Ömer Hayyam Rubaileri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Ömer Hayyam rubailerinde yaşadığı zamanda olan haksızlıkları, saçmalıkları alaylı, ince bir dille anlatmıştır. Dörtlüklerinde dünya, şarap, aşk, insan hayatı, yaşama sevinci ve bulunduğumuz dünyanın tadını çıkarmaktan bahseder.

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz
İki başımız var, bir bedenimiz
Ne kadar dönersem döneyim çevrende
Er geç başbaşa verecek değil miyiz?

Kim demiş haram bilmez Hayyam
Ben haramla helali karıştırmam
Senle içilen şarap helaldir
Sensiz içilen su bile haram

Ne sen sensin, Ne de ben ben,
Ha sen sensin. Ha ben ben,
Hem sen sensin, Hem de ben ben.
Kim Söyler misin? Nedir? O sen, ben.


Zahide hurilerle dolu cennet hoş gelir

Onun bana üzümün suyu daha hoş gelir

Onun cenneti veresiye benimki peşin

Ne var ki uzaktan davulun sesi hoş gelir.


Şarap beden gücüdür, can gücüdür bana;

Çözülmedik ne sırları çözdürür bana;

İstemem dünyayı ahreti şarap varken:

Bir damlası iki dünyadan yeğdir bana.


Bülbül ötmeğe başlayınca bahçemizde;

Bir lale gibi açsın şarap elimizde;

Elde kadehle öldü diyecekler bir gün,

Ko desin cahil herifler, ne umrumuzda.


O bilginler ki evrenin özetidirler;

Düşüncelerinin atı göklerde gezer;

İş kavramaya gelince Senin özünü

Şaşkınlıktan Felek gibi başları döner.


Baharlar yazlar geçer sonbahar gelir;

Ömrümün yaprakları dökülür bir bir;

Şarap iç, gam yeme, bak ne demiş bilge:

Dünya dertleri zehir, şarap panzehir.


Güzelim can çıkıp gidince bedenimizde

Birkaç kerpiç olacak mezarımızı örten;

Gün gelecek, mezar yapmak için başkasına

Kerpiç dökecekler kalacak toprakla bizden.


Aşıklar meclisinde yer bulmuşuz birlikte;

Dünyanın dertlerinde kurtulmuşuz birlikte;

İçip birer kadeh bu sevincin şarabından

Özgürlüğe ermiş, sarhoş olmuşuz birlikte.


Akılla bir konuşmam oldu dün gece;

Sana soracaklarım var, dedim;

Sen ki her bilginin temelisin,

Bana yol göstermelisin.

Yaşamaktan bezdim, ne yapsam?

Birkaç yıl daha katlan, dedi.

Nedir; dedim bu yaşamak?

Bir düş, dedi; birkaç görüntü.

Evi barkı olmak nedir? dedim;

Biraz keyfetmek için

Yıllar yılı dert çekmek, dedi.

Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim;

Kurt, köpek, çakal, makal, dedi.

Ne dersin bu adamlara, dedim;

Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi.

Benim bu deli gönlüm, dedim;

Ne zaman akıllanacak?

Biraz daha kulağı burkulunca, dedi.

Hayyam' ın bu sözlerine ne dersin, dedim;

Dizmiş alt alta sözleri,

Hoşbeş etmiş derim, dedi.