. [...] Müsadere, angarya, işkence, her nevi eziyet katiyen ve külliyen memnudur.".[6]
Grup ileri gelenlerinin Meclis konuşmalarından alınan aşağıdaki pasajlar, grubun siyasi görüşlerinin yansıtırlar:
Hakkı Hami [Ulukan]: "Kendisini Yüksek Meclisin üstünde görenler Meclisin vücudunu inkâr etmiş olurlar. Bunlar vatan hainidir. Hareketleri Meclise taarruzdur. [...] İstiklal Mahkemeleriyle, hıyanet kanunuyla, adam asmakla biz gayemize ulaşacaksak, emin olunuz ki bu hayaldir. [...] İdam cezaları şunun bunun eline terkedilecek şeyler değildir. [...] Her halde milletin dayanamayacağını anlamak ve onların kanayan kalbini görmek lazımdır.".[7]
Hüseyin Avni [Ulaş]: "Büyük Millet Meclisi idaresi bugün birtakım müstebit kumandanların, valilerin elindedir. Zihniyet değişmiyor, yalnız sandalye değişiyor. Sonra bunlar istibdatlarını birbirlerine firavun postu olarak terk ediyorlar. İdarenin, bundan yüz sene öncesindekinden hiçbir farkı yoktur. Demokrat, halkçı bir hükümetin, bir milletin tarihine bakın ve mevcut durumla karşılaştırın.".[8]
Mehmet Şükrü [Koç]: "Bu memleketin iyiye gitmesinin çaresi memlekette kanunu hakim kılmaktır. Herkesi malından, canından, ırzından, namusundan emin kılabilmek, kanunu memlekette hakim kılmakla olur. Ordunun kuvveti, memlekette kanunun hakim olmasına bağlıdır.".[9]
Hakkı Hami [Ulukan]: "Kişi hukukuna vuku bulacak saldırının ortadan kaldırılması için alınacak önlemler, bir dış düşman için alınacak önlemlerden daha önemlidir. Bir dış düşmanın saldırısını yoketmek için halkı silahlandırmak, onun üzerine yöneltmek ve ona karşı halkı yürütmek kolaydır. Fakat, bir vatandaşın kişisel hukukuna, mevkiinin verdiği kudretle saldıracak bir kişinin saldırısını halka anlatmak ve bu saldırının önüne geçmek için yapılacak cezanın uygulanamaması belki ülkeyi yıllarca, yüzyıllarca haraplığa sürükler.".[10]
[değiştir] Üyeleri
Ali Şükrü Bey, Hamdi Bey (Apaydın), Ömer Lütfi Bey (Yasan), Halil İbrahim Bey (Özkaya), Mustafa Bey (İbrişim), Edip Bey (Dinç), Hafız Hamdi Bey (Dumrul), Yusuf Ziya Bey (Koçzade), Mehmet Akif Bey (Ersoy), Ermin Bey (Gevelioğlu), Nafiz Bey (Özalp), Süleyman Bey (Boşnak), Şükrü Bey (Fırat), Neşet Bey (Akkor), Dursun Bey (Yalvaç), Mustafa Zeki Bey (Satluk), Mehmet Emin Bey, Sırrı Bey (Özata), Emin Bey (Lekili), Hüseyin Bey (Aksu), Hüseyin Avni Bey (Ulaş), İsmail Bey (Arslan), Mehmet Salih Efendi (Yeşiloğlu), Nusret Efendi (Son), Süleyman Necati Bey (Güneri), Mehmet Celâl Bey, Hacı Ali Sabri Efendi (Güney), Haydar Lütfi Bey (Aslan), Sami Bey (Arkan), Mersinli Cemâl Paşa (Mersinli), Hacı Tahir Bey (Kucur), İsmail Remzi Bey (Berkün), Mehmet Nadir Efendi (Süldür), Yenibahçeli Ahmet Şükrü Bey (Oğuz), Sırrı Bey (Bellioğlu), Mehmet Şükrü Bey (Koç), Hulûsi Bey (Kutluoğlu), Ömer Lütfi Bey (Argeşo), Mehemt Vasfi Bey (Seçer), Mustafa Bey (Atay), Abdülgafur Efendi (Iştan), Mehmet Besim Bey (Fazıloğlu), Osman Bey (Uşşaklı), Rifat Bey (Çalıka), Rıza Bey (Silsüpür), Arif Bey (Baysal), Cemil Bey (Altay), Abidin Bey (Atak), Ziya Bey (Hurşit), Hasip bey (Aksöyek), 'Çolak' Selâhattin Bey (Köseoğlu), Yusuf Ziya Bey (Eraydın), Abdülgani Bey (Ertan), Kasım Bey (Dede), Ömer Lütfi Bey (Ünlü), Hakkı Hami Bey (Ulukan), Kara Vasıf Bey (Karakol), Mehmet Sırrı Bey (Tayanç), Mustafa Lütfi Bey (Azer), Hamdi Bey (Mütevellioğlu), Rıfat Bey (Arkun), Bahri Bey (Tatlıoğlu), Feyyaz Ali Bey (Üst)
Dış Bağlantılar:
İkinci Grup'tan AKP'ye Türkiye'de Muhalif Olmak
[değiştir] Dipnotlar
- ^ Demirel, Ahmet (1993). Birinci Meclis'te Muhalefet: İkinci Grup. İletişim. ISBN 978-975-470-371-9.
- ^ http://www.istanbul.edu.tr/siyasal/dergi/sayi23-24/09.htm
- ^ Kaynak hatası: Geçersiz
<ref>etiketi;adnandemirel1isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme) - ^ Demirel, a.g.e., s. 144-150.
- ^ Aynı eser, s. 45.
- ^ Aynı eser, s. 398-399.
- ^ 14.1.1922; aynı eser, s. 374.
- ^ 1.4.1922; aynı eser, s. 376-377.
- ^ 13.3.1922; aynı eser, s. 376.
- ^ 23.1.1923; aynı eser, s. 470.
