Çambaşı, Çaykara

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Çambaşı
—  Köy  —
Trabzon
Trabzon
Ülke Türkiye Türkiye
Coğrafi bölge Karadeniz Bölgesi
İl Trabzon
İlçe Çaykara
Yönetim
 - Tür Köy muhtarı
Nüfus (2000)http://www.yerelnet.org.tr/koyler/koy.php?koyid=261847
 - Toplam 850
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 462
İl plaka kodu 61
Posta kodu 61940
Website: http://www.cambasininsesi.com

Çambaşı, Trabzon ilinin Çaykara ilçesine bağlı bir köydür.

ÇAMBAŞININ SESİ SİTESİNDEN ALINMIŞTIR (http://www.cambasininsesi.com)[1] Köy, adını köyün dibinde bulunan 3 çam ağacından almıştır.

Çambaşı Tarihi Kuruluş tarihi 1684 yılından önce olduğu bilinen Çambaşı köyünün eski ismi Anoso’dur. Çaykara İlçesine 9 km. mesafede olan köyün, doğu ve kuzey doğusunda beddualı orman, batısında solaklı deresi ve Ataköy, kuzeyinde Aşağı Kumlu ve Yukarı Kumlu köyleri , güneyinde Taşkıran beldesi, güney doğusunda Taşlıgedik köyü bulunmaktadır. Köyün Taşkıran ve Taşlıgedik köyleri arasında Gürpınar mahallesi bulunmaktadır. Köyün doğal yapısı 1903 yılında meydana gelen sel ve heyelan sonucu Düz mahalle ve Abdülkerimli mahallesi arasındaki hendek daha da derinleşerek vadi halini aldı. Bu gün bu vadi üzerinde yedi adet su değirmeni bulunmaktadır. Çambaşı köyü 350 hane olup bu hanelerin üçte ikisi boştur. Yaz aylarında ise bu hanelerin çoğu şenlenir. Köy halkının nüfus kayıtlarına göre soy adları; Akyüz, Al, Aydın, Bakır, Birkan, Conoşoğlu, Çakmak, Çelebi, Demir, Demirci, Dinç, Esmer, Genç, Goncaoğlu, Gülsoy, Gün, Işık, İsmailoğlu, Kaya, Kaplan, Keskin, Koç, Köse, Kul, Kurt, Mutlu, Örnek, Özcan, Öztürk, Sancar, Sezer, Şahin, Toprak, Uysal, Var, Vapurcu, Yaman, Yavuz, Yıldız, Yeşilçicek, Yüce, Zengin’dir Çambaşı köyü sırası ile; İsmailoğlu, Ahmet Ağa, İbrahim Mudrupoğlu, Çolakoğlu Osman, Muhittin Yeşilçiçek, Süleyman Yıldız, Ali Rıza Aydın, Abit Yeşilçiçek, Ahmet Özcan, Ahmet Sezer, Dursun Öztürk, Dursun Zengin, Mehmet Yaman, Şükrü Keskin, Mehmet Şahin, Mehmet Demir, ve Dursun Çelebi’dir. Köyün girişinde Orhan Sancar, Bülent Dinç, Osman Çelebi ve Kemal Bakkal’ın yattığı bir şehitlik vardır. Köyde Şehit Asteğmen Orhan Sancar, İlköğretim Okulu, sağlık evi, öğretmen lojmanı, köy misafirhanesi, su değirmenleri, Türkcell baz istasyonu, kooperatif ve halen inşaat halinde olup çok amaçlı kullanılacak olan köy konağı (lokal, düğün salonu, toplantı salonu, kütüphane vs.) mevcuttur. Köy halkının �0’ü Müslüman dır. Köyde Gürpınar mahallesi camii dahil olmak üzere dört cami vardır. Köyün en eski camisi Düz mahalle camisidir. 1684 yılında inşa edildi. Bu cami son yıllarda yenilendi. Abdülkerim mahallesinde bulunan Ömerli camisi 1835 yılında inşa edildi. Bu cami son yıllarda hayırsever vatandaşlar tarafından onarıldı. Arlıca köyün merkezinde bulunan merkez camisi bölgenin en büyük camilerindendir. Bunlara ek olarak Baş mahalle mescidi, Minziriyos mescidi, Haydarap (cami büyüklüğünde) mescidi mevcuttur. Köyün ekonomik yapısı tarım, hayvancılık ve orman ürünlerine dayanır. Çevre köylere göre en çok toprağa sahip olan köyün üçte biri ekilebilir. Üçte biri otlak, üçte biride ormandır. Ekilebilir alanlarda mısır, patates, fasulye, lahana, bezelye, pancar, sarımsak, salatalık vb. yetişir. Hayvancılık alanında yerli ırk inek, mondofon, ve Jersey inekleri az miktarda koyun ve keçi beslenmektedir. Köyde orman ürünleri işleyen üç atölye, günlük alışverişi sağlayan üç bakkal, öğrenci taşımacılığı ve ilçeye ulaşım sağlayan bir minibüs, sosyalleşmeyi sağlayacak bir köy konağı bulunmaktadır. Köy halkının bir kısmı geçimini kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici, memur veya işçi, bir kısmı da ticaret yaparak, bir kısmı da gurbette çalışarak sağlamaktadır. Çambaşı köyü halkı yaz aylarında Muldat, Mağlakamboz, Sakarsu, ve Haldizen yaylalarında yayla yapmaktadır. Yaz aylarında yayla turizmi köyde ekonomik canlılık ve çevre köy halkıyla kaynaşmayı sağlamaktadır. Köyün yetiştirmiş olduğu alimlerden alimler den H.Ali Efendinin kendi eliyle yazdığı Kur’an-ı Kerim ve eski yazı ile yazılı iki kitabı mevcuttur. Bir Diğer alim H.Ganza Efendiye I.Ahmet ve II.Mahmut fıkhı ve şerri konularda fetvalarına başvurduğu söylenmektedir.

=== Kültür === http://www.cambasininsesi.com sitesinden alınmıştır. Türk halk şiirinin bilinen en eski türlerinden biri olan türkü, adını Türkr17;ten almıştır. Türk sözüne nispet eki ulanarak önce Türkî olmuş, daha sonra da bu kelime türkü şeklini almıştır. Türkü, Türklere mahsus bir beste ile söylenen halk şarkıları demektir.[1] Türkünün ezgi, konu ve yapılarına göre birçok çeşidi vardır. Çaykara ve yöresinde. söylenen türküler daha çok mani katarlarından kurulan türkülerdir. Burada mani ayrı bir tür olarak pek fazla kullanılmadığı ve manzum türlerin hepsine türkü denildiği için biz de mani ve türküleri birbirinden ayırmadan hepsini r0;Türkülerr1; başlığı altında vermeyi uygun bulduk.


Yöresel türküleri, atma türküler, takma türküler ve uzun türküler, mektup türküleri vs. şeklinde sınıflamak mümkündür. Bunların içinde en çok beğenilen atma türkülerdir. Türkü atmak, atışmak Doğu Karadenizlinin en başta gelen özelliklerinden biridir. Onun hayata bakışı çoğu zaman karamsar değil iyimserdir. Bu karakterin oluşumunda elbette ki üzerinde yaşadığı coğrafya ve bu coğrafyada hem tabiata hem de insana karşı verdiği amansız var olma, ayakta kalma mücadelesi önemli rol oynamıştır. Şairinr1; Biz bu dehrin hem sefasın hem cefasın görmüşüz / Biz neşatın da gamın da ruzigarın görmüşüzr1; dediği gibi o da bu dünyanın hem cefasını hem de sefasını görmüş, neşeyi ve kederi tatmış; ömrünün çoğunu gurbette geçirdiği için çok gezmiş, çok görmüş ve sonunda r0;alim değil ama arifr1;, bilge bir kişiliğe sahip olmuştur. Bütün bu özellikler Karadenizliye her şeyi olduğu gibi kabul etme, dünyaya gereğinden fazla değer vermeme, en olmadık zorluklarla bile yeri geldiğinde alay etme, hayatın bütün güçlüklerine göğüs gererek ayakta kalabilme, zorlukları, derecesi ne olursa olsun, aşabilme azmini ve gücünü verir.

Onun bu dünya görüşü oyunlarına, eğlencelerine, fıkralarına, özellikle de türkülerine yansır. Hiçbir şeye olduğundan daha fazla önem vermemeği öğrenmiş olduğu için her olaya biraz alaycı, şakacı, umursamaz bir tavırla yaklaşır. Bir nevi konuşma tarzı hâline getirdiği mani, türkü ve atışmalarda bunun en güzel örneklerini görürüz. Sözü gediğine koymak, yeri gelince babasından bile esirgememek; içinden ne geliyorsa saklamadan söylemek, işte Karadenizli budur. Anadolur17;da söylenen türküler ezgisiyle, sözleriyle yanıktır. Bunun için bu yörelerde r0;türkü yakmakr1; tabiri kullanılır. Doğu Karadeniz bölgesinde bunun yerine r0;türkü atmar1; tabiri kullanılması, atışmalarda r0;takmakr1;, r0;takılmakr1; ifadelerine yer verilmesi, atma türkünün eski Türk şiirindeki r0;Takmakr1; terimiyle ilişkili olabileceğini düşündürüyor. r0;Takmakr1;ın çeşitli Türk lehçelerinde bulmaca, atalar sözü anlamlarının yanında türkü, şaka, nükte, türkü yarışı anlamlarında da kullanıldığı ve Doğu Karadeniz bölgesinde kişilerin atışmak istediklerini yarışmaya davet ederken, r0; takıl bana dedim takildir1; veya eğer türküyü kendisi başlatıyorsa r0;ona takildumr1; ifadelerini kullanmaları ve bu türkülerdeki şaka, nükte bolluğu da bu düşünceyi desteklemektedir.

Bu görüşü destekleyen bir diğer husus da atma türkülerin birçoğunun manilerden oluşmasıdır. Yalnız, bu türkülerde kullanılan maniler Anadolur17;da söylenen a a b a tarzındaki maniler değil, sadece bu bölgeye ait olan ve kafiye şeması a b a b şeklindeki manilerdir. Bilindiği gibi mani, Türk şiirinin en eski türüdür ve bütün diğer türler bundan türemiştir. Kovalskir17;ye göre mani türünün en eski şekli de Doğu Karadeniz bölgesindeki a b a b şeklindeki manilerdir.[2] Her şairin iki mısra söylediği atışmalarda, bir maninin ilk iki mısraının birinci şair, diğer iki mısraının da ikinci şair tarafından söylendiği görülmektedir. Bu veriler ışığında, mani katarlarından meydana gelen atma türkülerle, bir maninin iki şair arasında bölüşülerek söylendiği iki mısralık atma türkülerin Türk türkülerinin en eskilerinden olduğunu söyleyebiliriz.[3] Doğu Karadeniz bölgesindeki Türk yerleşiminin, Türklerin Anadolur17;ya giriş tarihi olarak kabul edilen 1071r17;den çok daha eskilere dayandığı da göz önüne alınırsa, atma türkü türünün binlerce yıl önce Türkler tarafından söylenen ve bugün de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde varlığını koruyan bir tür olduğu düşünülebilir.

Çaykara ve çevresinde atışmalar çoğunlukla r0;Seyirr1; veya r0;Vaybenir1; adı verilen bir oyunda yapılır. Bu oyun, imeceler sonunda düzenlenen eğlencelerde, düğünlerde, askere uğurlama törenlerinde, ulusal bayramlarda, çayır biçme zamanı yaylalarda düzenlenen şenliklerde, yayla yollarındaki konaklama yerlerinde oynanır. Genellikle düz horon, atlama, sallama, sıksara sıralaması şeklinde gittikçe hızlanan bir tempoda oynanan horondan sonra iki usta türkücü gruplarını oluşturarak seyir oyununa geçilir. [4]Seyire katılanlar kolkola girip bir halka oluşturduktan sonra ağır ağır dönmeye başlarlar. Her kolun başında usta bir türkücü bulunur. Asıl atışmayı yapan bu türkücülerdir. Diğerleri bunların söylediklerini tekrarlarlar. Genellikle atışmalar r0;Ey vay beni vay banar1; ile başlar. Saz şairler gibi buradaki türkücüler de ilk türkücünün başladığı ayağı kullanmak ve irticalen söylemek zorundadırlar. Söylenen türküye anında cevap verebilmesi için türkücünün hem yetenekli, hem bilgili hem de tecrübeli olması gerekir.

Seyirlerde türküler çoğu zaman dostane söyleyişlerle, türkücülerin birbirini övmesiyle başlarsa da bir süre sonra ortalık kızışır, yergi, alay derken küfürleşmeye, sövgüye kadar gidilir. Hatta bazen de seyirler kavga ile noktalanır.

Seyirin nasıl başlayıp, nasıl devam ettiğini, orada söylenen türkülerin bu yöre insanı için nasıl bir değer olduğunu, ona hangi duyguları yaşattığını, ondan ne tür bir zevk aldığını bir Çaykaralıdan daha iyi hiç kimse bilemez. Bunu anlamak için, seyirlere girmiş, o hazzı tatmış bir Çaykaralıya kulak verelim:

r0;Atma türküler bir başka muhabbettir eğlencelerdir. Karşılıklı hazırlanmış atışma grupları, aralarında türkü kurucular; göğüsler önde, başlar dik, yüzlerde bir tebessüm, hafif hafif sallanmalar. Kollar kenetlenmiş, arada su sızmaz bir yakınlıkta dostane bir bağlanma. Büyük yarış başlıyor. Bir grubun diğerini alt etme yarışı bu. Hoş geldiniz ve karşılıklı muhabbet duygularını ifade eden sözlerle, haykırma ile başlar atışmalar. Keşke, başladığı gibi sonuçlansa. Atışmalar esnasında övgülü sözler yerini bazen onur kırıcı sözlere bırakır. Bazen de ağır suçlamalar ortaya çıkardı. Atışmalar arzu edilen biçimde sonuçlanmasın; atışmacıların gururu rencide edilsin, önemli değil. Her şey oluştuğu yerde kalır. Bir başka eğlencede aynı dostluk aynı samimiyet. Sökük yeleği, dizlerinden yamalı pantolonu, bir kısmı çarıktan dışarı çıkmış tabansız yün çorabı ve başında, yana düşmüş püsküllü kalpağı ile sımsıcak, sevecen, mutlu bakışlı, ümit dolu Çaykaralı:

Diktum yaruma mintan

Astara bak astara

İki türki söyledum

Ettum seni maskara.


Elumdeki sigara Düşti gömüldü kara Sen türkü bilmeyursun Defol ordan maskara

Benum gibi türkiçi Bulunmaz buralara Yarun sizun köydeyum Görünma oralara

Konu başlıkları

[değiştir] Coğrafya

Trabzon iline 82 km, Çaykara ilçesine 8 km uzaklıktadır.

[değiştir] İklim

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

[değiştir] Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 990
2000 850
1997 785

[değiştir] Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

[değiştir] Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi kısmi olarak mevcuttur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol Çaykara-Uzungöl ana yolu boyunca asfalttır, köye ulaşım üç farklı yoldan sağlanabilmektedir. Köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca her türlü gsm telefonları sağlıklı biçimde çalışabilmektedir.

[değiştir] Dış bağlantılar



Trabzon Haritası Çaykara belde ve köyleri Türk Bayrağı

İl: Trabzonİlçe: Çaykara
Beldeler: AtaköyKaraçamTaşkıranUzungöl
Köyler:
AkdoğanArpaözüAşağıkumluBaltacılıÇambaşıÇamlıbelÇayırobaDemirkapıDemirliDerindereEğridereKabataşKayranKoldereKöknarKöseliMaraşlıSoğanlıŞahinkayaŞekersuTaşlıgedikTaşörenUlucamiUzuntarlaYaylaönüYeşilalanYukarıkumlu

Trabzon İlçeleri: Merkez ilçeAkçaabatAraklıArsinBeşikdüzüÇarşıbaşıÇaykaraDernekpazarıDüzköyHayratKöprübaşıMaçkaOfSürmeneŞalpazarıTonyaVakfıkebirYomra


Kaynak hatası: <ref> etiketleri var, ama karşılık gelen <references/> etiketi bulunamadı. (Bkz: Kaynak gösterme)

Kişisel araçlar
Ad alanları

Türevler
Eylemler
Gezinti
Katılım
Yazdır/dışa aktar
Araçlar