Ömer Osman Erendoruk

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Ömer Osman Erendoruk (1934 - 2006), Bulgaristan doğumlu Türk yazardır.

Koşukavak kasabasının Karakuz Köyü doğumludur. 1955'ten 1980'e kadar Türkçe öğretmeni olarak çalışmıştır.

Bulgar komünistlerinin Türkleri eritme politikasına kalemiyle direniş göstermiş, ancak romanları, piyes ve şiirleri polisin eline geçmiştir. Bu yüzden beş yıl ağır hapis cezasına çarptırılmıştır.

Ömer Osman Erendoruk, Bulgar zulmünün darbesini Türkçe eğitiminin ve Türkçe yayın hayatının sona ermesiyle alır. Edebiyat hayatına, Bulgarca diline fazlasıyla hakim olmasına rağmen Bulgarca'yı kullanmayarak devam etmiş ve Bulgar zulmünün önündeki en büyük edebi isim haline gelmiştir.

"Bulgarca şiir, hikaye yazmak, Türkçeye ihanet etmek, Türkçeyi konuşanlara sırt çevirmek, Türk dilini 'ölü dil' sırasına koymak demektir." cümlesi bu özelliğini en iyi şekilde yansıtır.

Erendoruk, 1985'te Belene Ölüm Kampı'na gönderilmiş, oradan da sürgün edilmiştir.

1989'da sınırdışı edilen yazar, Türkiye Cumhuriyeti'ne sığınmış ve öğretmen olarak çalışmıştır. Türkiye'de emekli olmuştur.

Kalp yetmezliği sebebiyle 19 Ekim 2006 yılında hayata veda eden Erendoruk'un ölümünden sonra, "Sevgi Kırınıtıları arıyorum yollarda" adlı, ölmeden önce yazdığı kitap, 2007 yılının Ocak ayında çıkmıştır.

Kitapları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Yaralı Güvercin (hikâyeler)
  • İlk Sevgi ve Sonrası (hikâyeler)
  • S.O.S. veya Üçüncü Mezar (şiirler)
  • Ölmeden Ölmek (şiirler)
  • Sabır Duası (şiirler)
  • Dilim Dilim Yürek (şiirler)
  • Buruk Acı (roman)
  • Uçurum (roman)
  • Buram Buram Yalnızlık (şiirler)
  • Ağlatmayın Çocukları (şiirler)
  • İzmir Sokakları (şiirler)
  • Ağlatırsa Mevlâm Yine Güldürür (Roman)
  • İçimizdeki İnci Taneciği (Roman)
  • Toprağa Kan Düştü (Roman)
  • Sevgi Kırıntıları Arıyorum Yollarda (Hatıraları)
  • Bir Başkadır Bizim Eller

Şiirleri[değiştir | kaynağı değiştir]

S.O.S. VEYA ÜÇÜNCÜ MEZAR

Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya

Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya

Türkçe sevinmeyecek, Türkçe gülmeyeceksin

Alnından akan teri Türkçe silmeyeceksin.


Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını

Türkçe ayırmak yasak, solunu ve sağını

Sofrada ekmeğini Türkçe dilmeyeceksin,

Türkçe yaşamayacak, Türkçe ölmeyeceksin.


İthamname

Sofranda bol bol içki,kuş ciğerinden börek

Sabah sabah Jivkov’ un önünde diz çökerek

Beklersin memnun olup olmadığını sorup ...

Eşek derisi yüzün terler de vıcık vıcık

Uçarsın sevincinden gülümserse azıcık

Ve bir kitap yazarsın yalan dolan uydurup